Menu

Cart

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Lütfen bize, Hindistan ile Fransa arasında hizmet sunmak adına daha fazla fırsat verir misin? Daha fazlasını yapmak istesek dahi, kendi hayatımızda sorunlar olduğunda bunu nasıl yapabiliriz acaba?

 

Swami: Her nerede bir irade var ise, orada bir yol yordam da vardır. Bunu yapmayı gerçekten istiyorsan, Tanrı kapıları açar ve sana bir yol yordam sunar. Daha fazlasını yapmak ve daha fazla hizmet sunmak hissiyatı sende gerçekten var ise, Tanrı sana gerekli fırsatları verir. Senin için daha fazla kapı açar. Sen sadece kendini Tanrı’ya sunmak için, O’na hizmet etmek için hevesli ol ki, O da ihtiyaç sahiplerini sana yollasın.

Fransa’da bir yanda o kadar çok bolluk varken, diğer yanda aşırı derecede yoksulluk var – spiritüel açıdan değil de maddi açıdan yoksulluk var. Tıpkı Birleşik Krallık’ta saliklerin yaptıkları gibi, Fransa’nın tüm halkı adına, gıda temini faaliyetinizi daha fazla kişiye yayın.

Yenilenler bir gecede hazmedilebilir, ama gıdaya eşlik eden sevgi yiyenlerim kaplerinde sonsuza kadar kalır. Tanrı’nın onları mutlu kılacak olan sevgisidir işte o sevgi. Sonra, Tigrett’in dediği gibi, bir şefkat aktivitesi bir diğerine yol açar, o da bir başkasına yol açar ve bu şekilde tüm dünyaya yayılır.

Hizmet ederken, birilerine yardım ettiğinizi sanmayın. Söylediğim gibi, “Herkes ve Her Şey, ‘Bir’dir.” Yemek yerken ne ellerin agza yardımcı olması ne de ağzın mideye yardımcı olması söz konusu olur. Hepsi de aynı bedene ait uzuvlardır. Dolayısıyla burada söz konusu olan, sadece, yardımcı olmanız değil de birbirinizle paylaşmanızdır.

Önümüzdeki yıl geleceğim. O zamana kadar daha fazla iş çıkarmalısınız. Üstadınızın gelmesi sizin dönüşümünüzde yansımadığı takdirde, Üstadınızın gelmiş olduğunu ve sizlerin Üstadınızla buluştuğunuzu insanlar nasıl bilebilir ki? Bu salondan çıkıp dışarıya adım attıktan sonra, daha fazla kişiye hizmet ederken daha ilahi, daha sevgi dolu ve daha şefkatli biri olmanız gerekir. İşte o zaman, çevrenizdeki insanlar da, “Aa!” diyecekler. “Demek ki, o akşam bir şeyler gerçekleşti. Üstatla buluşmuş olsalar gerek – bu sayede daha ilahi bir hale gelmişler.”

Vakti zamanında, Krishna’nın yaşadığı köyde herkes kendi evlerindeki kandilleri uyandıracak alevi Krishna’nın evinden temin ederdi. Kültürleri böyleydi. Bunun derin bir anlamı da vardı. Krishna ilahi olduğundan, Krishna’nın ışığı da ilahi nitelikteydi. Bu nedenle, her gün hava kararmadan önce herkes Krishna’nın evine gelir ve sırf kandilleri için alev tedarik etmekle kalmayıp, bu ilahiliği kalplerindeki alevi uyandırmak ve karanlık evlerine götürmek üzere de ödünç alırlardı. Sizler de aynı şekilde, bu sevgi alevini buradan alıp kalbinizde uyandırın ve gidip çevrenizdeki herkese yayın.

Kaynak: Fransa’ya yapılan İlahi Ziyaret, 2 Nisan 2018 – Paris’teki Öğleden Sonra Satsang’ı

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Swami, ben kendim farkındalığa ermeden önce, bu kutsal yolda yürüsünler diye başkalarına davette bulunmam doğru olur mu?

 

SwamiEvet. İlahilik yolunda yürümeleri için başkalarını davet etmek, o kişilere bu yolculukta sana omuz verenler ya da sınıf arkadaşları olarak muamele ettiğin sürece senin vazifendir. Ne var ki, sırf onları davet ettin diye onların guru’su gibi davranmaya başlarsan, anında kaçarlar. Tavrın, ‘Birlikte öğrenelim, birlikte gelişelim,’ tarzında olmalıdır.

Ne yazık ki, bazen insanlar birkaç tane spiritüel kavram öğrenip, papağan gibi başkalarına anlatmaya başlarlar. Böyle bir yaklaşım hiç kimseyi motive etmeye yaramaz. Başkalarına vaaz vermemelisiniz. Fakat bu yolda yaşadığınız deneyimleri daima paylaşabilir ve nerede sağa ya da sola döneceklerini, nasıl ilerleyeceklerini öğrenmelerinde yardımcı olabilirsiniz. Kendinizin mükemmel hale gelmeniz ve ancak ondan sonra yardım etmeniz için beklerseniz, artık çok geç olabilir.

Uvacha 16 - 21 Mart 2016, Sabah, Amagi Sans, Shizuoka, Japonya

 

 

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: mukti’yi (kurtuluşu) arzulayarak seva yapma arzusu, bencillikten uzak bir hizmet midir yoksa bencilce bir hizmet midir?

 

Swamimukti’yi arzulamak, bencilce bir arzu mudur yoksa bencillikten uzak bir arzu mudur? mukti’nin ne olduğunu anlaman gerekir. mukti, bir ormana gitmek, bir mağarada saklanmak, yemek yememek, uyumamak ve ātma’yı deneyimlemeye çalışmak değildir – mukti bu değildir. Şayet şimdi ve burada bağımlı değilsen, bencillikten uzak haldeysen, mokşa’dır bu – kurtuluşa erer ve özgür olursun.

mokṣa özgürlüktür. Neyin özgürlüğüdür bu? Kendi arzularınızdan, kendi küçük hesaplarınızdan ve kendi bencilliğinizden kurtulmanın özgürlüğüdür bu.

mukti’yi edindiğiniz anda, yani kendi bencilliğinizden kurtulduğunuz anda, herkese muazzam yararınız dokunur. Bencillikten uzak hale geldiğiniz anda, her şeyde Tekliği görürsünüz. Bir anda, toplumdaki en yararlı kişi haline gelirsiniz. Demek ki, mukti, bencillikten uzak bir arzudur. Neden peki? Zira mukti’ye erdiğiniz anda, bencillikten uzak hale gelirsiniz – ve bencillikten uzak hale geldiğinizde de çevrenizdeki herkese çok yararı dokunan biri haline gelirsiniz. Ben derim ki, yapabileceğiniz en iyi hizmet, bencillikten uzak olan örnek bir kişi olmaktır – ve siz kendi bencilliğinizden kurtulmadığınız takdirde bu da mümkün olmaz. mokṣa ya da mukti, bencillikten yola çıkıp bencillikten uzak olmaya gitmekten başka bir şey değildir.

İşte o zaman tüm Yaratılış’ın Tekliğini deneyimlersiniz ve kalbiniz de kendiliğinden herkes ve her şey için sevgi ve şefkat duyar. Bu durumda, tüm insanlara yardım etmek üzere kapasiteniz dahilindeki her şeyi yaparsınız. Dolayısıyla, mukti bencillikten uzak bir arzudur.

24 Haziran 2018 | Satsang, Los Gatos, Kaliforniya

 

 

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Birçok kez, aile, seva ve iş de dahil olmak üzere her şeyin Swami’nin işi olduğunu belirttin. Senin işini ne zaman yapmamız gerektiğini nasıl bileceğiz? Yeni baba olmuş biri olarak yaşamda her şeyi dengelemekte zorlanıyorum.

 

Swami: İster evde ol, ister satsanga’da, her ne yapıyorsan yap, tüm eylemlerini Tanrı’ya sunduğun sürece bu eylemler hizmet halini alırlar. Eylemleri yaptığın andaki tavrın, eylemin ne hal alacağını belirler. Tavrın Tanrı’yı memnun etmekten yanaysa, o zaman tüm işler ibadet halini alırlar. Tavrın kendini memnun etmekten yanaysa, o zaman ibadetin tamamı iş halini alır. İşleri doğru tavırla yapmak, Tanrı’ya ulaşmana yardımcı olur.

Yaşlandıkça yeni roller alırsınız. Bazen yeni rolleri eski rollerle birlikte yürütürsünüz; bu nedenle rollere öncelik vermek önemlidir. Öğrenci olmayı seçtiğinde, önceliğin öğrenimindi. Yaşın ilerledikçe profesyonel biri oldun; işin ön plana, derslerin ise ikinci plana düştü. Profesyonel bir işin varken bir eş oldun ve bu nedenle önceliğin evin oldu, işin ikinci sıraya düştü. Şimdi çocuğun olduğuna göre, önceliği o aldı ve evin ikinci plana düştü. Üzerine aldığın bu yeni rolün daha çok dikkate ihtiyacı var.

Çocuğunu, ‘Bu çocuk benim ve onu önemli bir bilim adamı veya doktor yapacağım,’ şeklinde düşünerek yetiştirme. Bu çocuğun Tanrı’dan sana verilmiş bir armağan olduğunu, saf bir ruh olduğunu, onun bu saflığını koruman gerektiğini hissederek yetiştir onu – büyüdüğünde Tanrı haline gelmesi için yardım et ona. Çocuğu Tanrı’ya bu hislerle geri sunarsan, bir baba olarak iyi bir iş çıkarmışsın demektir.

Tanrı’nın malının ve hediyesinin sadece güvenilir bir emanetçisi olduğun hissiyle çocuğunu büyüttüğün takdirde, doğru bir tavır sergilemiş olursun. Kalbin sana çeşitli görevlerin arasında ne şekilde zamanını bölmen gerektiğini söyleyecek. Bu hisle yaşarsan eğer, Tanrı her an, her dakika doğru şeyi doğru zamanda ve doğru şekilde yapman konusunda sana rehberlik edecek.

3 Şubat 2017, Sai Anandam, Gençler için sabah satsang’ı, Singapur

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Aynı gayreti sarf etmemize rağmen yaptığımız şeyler bazen başarıya ulaşıyor, bazen de ulaşmıyor. Neden böyle?

 

Swami: Her şey buraya gelmiş olduğunuz nihai maksat tarafından yönetilir. Tanrı’ya, ‘Sadece spiritüel olmalıyım, hayatımı dharmic bir şekilde yaşamalıyım, hayatımı Seni memnun edecek şekilde yaşamalıyım,’ şeklinde dua edersen, her şey buna göre gerçekleşiyormuş gibi gözükür. Başarı da seni sadece bu nihai amaca götürecekse gelir. Öbür türlü, bu yolda ilerlemezsen eğer başarısızlık gelir, zira o rehberlik daha yüksek bir seviyeden gelmektedir. Ne istediğin konusunda net ol. Her ne istediysen, onu alacaksın.

Dünya bir kalpavriksha’dır – istekleri yerine getiren ağaçtır. Her ne sorarsan, bahşedilir. Bir yandan Hitler ve Büyük İskender haline gelebilirken, diğer yandan Bharata ve Janaka haline gelebilirsin. Başarı olarak gördüğümüz şey son derece kişiseldir. Birisine başarı gibi gözüken şey, diğeri için başarı değildir. Size göre başarı olan bir şey, küçük bir çocuğa göre başarı değildir. Doğmuş olan bir çocuk için başarı yürüyebilmektir. Milyar dolarlık çeki olsa bu çocuğun, yırtıp atar. Çocuğa göre başarı değildir bu; onun için önemli olan, yürümek ve koşmaktır.

Sizin için başarı, başarılı bir iş adamı olmaktır. Büyük bir bilgin için başarı para değildir, daha çok bilgi edinmektir. Bir başka kişi için başarı savaşlar ve krallıklar kazanmak olabilir, bu kişi bilimle ilgilenmeyebilir. Başarıya dair tüm bu fikirler bireyseldir. Başarının kendiniz için anlamını tanımlamanız gerekir. ‘Bana göre başarılı bir hayat budur,’ (demeniz gerekir).

1 Şubat 2020, Kodai Ailesi ile Satsang, Singapur

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Önemli bir Malezyalı salik bir keresinde Swami’ye, “Daima seva yapan (kişileri, deyim yerindeyse) maraton koşucularını nasıl bulabilirim?” diye sormuştu. Bu sorunun cevabı nedir?

 

Swami: Sadece, içteki ve dıştaki ilahiliklerinin farkına varıp Tanrı gibi olmayı bırakmayanlar senin maraton koşucuların olabilir; zira onlar diğerlerinin acı çektiğini gördüklerinde sessizce oturamazlar ve dur durak bilmeden herkesin iyiliği için çalışırlar. Bu gibi kişilerin kalbi erir ve elleri hemen diğerlerinin ızdırabını ortadan kaldırmak için eyleme geçer. Sadece gerçekten ilahiliğin farkına varanlar, herkesle kendilerindenmişçesine bağlantı kuranlar bu maraton koşucuları olabilirler ve kimse onlara bir şey söylemeden dur durak bilmeden eylemde bulunurlar.

Bu gibi hisleri geliştirmek namasmarana, bhajanlar ve benzeri eylemlerin süreci sayesinde olur. Bu sürecin tamamının amacı Bir’liğin geliştirilmesi içindir. Bir el kendini kestiğinde, diğer el sormadan diğer eli bandajlar.  Bir bacak kırıldığında, diğer bacağa, “Lütfen benim yükümü alarak bir süre bana yardım et,” diyerek yardım istemez. Diğer bacak otomatik olarak yaralı bacağın yükünü devralır. Benzer şekilde, diğer kişileri ızdırap içerisinde gördüğünüzde, kimsenin sizden eylemde bulunmanızı istemesi gerekmez. Bu Bir’lik hissini bir kez hissettiniz mi, anında gerekeni yaparsınız.

Başkalarının ızdırabındaki Bir’liği görene kadar bu şeyleri yapmaya devam edin. Yol yordam budur. O zamana kadar, biraz orada biraz burada, parça parça yapın. İyi arkadaşlıklar içerisindeyken iyi hisler içerisinde oluyorsunuz; ne var ki, kendi yaşamlarınıza geri döndüğünüzde, seva yapmayı unutuyorsunuz.

22 Haziran 2018, Satsang, Sai Karuna, Atlanta, ABD

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Kadınlar ve erkekler neden dua sırasında birbirinden ayrı olmalılar?

 

Swami: Duaların amacı nedir? Dualar, zihninizi Tanrı üzerine odaklamaya yardımcı olmak içindir. Kişi başka bir şey üzerine odaklanmamalıdır. Zihin oraya buraya gitmeye başlarsa eğer, Tanrı ile olan bağlantı zayıflar, Tanrı ile olan bağlantı zayıfladığında da Tanrı’yı deneyimleyemezsiniz.

Yolunuza zihninizin dikkatini dağıtmak için çıkan her şey görmezden gelinmelidir. Bu sadece kadınlar ve erkeklerin disiplinli bir şekilde veya ayrı ayrı oturması ile alakalı değildir, aynı zamanda dualar için gelmeden evvel çok yemek yememelisiniz.

Dualar için gelmeden evvel oruç tutun. Neden? Çok yemek yerseniz, mideniz dualarla aranıza girer; hazımsızlık veya benzeri sorunlarla mideniz hassaslaşabilir. Çok fazla yemek yemek, sattvic değildir.

Oruç, duanın parçasıdır. Eski zamanlarda insanlar sabah ilk iş dua ederlerdi, oruç tutarlardı ve sonra mabede giderlerdi. Günümüzde bile insanlar mabede giderken oruç tutuyorlar. Neden?

Çünkü çok yemek yerseniz eğer, yediğiniz yemek dua ile aranıza girer.

Başka ne yaparsınız? Dua etmeden evvel, duş almak ve temiz kıyafetler giymek gibi belirli ritüeller uyguluyorsunuz. Aynı zamanda, karanlığı ortadan kaldırmak istediğiniz için tütsüler ve kandiller yakıyorsunuz.

Bunların hepsi belirli ritüellerin, belirli kuralların parçasıdırlar. Eskiler bu ritüellerin Tanrı’ya odaklanmada yardımcı olacaklarını biliyorlardı.

 

Mauritius, 12 Aralık 2018

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Sevgiyi öğrettiğimizde, onlara öğretmeye çalıştığımız şeyden son derece korkarak, ‘Hindu spiritüelliğini, mantralar’ı ve bunun gibi şeyleri öğreniyorsun,’ diye düşünüyorlar. Bu şekildeki bir düşünce şekline cevap vermek çok zor.

 

Swami: Siz o felsefeyi uygulandığı şekliyle öğretin. İlgilenenler mantralar’ı da öğrenebilir, onları terennüm de edebilir. En iyisi budur. Dinin özündeki düşünce nedir? Swami’nin felsefesinin özü, dinin orijini ile aynıdır ve sanathana dharma olarak adlandırılır. Nedir sanathana? sanathana, ‘her daim orada olan’ anlamına gelir. Nedir dharma? dharma, ‘yol’dur. İşte bu nedenle, sanathana dharma ‘her zaman orada mevcut olmuş olan yol’dur. Bakın; ritüellerin, vedalar’ın, mantralar’ın hepsi de öğretildikleri şekillere bağlı olarak, okul saatleri, üniformalar, dersler ve diller gibidir. Bunların hepsi dışsaldır. Herkesin ve her şeyin ilahi olduğuna dair bilgi ve anlayış, dinin orijinidir. Ne var ki, bunu öğrenmek için kişinin okula gitmesi, üniforma giymesi ve dersleri öğrenmesi gerekir. Diğer şeyler sadece bu bilgiyi anlaması için kişiye yardımcı olurlar.

Çeşitli okulların çeşitli üniformaları vardır, farklı okul saatleri ve farklı dilleri vardır. Dinler, diller gibidirler; aynı mesajı anlamanın farklı yollarıdır onlar. Farklı peygamberleri, mesihleri ve gurular’ı olsa da hepsinin prensibi aynıdır. Her din bu bilgiyi yaymıştır. Bir ölçüye kadar bazı farklılıklar vardır, ama içsel olarak dinlerin hepsi Tanrı’yı sevmeniz gerektiğini, çünkü Tanrı’nın herkeste ve her şeyde olduğunu öğretirler. Tanrı herkesi eşit yaratmıştır. Aşağıda veya yukarıda olan hiç kimse yoktur. Bu felsefe aynıdır. Bırakın önce bu felsefeyi öğrensinler. Aynı konuya yaklaşmanın yüzlerce yolu vardır. Kimisi bu konuya Kuran yoluyla yaklaşabilir, kimisi Gita yoluyla yaklaşabilir, kimisi İncil yoluyla yaklaşabilir, kimisi de farklı dini kitaplar aracılığı ile yaklaşabilir. Bunların her biri de farklı yollardır. Siz temel bilgiyi, felsefesini öğretin. Nedir bu felsefe? Herkes ve her şey Bir'dir. Yaratılıştaki her şey eşittir. Herkes sevilmeli ve hizmet edilmelidir. Yaşamda huzuru bulmanın yolu budur, mutluluğu bulmanın yolu budur. Yapmaya çalıştığımız şey budur. Bu yardımcı olmalı. Ancak, bunu yaparken aşırıya kaçmamalısınız. “Önce şunu yap, sonra da bunu yap, aksi takdirde buraya gelme” gibilerinden şartlar koşmamalısınız. Ne olur o zaman peki? Pek çok genç bunun çok fazla felsefe olduğunu düşünüyor. Ne var ki, kendi başlarına sevgi ve merhamet hislerini geliştiriyorlar ve sonrasında bunun bir parçası olmak istiyorlar. Olması gereken şekil budur. Yavaş bir şekilde yapmalısınız. Gençler soru sormalı ve sizler de soruları cevaplamalısınız. Soruların cevaplarını vermezseniz, bu çalışma hakkında komplekse kapılabilirler. Sorular bazen kolay, bazen zor, bazen de utanç verici olabilir. Bu soruları, bırakın Ben cevaplayayım!

 

İlahi Ziyaret, Malezya, 11 Mart 2019

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, hizmet etmenin en iyi yolu nedir?

 

Swami: Her halükârda, her kime ve her ne şekilde hizmet ettiğinin önemi yoktur.

Kadim subhashitam şöyle der:

paropakarartham vahanti nadyah

paropakarartham duhanti gavah

paropakarartham phalanti vrikshah

paropakarartham idam shareeram (

(Nehirler başkalarına yardım etmek için akarlar;

İnekler başkalarına yardım etmek için süt verirler;

Ağaçlar başkalarına yardım etmek için meyve verirler;

İnsan bedeninin amacı başkalarına yardım etmektir.)

Beden hizmet etmek için vardır. ‘paropakara’ kelimesini bölecek olursak, üç bölümden oluşur: ‘para’, ‘upa’ ve ‘kara’. ‘para’, ‘Tanrı, İlahi Olan, Ötesinde Olan’ anlamına gelir. ‘upa’ ise ‘yakın’ anlamına gelir. ‘Kara’ da ‘bir şeyin olmasını sağlayan’dır. İşte bu nedenle, sizin Tanrı’ya yakın olmanızı sağlayan şey, paropakara’dır.

Nerededir Tanrı? İçinizdedir O; sizin doğanız aracılığıyla yaşar. Daha ilahi olmanızı sağlayan, diğerleriyle birlik içinde olmanızı hissettiren ‘paropakaratham’dır. Hizmet ettiğinizde, başkalarına yardım ettiğinizde, kendi hakiki doğanıza daha çok yaklaşırsınız. Daha ilahi bir hale gelirsiniz. Daha nazik, daha merhametli, huzurlu, sürur dolu olursunuz. Tüm dar görüşlülükler ortadan kalkar ve açık fikirlilik içeri dolar. ‘paropakaratham’ fikri budur işte.

En iyi sadhana budur. Kutsal bir yere hacca gitmeyebilirsiniz. Her gün japa veya meditasyon yapamayabilirsiniz ya da ilahiliğin farkındalığına ermek için zorlu ritüelleri yapmıyor olabilirsiniz. Bu Kali Yuga devrinde en önemli şey namasmarana ve seva’dır. namasmarana, Tanrı’yı hatırlamaktır; seva ise Tanrı’ya hizmet etmektir.  

Nerededir Tanrı? Tanrı’ya hizmet etmek için Vaikuntha’ya (Rab Vishnu’nun ikametine) gidemezsiniz. Kailasa’ya (Rab Shiva’nın ikametine) gidemezsiniz. Gelin görün ki, Tanrı hizmet ettiğiniz herkeste ve her şeyde mevcuttur. Hizmet ettiğinizde Tanrı’ya ulaşacaksınız. İşin sırrı budur! Spiritüellikte bundan daha yüce bir sır yoktur.

Spiritüelliğin en basit ve pratik yolu, herkesi ve her şeyi ayrımcılık yapmadan ve fark gözetmeden sevmek ve hizmet etmektir. Herkese ve her şeye eşit davranın ve herkesi ve her şeyi eşit derecede sevin – spiritüellik budur. japamalalar kullanmanın ve çeşitli şekillerde sadhana yapmanın hepsi de zihninizi bu düşüncede odaklamak için kullanılan yöntemlerdir. Onlar hedefin kendisi değildirler – onlar hedefe ulaşmanın yollarıdır sadece. Hedefin kendisi, kendini herkesle ve her şeyle Bir hissetmektir, herkesi ve her şeyi sevmektir, herkese ve her şeye hizmet etmektir, herkesin ve her şeyin sizin parçanız olduğunu açık fikirli bir zihinle düşünmektir.

Spiritüellik budur işte – ermeye çalıştığınız şey yalnızca budur.

 

Umashankar ve Srividya İkametgâhında Satsang, 15 Mart 2019, Singapur

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Tanrı’ya nasıl yakın kalabiliriz?

 

SwamiAnnesiz çocuk olabilir mi? Benzer şekilde, çocuksuz anne olabilir mi? Birbirinden ayrılmaz bir ilişkidir bu. Tanrı ve salikleri arasındaki ilişki için de benzer bir şey söylenebilir. Saliklerin kalbinin saf olduğu yerde Tanrı’nın da kesinlikle var olacağından emin olabilirsiniz. Bir çocuk annesini görmek için ağladığında, annesi her nerede olursa olsun çocuğun yanına koşarak gelir. Aynı şekilde, salikler saf bir kalple dua ettiklerinde Tanrı’nın onların yanı başında olmaktan başka bir seçeneği olmaz. Tanrı ile salikleri arasındaki ayrılmaz bağdır bu.

Bir annenin var olan çocukları arasından hangisi ona canından da yakındır? Anneye canından da yakın olan çocuk, onun dediğini yapıp onu dinleyen ve ona sorun çıkarmayan çocuktur. Benzer bir şekilde, Rabbe canından da yakın olan salik, anapeksha olan, bir başka deyişle en az arzusu olandır. Arzusuz olmak iyi bir salikin en yüce niteliğidir. Böyle bir salik, Tanrı ona her ne verirse onunla mutlu olur, Tanrı’nın iradesini gerçekleştirmesi için sabırla bekler ve Tanrı’ya engel olmaz. Böyle bir salikin ne kendine ait bir zihni ne arzusu ne de herhangi bir istemi yoktur. Böyle bir salik için her şey Tanrı’nın arzusu ve isteğidir.

Bu salik, tıpkı annesinin yaptığı her şeyden ve verdiği her şeyden mutlu olan, annesini her daim dinlemeye ve rehberliğini almaya hazır olan iyi bir çocuk gibidir. Ne var ki, tıpkı bir çocuğun büyüyüp de okula gitmeye başlaması, dışarda başka insanlarla buluşup yeni ilişkiler edinmesi, yeni arzular ve niyetler geliştirip annesinin sözünü dinlememesi gibi, salikler de dünyevi insanlarla arkadaşlık etmeye başladıklarında Tanrı’yı unutup arzuların peşinden koşmaya başlarlar. Bu nedenle, iyi arkadaşlıklara devam etmek ve arzudan yoksun saliklerle olmak, Tanrı’ya karşı saf Tanrı bağlılığını korumak için son derece önemlidir.

Budizm’de “sangham sharanam gacchhami” diye bir dua vardır ve “İyilerle, iyi insanlarla ilişki içerisinde ol” anlamına gelir. sangham’da olmadan, satsang’da olmadan Buddha’yı tanımak veya onunla olmak – her daim Tanrı’yla olmak ve onu bilmek – mümkün değildir. İyi insanlarla arkadaşlık ettiğinizde iyi şeyler yapmaya meyilli olursunuz. “dharmam sharanam gacchhami” – iyi şeyler yap, her daim doğru yolda ol. Ancak iyi insanlarla birlikte olduğunuzda iyiliğin izinden gidersiniz. Tanrı’yla o zaman beraber olabilirsiniz işte. buddham sharanam gacchhami – İlahilik ile beraber olabilirsiniz.

 

Laos, Home Sai, 19 Mart 2019

 

 

 

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL