Menu

Cart

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Zihni kontrol altına alıp da kalbi dinleyebilmek amacıyla kendimi nasıl eğitebilirim?

Swami: Beden seviyesinde, zihni kontrol altına almak için, nefesini kontrol etmen gerekir. Nefesi yavaşlatırsan, zihin de yavaşlar. Yüksek voltajlı bir akım geçtiğinde, vantilatör hızlı bir şekilde döner; fakat düşük voltajda, vantilatörün kanatları yavaş dönecektir. Zihin, enerjisini, nefesten alır; nefesini yavaşlatırsan eğer, zihin de yavaşlayacak ve o kadar gürültü yapmayacaktır.

Beden seviyesinden daha yüksek düzeyde olan mental seviyede, zihin, her an bir şeyle meşgul edilmesi gereken bir çocuk gibidir. Şayet zihni doğru şey üzerinde odaklamazsanız, otomatikman yanlış şeylere kapılır. Meşgul edilmediği takdirde hem gürültü yapar hem de insanın başına dert açar. Başı boş kalırsa, tıpkı bir çocuk gibi yaramazlık eder. Zihni kontrol altına almak için, iyi olanın üzerinde odaklayın onu. Bir çocuk gürültü yaptığında, ne yaparsınız. Oynaması için bir şeyler verirsiniz ki, sesini çıkarmayıp sizi rahatsız etmesin, siz de işinizi huzur içinde yapabilesiniz. Bencilce planlar yapmakta olan zihin de aynı şekilde, bencillikten uzak olan bir şeye yönelir.  

Daha üst düzeyde, Atma seviyesinde ise, ‘Zihni teslim ediyorum. Zihinle başa çıkmak bana çok zor geldiğinden, onun üstesinden gelemiyorum. Zihni Sana veriyorum Tanrım; artık Sen bakarsın ona,’ diye düşünün. Bu durumda artık iki zihin olmaz, sadece tek bir zihin – sizin kendinizin değil de Tanrı’nın zihni – var olur.

İşe bedenden başlayın. Aceleye getirmeden, zihni sakinleştirmek adına nefesinizi sakinleştirmeniz gerektiği anlayışını edinin. Zihninizi iyi şeylere odaklayın, bencilce şeylere değil. En nihayet, zihni bütünüyle teslim etme anlayışını edinin. Zihniniz aşırı derecede gürültü yaptığında, sakinleşmesini bekleyin, herhangi bir karar vermeyin. İyi bir müzisyen, on enstrüman birden çalınırken dahi, kulakları enstrümanlarla akort halinde olduğundan, her bir enstrümanı ayrı ayrı duyabilir. Benzer şekilde zihin de, kalple akort halinde olduğunda, kalbi dinleyecektir; fakat diğer her şeyde nasıl uygulama yapıyorsanız, bunun için de uygulama yapmanız gerekir.

Zihni zapt etmenin en iyi vakti, sabahki ve akşamki – sattvic samaya’dır – spiritüel vakittir, hayırlı vakittir. Bu sırada uygulama yapın.  Bu saatlerde bir soru sorarsanız, zihniniz sakin olacağından, kalpten hızla cevap alırsınız. İçten gelen cevapları bulmak için doğru vakti bekleyin. Zihin, günün ve gecenin buluştuğu, sattva nitelikli sabah ve akşam saatlerinde doğal olarak daha sakindir. İşte bu nedenle, Hindistan’da tüm spiritüel uygulamaların – kişi hızla zihnin üstesinden gelebilsin ve Tanrı’ya ulaşabilsin diye – bu saatlerde yapılması öngörülür.

Tarif ettiğim bu yöntemleri, kalbe daha fazla kulak verme ve zihni sakinleştirme yeteneğini yavaş yavaş geliştirmek amacıyla kullanın. Bir anne kalabalığın içinde kendi çocuğunun sesini nasıl tanıyabiliyorsa, aynı şekilde siz de zamanla kendi kalbinizi duyabileceksiniz.

 

Munih / Grafrath, Almanya, 9 Nisan 2017, (Öğleden Sonra Seansı)

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Swami, düşünceler ilk önce nereden gelirler?

 

Swami: Düşünceler, birlikte olduğunuz kişilerden kaynaklanır. Ne türden kişilerle birlikteyseniz, sizin düşüncelerinizi etkiler bu. İyi birliktelik, size iyi düşünceler bahşeder. Bencillikten uzak kişilerle birlikte olduğunuzda, bencillikten uzak düşünceler edinirsiniz. İçinde bulunduğunuz çevreye bağlıdır bu.

 

Santa Rosa, Kalifornya, ABD, 21 Haziran 2017

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Sürekli olarak, insan tarafından yapılabilecek olan en yüce hizmetin seva olduğunu işitiyorum. Öte yandan, insan olarak doğmanın amacı, kişinin İlahi Öz’ünün farkındalığına ermesidir diye duymaktayım. Daha başkaları da Kali Yuga’da en kolay yöntemin namasmarana ve seva olduğunu söylüyorlar. Ben yine de bazen, oturup meditasyon yapmanın daha kolay olduğunu hissediyorum. Takip edilecek en iyi yol hangisidir acaba? İnsan, kendini dinleyip, hangi vasanalar’ın (derinlemesine yer etmiş eğilimlerin) üzerinde çalışması gerektiğini mi tespit etmeli, yoksa kurallarla belirlenmiş bir yolu mu izlemelidir?

 

Swami: Tedavi edilmesini istediğin bir rahatsızlığın ya da başka herhangi bir sağlık sorunun varsa, bir doktora başvurursun. Farklı türden doktorlar vardır; homoeopati’den hoşlanan biri, homoeopati doktoruna gider ve homoeopati ilaçları alır. Ayurveda tedavisini beğenen bir kimse, Ayurveda doktoruna gider ve ondan ilaç vermesini ister; allopati’ye (Batı tıbbına) güvenen biri de allopati doktoruna gider ve o sistemde verilen ilaçları alır. Doktorlara giden hepiniz, doktorlardan kesinlikle ilaçlar alırsınız ve zamanla tamamen iyileşmek üzere tedavi görürsünüz.

Şimdi de Sai Baba olan ‘Doktorların Doktoru’na gelmiş bulunuyorsunuz. Benim tedavi yöntemim, diğer doktorlardan farklı olup, ‘ben’den ‘biz’e ve ‘biz’den de ‘O’nadır. Benim yolum, bireyden topluma ve toplumdan da Tanrı’ya gider; kişinin kendi çıkarından başlayıp başkalarına hizmet etmeye ve başkalarına hizmet etmekten de Tanrı’ya gider.

Dolayısıyla Benim yolum yordamım, ‘Man mein Ram, haath mein kaam’ ile – Tanrı’nın Adını kalbinizde ve Tanrı’nın işini de ellerinizde bulundurmak ile – ilgilidir. Bunu yaptığınızda, tüm arzularınızı, tüm sınırlamalarınızı, geçmişe ait tüm eğilimlerinizi yok sayabileceksiniz – ve tüm dünyayı kucaklamak üzere kalbinizi açıp genişletebileceksiniz.  

Aynı İlahiliğin herkesin içinde ikamet ettiğine dair hakikati bilin – Benim yöntemim budur işte. Eğer tedavi için Bana geldiyseniz, Benim vermis olduğum reçeteye uymanız gerekir. Homoeopati’den sıçrayıp Ayurveda’ya, oradan da allopati’ye geçmenin bir yararı olmaz; bedeninizde karmaşaya yol açar. Benim uyguladığım tedavi, ‘ben-liğinizi’ – egonuzu – unutarak, sevgiyi geliştirmeniz ve başkalarına hizmet etmeniz tarzındadır. Her an’ınızı, tüm düşüncelerinizi, sözlerinizi ve eylemlerinizi, başkalarını sevmek ve başkalarına hizmet etmek adına mesgul edin; işte bu sayede Tanrı’yı görebilirsiniz. Kali Yuga’daki en kolay yöntemdir – en rahat yoldur – bu.

 

Ottawa, Kanada, 11 Temmuz 2016 (Akşam Seansı)

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S  Soru: Swami, Gayatri Mantra’nın önemi nedir acaba? Ayrıca, Gayatri Mantra’yı terennüm ederken zihnimiz başka yere yönelirse, yine de aynı etkiyi yaratır mı?

 

Swami: Gayatri Mantra, tüm Veda mantraları’nın Anası’dır. Tüm Vedalar’ı terennüm etmek imkânsız olsa dahi, tek bir Gayatri Mantra’yı terennüm etmek size aynı sonuçları bahşedebilir.

Bu odada çok sayıda doktor var. Hastalanıp bir doktora gittiğinizde, size iki şey söyler: Önce size belirli dozda bir ilaç verir; ikinci olarak da bir diyet önerir. İlacı alıp diyete uymazsanız, tedavi o kadar etkili olmaz – ama hem ilacı alıp hem de diyete uyarsanız, o zaman daha çabuk sonuç alırsınız.

Gayatri Mantra bir ilaç gibidir. Konsantrasyon halinde terennüm etmesiniz dahi, sırf terennüm etmeniz bile size yardımcı olacaktır. Ne var ki, konsantrasyon halinde terennüm ettiğiniz takdirde, hem gerekli doza hem de diyete uymaya benzer bu – ve hızla ilerleme kaydetmenizde size yardımcı olur.

Gayatri Mantra, çok sade bir ifadeyle, “Yarabbi, zihnimi al ve hikmetinle aydınlanmasını sağla,” anlamına gelir. Gayatri Mantra sadece bununla ilgilidir işte.

 

 

Londra, Birleşik Krallık, 29 Ağustos 2014

 

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Swami, Senin çeşitli projelerine nasıl katkıda bulunup, o projelerin bir parçası haline gelebiliriz acaba? Bize rehberlik edip, bizden yararlanır mısın lütfen.

 

Swami: Çok geniş bir perspektiften bakınca, nasıl katkıda bulunulacağına bir göz atarsan eğer, Benim senin olmanı istediğim şey ol. Benim misyonuma katkıda bulunmanın doğru şekli budur. Okullar açmak ve çocukları okutmak istiyorsam, öğretmenlere ihtiyacım vardır. Kimdir öğretmenler? Öğretmenler, geçmişte öğrenciydiler. Sen bugünün öğrencisisin. Yarın bir öğretmen olmalısın – bir spiritüellik öğretmeni olmalısın. Sırf mevcudiyetin sayesinde, başkalarını da dönüştürebilmelisin. Çok geniş perspektif budur. Yaşlı da genç de olsanız, erkek de kadın da olsanız, sizin her birinizden istediğim şey budur.

Dünyanın her yanındaki saliklere görevler dağıttım. Bazıları hastanelere, bazıları okullara, bazıları da diğer projelere yardımcı oluyorlar. Öğlen yemeğini bitir ve akşam yemeğini dert edinme. Akşam yemeği vakti geldiğinde, akşam yemeği de servis edilecektir. Şimdilik elindeki projeye odaklan. Benim için yaptığın herhangi bir işin amacının, kendini dönüştürmek, kendini geliştirmek ve öncekinden daha ilahi hale gelmek olduğunu aklından çıkarma. Günün sonunda şayet, “Biz bütün bunları yaptık, biz bütün şunları yaptık,” diye düşünerek, kafanda iki tane boynuz çıkarsa, çabaların tümü olduğu gibi boşa gider. Seni daha alçakgönüllü, daha şefkatli, daha merhametli yaparsa eğer, işte o zaman amaca ulaşılmış olur. Hepinizin yapması gereken şey de budur.

 

Dubai, 31 Mart 2016, (Akşam Seansı)

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S  Soru: (Bir oğlan çocuğu soruyor) Swami, Doğayı kim yaptı?

 

Swami: Seni kim yaptı? Seni annen yaptı. Benzer şekilde, Doğa için de Tanrı annedir. Tanrı Doğayı yarattı, Doğa insanı yarattı ve insanın gerisin geriye Tanrı’ya gitmesi gerekir. İşte o zaman döngü tamamlanır.

 

Encinitas, Kaliforniya, ABD, 20 Temmuz 2015

 

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Swami, son birkaç gün boyunca, birkaç kez bize, Seni içimizde aramamız gerektiğini ve Senin de tüm soruları yanıtlamaya hazır olduğunu söyledin. Kardeşimiz Issac Tigrett de bize, yıllardan beri, içsel olarak Seni görebildiğini ve Seninle konuşabildiğini söylemekte. Bu bana gerçekten de erişilmesi zor bir hedef gibi geldi. Seninle bu içteki iletişimi başarmanın önündeki en büyük engelin ne olduğunu ve o engeli aşmak için ne yapmamız gerektiğini sormak istiyorum? Teşekkürler!

 

Swami: Tanrı, Ben gelmeden de önce orada, senin içindeydi. Swami fiziki formdayken de Tanrı oradaydı ve bundan sonra da Tanrı orada olmayı sürdürecektir. Sizin her birinizin içinde var olup da İlahiliğinizin farkındalığına ermenizde size yardımcı olmak için birçok isme ve forma bürünen ve farklı ülkelerde beliren Tanrı, aynı Tanrı’dır.

Hz. İsa, Aziz Francis’le konuştuğunda, nereden konuşmuştu? İnsanlar Tanrı’nın Rahibe Teresa ile konuştuğundan bahsettiklerinde, Tanrı nereden konuşmuş oluyordu? Tanrı tüm yüce azizlerle, ermişlerle ve peygamberlerle dışarıdan konuşmamış, fakat onların içlerinden konuşmuştur. Peki, onların duymalarını sağlayan şey nedir? Sizin O’nun sesini duymanızı engelleyen nedir? Çok fazla gürültü vardır.

Bu odada herkes sessiz olursa, Benim sesimi işitebilirsiniz. Şayet hepiniz aynı anda konuşursanız, Beni nasıl işitebilirsiniz ki? Size içinizden yol göstermem için Bana dua ettiğinizde, aslında dışınızda ya da uzağınızda olan birine dua etmemektesiniz; sizinle konuşsun diye kendi içinizdeki İlahiliğe dua etmektesiniz. Ben, size hitap etmek amacıyla herhangi bir isme ya da forma bürünebilirim, ama Benim konuştuğum her seferinde siz şüpheye düşüyorsunuz. Acaba Swami’midir bu? Yoksa benim hayal gücüm mü? Bütün bunları düşünmeme sebep olan şey, acaba benim zihnim mi, yoksa muhtemelen Swami’yi duyma konusunda içine düştüğüm çaresizlik hissi mi?

Spiritüellik yolundaki en büyük engel, kişinin şüpheye düşmesidir. Çoğu kez Ben sizinle kendi içsel İlahiliğiniz olarak iletişim kuruyor olsam da, bu iletişim, Buddha’nın, Hz. İsa’nın, Hz. Muhammed’in ya da Sai Baba’nın sesi şeklinde de gerçekleşmektedir.

Bu, size içinizden hitap eden bir sesten ibaret olup, konuştuğunda, şüpheye düşmek yerine, söylediğini anlamaya çalışın; zira söyledikleri her ne ise, sizin de diğer herkesin de iyiliği içindir. Bir sonraki adım olan, ‘söylenenleri uygulama’ safhasına geçtiğinizde ise huzura kavuşacaksınız.

Gelecek sefere, sessizlik içinde dua edin. Tüm düşüncelerinizi – zihninizin gürültü patırtısını – susturduktan sonra, neyin söylenmekte olduğuna dair içinizden bir his gelecek. Bu hissi takip edin ve sonucunu kendiniz görün.

Hayat büyük bir macera haline gelecektir.

Sorun, bütün bunlar hakkında belirli beklentilerinizin – şu şekilde görülmelidir, o şekilde işitilmelidir, belirli bir tarzda dile getirilmelidir gibi beklentilerinizin –olmasıdır. Ne var ki, İlahi Olan’ın ne bir ismi ne de bir formu olmayıp, içteki ses size kalbinizin en içteki derinliklerinden gelmektedir. Zihin hiçbir şekilde işe karışmadan, tümüyle sessiz olduğunuzda – ve o ses her ne söylerse, söylenenlere uymaya tam anlamıyla hazır olduğunuzda – bunun İlahi Olan’ın sesi olduğu, sizin için apaçık bir hale gelir. Sakın bunu bir tür çocukça heyecanın tatmin edildiği bir egzersiz haline getirmeyin; tam bir sarsılmaz inançla ve hiçbir şüphe duymaksızın, samimi bir çaba gösterin. İşte o zaman, olayı siz kendiniz kavrarsınız.

Mideniz, ne kadar yediğinizi bilir; açlığınızın giderilip giderilmediği hakkında dışınızdaki herhangi birinin ölçüm yapması hiçbir şekilde söz konusu olmaz. Benzer şekilde, içteki Tanrı konuştuğunda da, kalbiniz onun Tanrı olduğunu bilir ve siz de bu sayede onun Tanrı olduğunu bilirsiniz. Şüpheye düşmeyin! Sessiz olun ve gelen her ne ise, ona uymaya hazır olun; bu işi oyun haline getirmeyin. İşte o vakit, onun Tanrı olduğunu bilirsiniz.

 

Roma, İtalya, 20 Nisan 2016, Gençlik Programı

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Swami, Sen bize, “İş, İbadettir”i ve “Vazife, Tanrı’dır”ı öğrettin. Aynı zamanda, “Her Daim Yardımcı Olun, Hiçbir Zaman İncitmeyin”i de biliyoruz. Bazen, işteyken, başkalarını inciten bazı şeyler yapıyoruz. Vazifemizi ve işimizi başkalarını incitmeden nasıl yürüteceğimizi nasıl bilebiliriz acaba?

 

Swami: Bir doktoru örnek al. Doktora, hastalığı olan bir hasta gelir. Doktor, “Sorunundan dolayı sana iğne yapacağım,” der. Hasta, “İğne canımı yakar benim. İncitme beni!” der. Doktor da, “Sağlığının genel olarak yerine gelmesi için biraz acı çekmek gerekiyor,” diyecektir. Şayet doktorun sizi kesip içinizi açmak zorunda olduğu bir ameliyat geçirmek zorundaysanız, o da canınızı yakacaktır. Fakat sizin iyiliğiniz içindir bu; o acı gereklidir.

Bir şey, yardımcı olmak niyetiyle değil de, daha çok kendi üstünlüğünüzü, kendi gücünüzü ya da mevkiinizi bir başkasına kanıtlamak amacıyla yapılıyorsa eğer, o zaman kesinlikle yanlıştır bu. Birini incitmek veya onunla katı ve sert bir şekilde konuşmak, insanları yola getirmenin yöntemlerindendir. Bunu sevginden dolayı yaptığın için, onları yola getirmede yardımcı oluyorsa, bir zararı yoktur. Ben bile yapıyorum. Narasimha Murthy orada oturuyor. Son 30 yıldan bu yana en az 50.000 defa azarlanmıştır; ancak Swami’nin bunu, onu annesi gibi sevmesinden ötürü yapmakta olduğunu, hata yaptığında onu yola getirmek, sendelediğinde ona yol göstermek için yaptığını bildiğinden, hiç kaçmamıştır. Dolayısıyla, Swami bunu sevgisinden dolayı yapmaktadır.

Sevgi, işin aslı esasıdır. O prema’yı içinde hissediyorsan, o zaman her neyi söylersen, aynı sevgi sözlerinin içine işlemiş olur. İlaç acı olabilir, ama üzerini şekerle kaplayabilirsiniz – doktorlar da işte bunu yapar. Çocuklar ilaçlarını yutmadıklarında anneler ne yaparlar? İlacı biraz balın içine koyup, çocuğun diline koyarlar. İlaca bal deyince, ilaç da yutulup sindirilmiş olur. Aynı şekilde, siz de sesinizin ve hareketlerinizin tonunu değiştirin, ama hislerinizin tonunu değiştirmeyin. Bir kimsenin yanlış yapmakta olduğunu ve doğru yola getirilmesi gerektiğini anlaması için ona yardımcı olmak amacıyla hareketler de sözler de ayarlanabilir. Ne var ki, o kişileri sevmeyi bırakırsanız, onları yola getirme hakkını kaybetmiş olursunuz ve her neyi söylerseniz, zarar vermekten öteye bir işe yaramaz. Onları hakikaten seviyorsanız ve sırf iyiliklerini istiyorsanız, kabahati üstlenmeniz gerekse dahi, onların uğruna ve yararına olmak üzere bunu yapabilirsiniz. Hareket tarzınız bu şekilde olmalıdır.

 

Singapur, 3 Şubat 2017, (Akşam Seansı) 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Sevgili Swami, hayatımda bundan sonra neyin üzerinde odaklanmam gerekiyor?

 

Swami: Yaptığın, düşündüğün veya söylediğin her şeyi, ilahi doğana uygun şekilde yap. Eğer daha ilahi ve daha az bencil olmanda yardımcı oluyorsa, o zaman yap. Bunu yapmana izin vermiyorsa, yapma.

Sana ait olanlar, daima seninle kalacaktır. Kaderlerini İlahilik belirlemiştir. Sevginin bencilliğe ihtiyacı yoktur. Sevgi köle etmez, özgür kılar. Özgürleştirmeyi öğren, köle etmeyi değil. Herhangi bir işi – buradaki ya da başka bir yerdeki işi – üstlenirsen, o iş senin onu erdemli bir şekilde gerçekleştirmene izin verdiği sürece, iç huzurunu bozmadığın sürece, o işle meşgul ol ve yap. Bu dünyadayken işten kaçamazsın, ama o işin senin ilahi hissiyatınla, ilahi doğanla aynı eksende olduğundan emin ol. İşte bu, senin evrimleşmene ve geriye düşüp de aşağı seviyeden bir varlığa dönüşmemene yardımcı olur.

Hayatta yapacağın tercihler arasında, senin Tanrı’ya daha bir yakınlaşmana yardımcı olacak olanları seç. 

 

Londra, Birleşik Krallık, 30 Ağustos 2015, Gençlik Satsang’ı

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Swami, ideal dua nedir?

 

Swami: Daima, “Beni Senin gibi yap,” diye dua etmelisiniz. Kap boş olduğunda, Tanrı o kabı doldurabilir. Ben sizin kabınızı boşaltmaya kalktığımda, “Ne olur, benden alma onu!” diye ağlayıp duruyorsunuz. Bir taşı heykele dönüştürmek istiyorsanız, taşı yontmanız ve istenmeyen kısımları atmanız gerekir. Benim de sizde ilahi olmayan her ne varsa onları söküp atmam gerekiyor ki, geriye ilahi olanlar kalabilsin. Sizde ilahi olmayan her ne varsa onları söküp atmaya çalıştığımda, “Swami! Bana zorluk verme,” diye ağlayıp sızlanıyorsunuz. Hakiki dua bu değildir. Duanızın, “Ben daima Sana aitim; bana her ne istersen yap. Mutluyum ben. En sonunda Senin formuna dönüşeyim,” diye içten olması gerekir. O zaman Ben de sizin içinizde akıp giderim. Gerçek sevgi ırmağı odur işte.

Su deposunda su varken niçin hiç su gelmiyor ki? Çünkü boru tıkalıdır. Boruyu ne tıkıyor peki? Borunun içindeki kir pas. İlahilik orada, sizin içinizdedir. Niçin ilahiliği herkes deneyimleyemiyor? Benim biraz üzerinde çalışmam lazım, ancak Benim bunu yapmam yönünde hazır değilsiniz; Benim sizdeki ‘ben’ ve ‘benim’i söküp atmam yönünde hazırlığınız yok. Bu nedenle, duanız, “Rabbim, beni Sana dönüştür,” olmalıdır. Kalbinizin derinliklerinden dua ederseniz, Ben de sizi Benim gibi yaparım.

Muddenahalli, Hindistan, 7 Şubat 2015

Page 1 of 8

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL