Menu

Cart

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Baba, daha once Sen, hepimizin birlikte vakit geçirmesi ve birlikte ilerlemesi gerektiğini söylemiştin.  Buraya dünyanın her yanından insan geldiği için, bunu yapmaya nasıl başlayacağız acaba?

 

Swami: Her şeyden önce, bu programa giriş niteliğinde olan bir birim oluşturup, bu giriş biriminde kişisel dönüşümü ve bunu yapabilmenin özellikle baş, kalp ve el veçhelerinde olmak üzere çeşitli yollarını vurgulayın.  Bu veçhelerin her birinde kendinizi nasıl değişime uğratabilirsiniz? Siz esas itibariyle ‘bir’ değil de ‘üç’sünüz: Siz olduğunuzu sandığınız o, başkalarının siz olduğunuzu sandığı o ve gerçekte olduğunuz o.  Her üçü de aynı olmalıdır. Bir öğretmen kendisinin iyi ve şefkatli olduğunu sanabilir, ama öğrenciler ile diğer öğretmenler öyle düşünmeyebilirler. Bu öğretmenin, herkes tarafından kabul görebilen ve sevilen biri haline gelmesi için değişiklikler yapması gerekir. Tabi, bu durumda iç âleminde saf olması gerekir ki, bu da kendisi ve diğer insanlar tarafından kabul edilebildiğinde söz konusu olur.

Şu veçheleri içeren bir giriş bölümü yapın:

  1. Ne tür bir okul ortamı oluşturulmalıdır?
  2. Dinlerin tekliği ne anlama gelir?
  3. Baş, kalp ve el ile ne kastedilmektedir?
  4. Edukare’nin anlam ve önemi nedir?

Bütün bu programın giriş kısmının bir parçası halinde bu veçhelere uygun olan birkaç uygulamalı başlık açın ve onlara öğretmek üzere yöntemlerinizi kullanın. Daha sonra dahil olacak kısımlar, sizin girişe koyduğunuz bütün bu hususların ayrıntılı veçhelerinden ibaret olacaktır. Bir sonraki derse, ancak ilgilendikleri ve kendilerini değiştirip geri geldikleri takdirde geçmelisiniz.

Size söylemem gereken bir şey daha var: Sayılar artıp da birçok insan katıldığında, farklı kafalarda farklı düşünceler ve fikirler ortaya çıkacaktır. Başı kullanırsanız, fikir farklılıkları olacaktır. Halbuki soruları gerçekten kalbinizde sorduğunuz takdirde – kalp her bir kimse için aynı olduğundan, aynı İlahilik olduğundan – aynı sorunun karşılığında aynı cevabı alırsınız. Çocuklar bir öğretmene hangi şekilde danışırlarsa danışsınlar, şayet öğretmen aynı ise, aynı soruya aynı cevabı verecektir. Dolayısıyla, kalbinize danışın, neyin yapılması gerektiğini kalbinize sorun ki, kalbiniz size hakikati söylesin; herhangi bir anlam kargaşası olmasın.


Singapur, 29 Eylül 2015 (Sabah Seansı)

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Swami, bir kimse ömrü dolmadan önce ölürse, ona ne olur acaba?

Swami: Bir sonraki bedene girebilmek için ömrünün dolmasını beklemek zorunda kalır. Öğrenci derslerine iyi çalışmazsa, aynı sınıfa geri dönmek ve orada bir yıl daha tekrar okumak zorundadır.


Muddenahalli, 21 Ağustos, 2014

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Swami, aslında ben büyülenmiş gibiyim. Ne soracağımı bilemiyorum. Şimdi burada deneyimlemekte olduklarımızı başkalarıyla nasıl paylaşacağız acaba?

Swami: Bu yemek; sizin yemeniz, sindirmeniz ve özümsemeniz için sadece size servis ediliyor. Ortalıkta dolaşıp da bu yemeği aç olmayanlara dağıtmanız gerekmiyor. Aç olanlar size gelerek yemek isteyecekler; işte o vakit paylaşabilirsiniz.

Bir kimse aç değilse, o insanı beslemenin bir yararı olmaz; zira yediğini sindiremeyecektir. Yemeğin lezzetli olmadığını söyleyecektir. Yemek lezzetlidir de, iştahı olmadığından yemeğin tadına varamaz. Yemek boşa gidecektir. Dolayısıyla şimdilik bu yemeği siz yiyin, sindirin, özümseyin ve tadını çıkarın. Aç olan biri gelirse, işte o zaman paylaşmalısınız. Kendi başınıza ortalıkta dolaşıp da herhangi bir şey söylemenin bir anlamı olmaz. Bunu yaparak bir şey elde edemezsiniz. Bunun yapmak yerine onu özümsediğiniz takdirde, yararını görürsünüz.


Singapur, 11 Eylül, 2014

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru:  (Bir profesör tarafından soruluyor) Swami, iki gün içinde Prasanthi Nilayam’a döneceğim ve Kodaikanal’a gelmiş olmam artık bir sır olmaktan çıkacak. Öğrencilerim, mesai arkadaşlarım, dostlarım ve ailem burada neyi deneyimlediğime ilişkin birçok soru soracaklardır. Bu hususta bana tavsiyede bulunmanızı ümit ediyorum, Swami.

Swami: Deneyimlediklerini hiç korkmadan anlat onlara. Hata işlemişsen, ancak o zaman korku olur. Hata işlemedin ki; dolayısıyla korkmana gerek yok. Kalbinin tanık olduklarını paylaş onlarla. Samimiyetle soranlara, Swami’yi deneyimlemenin hâlâ bir yolu olduğunu ve bunun da alçakgönüllü ve açık zihinli olmaktan geçtiğini söyle, bilsinler.  

Alçakgönüllü ve geniş görüşlü olan insan kesinlikle anlayacaktır. Öküzlerin karşısına geçip de Vedalar’ı terennüm etmenin bir yararı olmaz. Hiçbir şey anlamayacaklardır! Anlayanlara açıkla sen de. Diğerlerinin karşısında da sessizlik en iyi cevap olacaktır.


Kadaikanal, 19 Mayis, 2014

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Karşılıksız hizmeti, ego işin içine girmeksizin nasıl yapabiliriz acaba?

Swami: Karşılıksız hizmet yapabiliyorsan, işin içinde ego diye bir şey olmaz. Bu yüzden, ego varsa eğer, o zaman hizmetin karşılıksız olmadığı besbellidir – fakat egodan nasıl kurtulabilirsiniz? Bunun iki yolu vardır: Ya Rabbin bir hizmetkârı olduğunuzu düşünüp, alçakgönüllü bir hale, öylesine minnacık bir hale gelirsiniz ki, bu suretle egonun kemendinden kendinizi kurtarabilirsiniz. Yahut genişleyerek, “Bu beden değilim ben; bu zihin değilim ben; gerçekten de Tanrı’yım ben,” diye hissedebilirsiniz. Böylece egonun bu kemendinden kurtulabilirsiniz.

Bunlardan bir ya da diğerini yapmanız gerekir. Son derece alçakgönüllü bir hale gelin ki, gerçekten Rabbin hizmetkârı olabilin. Size verilmiş olan her şeyin O’na ait olduğunu ve zaten O’na ait olan bir şeyi O’na iade ettiğinizi düşünün. Singapur halkı için en iyi yol da budur işte. Kalpleriniz saf değilse eğer, Rab olduğunuzu düşünmek suretiyle daha da bencil bir hale gelebilirsiniz.


Singapur, 22 Haziran, 2014

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru:  (Bir öğrenci tarafından soruluyor) Swami, Sat – Çit – Ananda Swarupa olduğunuzu (Var Olma, Farkındalık ve Sürur’un Bedenlenmişi olduğunuzu) söylüyorsunuz. Bu evreni niçin yarattınız peki?

Swami: Kendimi sevmek için Kendimi Kendimden ayırdım. Bütün bu kampüste yalnız olduğunu bir düşün. Kendini nasıl hissederdin. Konuşacak, gözetip kollayacak veya birlikte oyun oynayacak hiç kimse olmayacaktı. Ben de işte bu haldeydim. Swami sevmeyi ve sevilmeyi istedi. Yüce gayesi sevgi olan bu şevk, yaratılışa yol açtı. Swami, sonsuzdu ve tamdı ve sonsuzdur ve tamdır. Yine de sevilme arzusu doğdu. Swami bugün bile sadece saf sevgiye yanıt verir. Swami hepinizin bencillikten uzak olan o sevgiyi deneyimlemenizi ister.


Muddenahalli, 21 Ağustos, 2014

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

Soru: Swami, Dwapara Yuga ile Treta Yuga nasıl sona erdi acaba? Kali Yuga nasıl başladı?

Swami: Sınıftaki bir ders bitip de diğer bir ders nasıl başlıyor? Bir zaman limiti olup, insanlar ondan sonra ortadan kaybolurlar. Yuga’lar da genel bir çerçevede olmak üzere, Avatar’ların gelişi ve ayrılışı ile karakterize edilebilir. Kali Yuga’nın Üç Avatar’ı vardır – Şirdi Sai, Sathya Sai ve Prema Sai. Bu Avatar’ların gelişi ve ayrılışı ile birlikte, tıpkı zil çaldığında bir sonraki dersin başlayacağını biliyor olmanız gibi, Kali Yuga da sona erecektir.

 

Muddenahalli, 21 Ağustos 2014

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

Soru: Zihinlerimiz, düşüncelerimiz ve kalbimiz Swami’yle aynı frekansta nasıl olabilir ve Swami’yle aynı frekansta olmamızda bize yardımcı olması için hangi sadhana’yı yapmalıyız acaba?

Swami: Bir hediyeyi verirken ne yaparsın? Hediyeyi elinden bırakmalısın ki, diğer kişi onu alabilsin. Hediyeyi elinden bırakmazsan eğer, öteki kişi onu nasıl alabilir ki? Dolayısıyla, bırak gitsin! Bırak gitsin! Vazgeç ondan!

Zihnini tümüyle Tanrı’ya teslim et ve iade edilmesini de isteme. Bir daha da kendi başına düşünmeye koyulma. Bu ‛bırak gitsin’ süreci, spiritüellikte çok önemlidir. Zihne yapışıp kalırsan, bırakıp Tanrı’ya gitmesini nasıl sağlayacaksın ki? Ondan vazgeçmen gerekir.

Örneğin, elinde bir mendil tutuyorsun diyelim. Elinde tutmanın zorluğu vardır, fakat elinden bıraktığında endişe diye bir şey kalmaz. Demek ki – bu sizin adınız da olsa, şöhretiniz, servetiniz, aileniz, saygınlığınız veya başka herhangi bir fikir de olsa – bir şeylere yapışıp kalmanız, zihninizin Swami’yle aynı frekansta olmamasının sebebidir. Bütün bunları Swami’ye tamamen teslim ettiğiniz takdirde, O’nunla gerçekten de aynı frekansta olabilirsiniz. Swami’nin sizin adınıza her şeyi kollayıp gözeteceği öngörüsü muazzam bir imanı gerektirir. Dolayısıyla da Swami her şeyi gözetip kollayacağı için, sizin kendinizi veya refahınızı düşünmeniz için bir neden kalmaz.

 

Singapur, 22 Haziran 2014

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Öğrenci: Swami, bu sadece benim sorum olmayıp, bu toplulukta bulunan çoğu kimsenin de zihninden geçen bir sorudur. İlahi huzurunuzda bulunmakla gerçekten de kutsanmış oluyoruz Swami. İlahi huzurunuzda bulunmayı sırf bu yaşamda değil, gelecekteki yaşamlarda da nasıl sürdürebileceğimizi bize söylemeniz için duacıyız. Bu yaşamda, tam da şu anda Sizinle birlikteyiz. Siz fiziki bedende iken Sizinle birlikte olmuş olmasam da, şimdi Siz Süptil Bedende iken Sizinle birlikteyim. Gelecekteki yaşamlarımızda da Sizinle birlikte olmayı nasıl sürdürebileceğimizi bize söyler misiniz lütfen?

Swami: Gelecekteki yaşamlar için neden endişeleniyorsun ki? (Gülüşmeler) Şimdi, her zaman diliminde mevcuttur. Şimdinin tadını çıkar!

Bahçede mango ağaçları olmasa, mango elde etmeyi nasıl umabilirsiniz? Tohumu toprağa ekmeli, yetiştirmeli ve boy atıp bir ağaç haline gelmesi için sabırlı olmalıdır. İşte ancak ondan sonra mango yiyebilirsiniz. Şimdiki zaman, ekilen tohum gibidir. Gelecek zaman, olgun mangolara benzer. Şimdiki zamanda iyi işlerin tohumunu ekmelisiniz. “Manasyekam vaçasyekam karmanyekam – düşünce, söz ve eylem birliği”nin tohumunu ekin bugün. Bu tohum gelecekte saflık ve ilahilik meyvelerini otomatikman verecektir. Şimdiki zamanınızı Her Zaman Diliminde Mevcut Olan bir hale getirmelisiniz, yani şimdiki görevlerinizi yerine getirmelisiniz. Geçmişiniz yahut geleceğiniz konusunda endişelenmeyin.

Adi Şankara, “Kuru punyam aho ratram,” demiştir – insan gündoğumundan günbatımına kadar liyakat edindirici faaliyetlerle veya iyi faaliyetlerle uğraşmalıdır. Bu da gelecekte otomatikman meyve verecektir. Gelecek için endişelenme. Şimdi doğru şeyleri yaptığın takdirde, geleceğin de otomatikman ilahi olacaktır.


Kodaikanal, 16 Eylül 2014 (Akşam Seansı) 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S (Genç yaştaki bir öğrenci tarafından soruluyor) Swami, dünyevi arzulardan kendimizi nasıl uzak tutabiliriz acaba?

C Swami: Bu genç yaşta ne gibi bir dünyevi arzun var ki?

Öğrenci: Her şey bize çekici geliyor Swami. Örneğin, bazen bhacan’lara katılırken dışarıda herhangi bir şey görürsek, dikkatimiz oraya kayıyor.

Swami: Hayat bir kap gibidir. Diyelim ki, kabı suyla doldurdun, o zaman süte yer kalmaz. Sütle doldurursan, suya yer kalmaz. Kabınız dünya ile ne kadar dolarsa, Tanrı için o kadar az yer kalır. Kabın içine ne kadar çok Tanrı girerse, dünya için o kadar az yer kalacaktır.

Diğer bütün şeylere olan düşkünlük, zihnin oynaklığından dolayı ortaya çıkar. Zihnin dışarıya doğru koşup gitme alışkanlığı vardır. İçeriye doğru gitmek istemez. Küçük bir çocuk gibidir. Siz evde oturmasını söyledikçe, ondaki dışarıya çıkma isteği de artar. Zihnin tabiatı böyledir işte.

İnsan, zihnine bu yönde alıştırmalar yaptırmak suretiyle, dünyaya olan düşkünlükten kendisini kurtarmayı öğrenebilir. Hiç kimse bir günde ne yürümeyi, ne konuşmayı, ne bisiklete binmeyi, ne yemek pişirmeyi, ne kitap okumayı, ne de araba sürmeyi öğrenemez. Bunların hepsinin de belirli bir süre içerisinde öğrenilmesi gerekir. Önemli olan, uyanık olmaktır. Zihninize yıkıcı bir düşünce geldiği anda, kendinizi kollayın.

Swami’nin hepinize kol saati vermiş olmasının nedeni budur işte. Yoksa saatin kaç olduğuna bakmanız için değil. Bu kol saati, her an için Sözlerinizi, Hareketlerinizi, Düşüncelerinizi, Karakterinizi ve Kalbinizi göz önünde tutup kollamanız gerektiğini size hatırlatmak içindir. Düşünmekte olduklarınız, söylemekte olduklarınız, hissetmekte olduklarınız, yapmakta olduklarınız ve gitmekte olduğunuz yer – bunların hepsinin her an için göz önünde tutulması gerekir. Çocuğun evden kaçmakta olduğunu gördüğünüzde, onu yakalayıp eve geri getirmelisiniz. Onu göz önünde tutup kollamazsanız, çocuk koşup ormanda izini kaybettirecektir. Dolayısıyla, zihninizi yapmasını istediğiniz işe geri getirmenin yolu, düşüncelerinizi göz önünde tutup kollamaktır. Bu uygulamayı yapmalısınız.


Kodaikanal, 19 Eylül 2014 (Akşam Seansı) 

Sayfa 10 / 10

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL