Menu

Cart

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, Seninle tanışma şansına sahip olmamış insanlara nasıl yardımcı olabiliriz? Seni bilmelerinin onlar için iyi olacağını kalbimizde hissediyoruz.

 

Swami: İnsanları hakikati bilmekten alıkoyan şey, halihazırda bildikleri şeyin hakikat olduğunu ve daha başka bir hakikat kalmadığına dair olan korkudur. Kişi her şeyi bildiğini düşündüğü anda, ona öğretmek için olanak biter. Sadece alçak gönüllü olup açık fikirli olan biri hakikati öğrenebilir. Bu nedenle, sadece açık fikirli olup alçak gönüllü olanlar bunu anlayabilir. Ben irade buyurmadığım sürece kimse Bana gelemez. Sadece alçak gönüllü olanlar Benim sınıfıma kabul edilecekler. İlk nitelik alçak gönüllülüktür. Meyve veren tüm ağaçlar aşağı doğru eğilirler. Sadece meyvesi olmayan ağaçlar dimdik durur. Alçak gönüllüğünüz varsa öğreneceksiniz.

 

16 Nisan 2015 – Torino, İtalya

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, Buddha hakkında daha önce hiç yazılmamış veya deneyimlenmemiş olan, sadece Senin bildiğin bir şey söyle.

 

Swami: Hepiniz Buddha’ya Aydınlanmış Olan Kişi olarak ibadet ediyorsunuz, ancak hiç kimse Onun bu Aydınlanmayı başarmak için neler çektiğini bilmiyor. Hiç kimsenin onun ne derece zorluk çektiğini – Köylere vaaz vermeye gittiğinde Onu köylerden atan insanların gösterdikleri direnci, hakaretleri, aşağılanmaları ve muhalefetin derecesini bilmiyor. Buddha onlara sadece sırf dünya ile meşgul olmamalarını, zira dünyanın geçici ve üzüntülerle dolu olduğunu ve en yüce seviyeden huzurun ve mutluluğun dünyeviliğin ötesinde olduğunu söylüyordu. Onu dinlemek yerine köylüler onu sopalarla kovalıyorlardı! Bir keresinde o kadar kötü bir şekilde dövülmüştü ki, öldüğü güne kadar sırtında, sol omzunun altında bu dayağın izlerini taşıdı. Köylüler onu pataklayıp köylerden atıyorlardı.

 

14 Temmuz 2017- Sri Lanka

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Affetmenin ne olduğunu tanımlayabilir misin lütfen? Affetmeyi nasıl başarabiliriz?

 

Swami: Bir Ol’mak affetmektir. Sağ eliniz gözünüzü incittiğinde sağ elinizi cezalandırmazsınız. Tıpkı gözün size ait olduğunu bildiğiniz gibi sağ elin de size ait olduğunu bildiğinizden onu affedersiniz. Her ikisinin de size ait olduğunu düşündüğünüz zaman doğal olarak cezalandırmak veya affetmek diye bir şey söz konusu olmaz. Hatta aynı elle göze merhem, ilaç veya krem koyarsınız ve iyileşmesine yardımcı olursunuz. Ancak herkesin Bir olduğunu, herkesin aynı prensibin bir parçası olduğunu, birbirinizden farklı olmadığınızı bildiğiniz zaman gerçekten affedeceksiniz. Gerçekten sevdiğinizde, gerçekten affettiğinizde, herkesin Bir olduğunu gerçekten hissettiğinizde – affedeceksiniz. İşte bu yüzden, “Sevgi vererek ve affederek yaşar,” diyorum, çünkü sevgi herkesin Bir olduğunu bilir. Diliniz dişleriniz tarafından ısırıldığında, bunun kasten değil bir kaza olduğunu bilirsiniz. Hem dişinizin hem dilinizin size ait olduğunu bildiğinizde, dişlerinizi sökmezsiniz. Aynı şekilde, gerçekten severseniz ve herkesin sizinle Bir olduğunu hissederseniz, o zaman kolayca affedersiniz. Aslında affetme diye bir şeyin söz konusu olmadığını, zira bunun cahillikten kaynaklandığını veya kazayla olduğunu biliyorsunuz.

 

İlahi Ziyaret, Avusturalya - Murwillumbah, NSW - 23-24 Eylül 2015

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Swami, Senden net bir şekilde rehberlik alabilmek için içsel sesimizi nasıl geliştiririz?

 

SwamiSevgili bangaru (altın olan), bak, içsel ses her zaman oradadır. Sadece etrafında fazlasıyla gürültü vardır. Bu gürültü içsel sesi boğar ve bu yüzden bu sesi duyamayız. Swami bu salonda konuşurken siz de aynı anda konuşmaya başlarsanız, Swami’nin sesinin kaybolacağı ve gürültünün duyulacağı gün gibi ortadadır.  Bütün bu gürültüyü, arzularla ve bağımlılıklarda dolu olan zihin yapar. Zihin muazzam bir gürültü yapar. Zihnin bu gürültüsünün içerisinde kalbin sesi duyulmaz. Yoksa Ben sizinle her daim sürekli konuşuyorum. Ne var ki, ne söylediğime dikkat etmediğiniz ve sadece zihninizi dinlediğiniz için Beni duyamıyorsunuz. Arzularınızı kontrol edebilirseniz, bencil arzularınızı bencillikten uzak arzulara dönüştürebilirseniz, zihninizi saflaştırıp, sakinleştirip tam anlamıyla sessiz yapabilirseniz, kalbinize gelen sesi kesinlikle duyacaksınız. Herkesin sessiz olduğu bir odada konuşmacıyı duyarsınız. Herkes konuşurken konuşmacıyı duyamazsınız. Zihnin gürültüsünü kısın. Kalbin sesini açmak için çalışmanıza gerek yoktur; her zaman oradadır o ses. Sadece zihnin gürültüsünü kısın. Ne kadar bencillikten uzak hale gelirseniz, o kadar sessizleşirsiniz. Ne kadar sessiz hale gelirseniz, o kadar içteki Sai’yi duyabilirsiniz.

 

İlahi Satsang, ABD – Sunnyvale, Kaliforniya – 16 Haziran 2015

 

 

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Bu İlahi sevgiyi bize hissettirdiğin için teşekkürler Baba. İçimizde uygulamasını yaptığımız için, lütfen bize farkındalıktan ve bilinçten bahseder misin? Çok kafa karıştırıcı bir konu bu.

 

SwamiDiyelim ki, cebinizde çok para var. Bu paranın cebinizde olduğunun farkındalığı varsa sizde, zengin olduğunuzu bilirsiniz. Öyle oldu ki, bu paranın cebinizde olduğunu kazara unuttunuz – bu durumda, yoksul olduğunuzu zannedersiniz. Hazinesini arka bahçesine gömüp, nereye gömdüğünü unutan adama dair bir öykü vardır. Adamcağız bu yüzden yoksullaşır.

Bilinç, işte o hazine gibidir. Farkındalık da o hazinenin sizinle birlikte olduğunu bilmektir. Bu nedenle, bilinç, ne olduğunuzdur – İlahilik olduğunuzdur – ama İlahi olduğunuzun ayrımında olmak da farkındalıktır. Bilincin hiçbir seçeneği yoktur. O’sunuz siz – zaten zenginsiniz, hazine sizdedir; fakat ne yazık ki, nerede olduğunu unuttuğunuz bir yerde gömülüdür. Nereye gömmüş olduğunuzu unuttuğunuzdan dolayı da yoksul olduğunuzu zannedersiniz. Aslında, her şeye yayılan o İlahi Bilincin kişileşmiş halisiniz siz; fakat bunu unuttuğunuz içindir ki, farkındalığına eremiyorsunuz. Bunu hatırladığınız anda, bunun ayrımında olursunuz ve O haline gelirsiniz.

Sat-Çit-Ananda, İlahi bir varlığın üç niteliğini kapsar. Sat, bu bilinçtir – İlahilik doğanız olduğundan, İlahisinizdir. Çit, bilinç olduğunuzun, İlahi olduğunuzun farkındalığıdır. Sat ile çit bir araya geldiğinde ise, ananda ya da sürur olur.

Su ile şekeri ele alın: İkisini birlikte karıştırdığınızda, şurup olur. Suda yitip giden şeker, tatlı su haline gelir. Benzer şekilde, bu hakikat de sizin o hakikat olduğunuzun farkındalığıyla kaynaşıp onda özümsendiğinde, ananda haline – tatlı şurup haline – gelir. İşte o zaman tüm mevcudiyet de neşe ile dolup taşar, sürur ile dolup taşar. Dolayısıyla, biri sizin ne olduğunuzdur, diğeri de sizin O olduğunuza vâkıf olmanızdır.

Atma, bilinçtir – Hakikat budur işte – fakat Atma olduğunuza vâkıf olmanız, farkındalıktır. İşte bu nedenle, “Brahmavid brahmaiva bhavati Brahman’a vâkıf olan, gerçekten de Brahman haline gelir,” denir. Siz O olsanız dahi, bunu bilmediğiniz için, O haline gelemezsiniz. Trajedidir bu! Tıpkı su, paani ve cala’nın aynı şeye verilen farklı isimler olması gibi, Atma, İlahi Bilinç ve Ruh da farklı isimlerden ibarettir. Ona su diyerek de içseniz, cala diyerek de içseniz, paani diyerek de içseniz, eninde sonunda gırtlağınız onun aynı olduğunu bilir.

 

Hong Kong İlahi Ziyareti | Mart 2018

 

 

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Sarsılmaz inanç ile ilgili bir soru soracağım. Swami, “Sarsılmaz inancınız ya vardır ya da yoktur; %50 sarsılmaz inanç olamaz,” diyor. İnsanların sarsılmaz inancı geliştirmelerine yardımcı olmanızın bir yolu yordamı var mıdır acaba?  

 

Swami: İnsanlarda sarsılmaz inanç olsun diye Benim yapabileceğim bir şey var mı ki? Sarsılmaz inanç bireysel bir şeydir – şeker gibi dağıtılacak bir şey değildir. Sarsılmaz inanç kalpte ortaya çıkar, kafada değil. Kafa analiz eder, hesap kitap yapar ve yargılar; dolayısıyla da kafa asla bir şeye güvenmez. Kafa dışa yönelik yoldur, yani dışarıya bakar, fakat sarsılmaz inanç içeriye bakar. Bu nedenle, kafanın ve kalbin yüzünden, kişide sarsılmaz inanç ya vardır ya da yoktur. Bakışınızı dışarıya yönelik olmaktan içeriye yönelik hale ne kadar getirirseniz, sarsılmaz inancı da o kadar geliştirirsiniz. Bakışınızı dışarıya ne kadar çok yöneltirseniz, sarsılmaz inancı da o kadar yitirirsiniz. Sarsılmaz inancın tadını çıkarmak adına zihni içeriye çevirmek, kişinin kendi iyiliğinedir. Sizi, sağa ya da sola sapabilesiniz diye, üzerinde yürümeniz gereken yola yönlendirebilirim ancak; size rehberlik edebilirim ancak. Ne var ki, o yolda yürümek, sizin kendi ayrıcalığınızdır – ve verilen tavsiyeye uyup da doğru yolda yürürseniz, sarsılmaz inancı geliştirirsiniz. Sarsılmaz inanç bireysel olup, geliştirmek ve kalıcı hale getirmek kişinin kendisine bağlıdır.

13 Ekim 2017, Kolombiya İlahi Ziyareti

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, hayvanlar, karma neticesinde insan olarak reenkarne olurlar mı ve bunun tersi de söz konusu olur mu?

 

Swami: Reenkarnasyon bu dünyanın temel hakikatidir – siz inansanız da inanmasanız da gerçekleşir. İnsanoğlu, Yaratılıştaki 84 lakh (8,4 milyon) türün hepsinden geçerek, insan olarak doğmak üzere hepsini deneyimler. Hayvanlar insan olarak reenkarne olabilirler – ve bu da ölürken onlarda olan hislere göre gerçekleşir. Huzur, sevgi ve uyum içerisinde ölürlerse, bu değerleri yayan varlıklar olarak yeniden doğarlar. Korku, keder ve ıstırap içerisinde ölürlerse, aynı eğilimlerle yeniden doğarlar. Hayattaki son düşüncelerin, bir sonraki yaşamın gidişatının belirlenmesinde çok önemli bir rol oynadığı söylenir. Hayvanlar gerçekten de insan olarak reenkarne olurlar. Şu sıralar yeryüzünde bu şekilde yeniden doğmuş olan çok sayıda hayvan olsa gerek – bu kadar hayvani davranış gözlemlememizin sebebi budur!

10-15 Nisan 2017 – Birleşik Krallık İlahi Ziyareti

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, ‘emekli’ olmanın anlamı nedir?

 

Swami: Ben asla emekli olmadığım için, anlamını da bilmiyorum! (Gülüşmeler) Yapabildiğiniz sürece, çalışmayı ve hizmet etmeyi sürdürmelisiniz. Niçin emekli olasınız ki? Yine de kalben çalışabilirsiniz. Herkesi sevin, herkes için dua edin, herkese şefkatli davranın – işte bu şekilde hâlâ çalışabilirsiniz. Benim lügatimde ‘emeklilik’ diye bir sözcük yoktur, dolayısıyla da ne olduğunu size açıklayamam. Bazı tembellere sorun – size açıklayacaklardır. (Gülüşmeler)

Hong Kong İlahi Ziyareti | Mart 2018

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, hakiki mutluluğu bulmak için içe dönmekten bahsettin. Herkesin faydalanabilmesi için biraz daha detaylı bir şekilde anlatabilir misin lütfen?

 

Swami: Birçok ülkede, kırsal kesimlerde su edinebilmek için bir kuyunun açılması gerekir. Derinlerde bulunan suya erişebilmek için ne yapmanız gerekir? Su gelmeden evvel, çukur açarak kumu, toprağı, taşları ve kayaları çıkarmanız gerekir. Kuyuda bulunan tertemiz suyun susuzluğunuzu gidermesini istiyorsanız eğer, nihayetinde suya ulaşmadan evvel kat be kat kum, taş ve toprağı çıkarma gayretini göstermelisiniz. İçe dönmek benzer bir süreçtir.

Önce ‘ben’ katmanı çıkarılmalıdır. Tüm bencillikler, çıkarcılıklar, kendinize ait olan böylesine arzuların hepsi atılmalıdır. ‘Tamasik nitelikler’ – hayvani nitelikler diye bunlara denir. Sonrasında bir parça daha derine inersiniz ve racasik nitelikleri bile ortadan kaldırmanız gerekir. Nedir racasik nitelikler? ‘Yapan eden benim’ racasik’tir. Başkalarına yardım ederken bile ‘Onlara yardım eden benim’ hissine sahip olmamalısınız – bu takdirde her şey boşa gitmiş olur. Tamasik ve rajasik katmanları ortadan kaldırdığınızda sattvik kaliteler olan saflık, sevgi ve şefkati elde edersiniz. Bu saflık ve bencillikten uzak olma halinde 7/24 yaşadığınızda – suyu almaya benzer. Doğumlar boyunca kaya, kum ve toprak katmanları suyun üzerine yığılmıştır. Katman katman ayırmalı ve derine inmelisiniz.

Önce bencillik ve çıkarcılık ortadan kaldırılmalıdır. Bencillikten uzak eylemlerle haşır neşirken bile yapan eden siz değilsiniz. ‘Yapan eden benim’ ortadan kaldırılmalıdır. En sonunda sadece saf ve ilahi kaliteler kalır – İlahi Özünüze en yakın olan budur. Kuyuyu bir günde kazıp suya ulaşamazsınız. Yavaşça, katman katman, gün be gün suyu bulana kadar gayret sarf etmelisiniz. Dünyanın tamamında tüm sular yer altına inmiş ve birçok kuraklık meydana gelmiştir. Bir zamanlar verimli yeşil bir toprak olan kalp, artık kuru bir çöl haline gelmiştir. Bu nedenle, suyun çabuk yukarı çıkması ve sizin suya çabucak ulaşmanız adına Tanrı’ya size sevgi yağmurlarını yağdırması için dua edin. Gerek gayretiniz gerekse Tanrının lütfu ile bunu başarabilirsiniz.

Diskuru burada bitirmeliyiz zira oldukça geç oldu. Bazıları geri dönmek isteyebilirler. Japonya’da bulunan tüm insanlara iletmek istediğim şey şudur – spiritüelliğin bu kadim gerçeklerine inanın. İlahiliğinize inanın ve buna uygun şekilde çalışın. İçteki mutluluğu bulun ve bunu başkalarına da yayın. Öğretmenler gelip geçecekler, ne var ki öğrenciler sınıfta uyuyup dururlarsa sınıfı geçemezler. En iyi öğretmenler bile isteksiz bir öğrencinin sınıfı geçmesini sağlayamazlar. Aynen Makino’nun Japoncaya tercüme edişi ve Swami’nin mesajının size ulaşmasına izin verişi gibi, Madhusudan İngilizceye çeviriyor ve Swami’nin mesajının Makino’ya ulaşmasına izin veriyor. Bu süreçte bununla aynı; farklı bir yanı yok.

Bir bhacan söyleyin: ‘Çitta Çora’.

 

20 Mart 2016 Akşamı - Japonya

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Diskurlarından birinde birçok kişinin Senin lütfunu istediğini ve bu kişileri şifalandırdığında onların yüklerini kendi üzerine aldığını söyledin. Bunun sonucunda Senin fiziksel bedenin yıprandı ve bedenini daha erken bırakman gerekti. Artık bir bedenin olmadığına göre bunu nasıl yapıyorsun?

 

Swami: Karma Yasasının dünyada yüce bir şekilde hüküm sürdüğünü anlamalısın. Her şey Karma Yasasına bağlıdır. Ne tür tohumlar ektiğin ne tür meyveler hasat edeceğini belirler. Bencillikten uzak bir şekilde bir kişinin şifa alması için dua etmen bir şeydir, ne var ki, “Beni şu sıkıntımdan iyileştir” şeklinde bencilce kendin için dua etmen başka bir şeydir. Bencillikten uzak bir şekilde edilen duaların gerçekleşmesi için belirli bir şekil vardır, bencil bir şekilde edilen dualar ise başka bir şekilde işlerler. Birisi Bana gelip, “Swami, ben şu durumdan veya bu durumdan ızdırap çekiyorum, lütfen beni iyileştir,” dediğinde, bu kişi için iyi olacaksa, acısını ondan almaktan başka bir seçeneğim olmaz. Bunun için birisinin acı çekmesi gerekir; ya bu kişi bir başka doğumda bunun acısını çekecektir veya Ben onların yerine bu acıyı çeker ve acının dindiğinden emin olurum.

Fiziksel bedenim varken, bencilce bir dua Bana sunulduğunda, ya bu duayı kendi üzerime alıp acı çekerdim ya da salikin sonradan ilgilenmesi için bunu onun başka bir doğumuna transfer ederdim. Şu anda olmuş olan olay budur. Bir bedenim yoksa ve Bana sizi bir şeyden iyileştirmem veya kendi karmanızdan doğan bir şeyi ödemenizde yardımcı olmam için dua ederseniz, o zaman büyük ihtimalle transfer edilmiş veya daha ileri bir tarihe ertelenmiş olan acılarınızı yaşayacağınız başka bir doğumla sonuçlanacaksınız.

Bir çözüm var: Kendiniz için değil de başkaları için bencillikten uzak bir şekilde dua ettiğiniz takdirde Tanrı bununla ilgilenecektir. Tanrı istediği takdirde karmalar’ı yok eder, fakat sadece bencillikten uzak duaların karmalar’ını yok eder. Bu nedenle herkese – kendiniz için değil, fakat başkaları için olan – tek bir dua öğretiyorum: Samasta lokah sukhino bhavantu – bırakın tüm alemlerdeki tüm varlıklar mutlu olsun. Böylesine bencillikten uzak dualara yanıt verilmesinin farklı yolları vardır. Evrenin tamamı şu şekilde söylenen bir duayı yerine getirmek için öne çıkar: Bırakın tüm alemlerdeki tüm varlıklar mutlu olsun. Bencillikten uzak olan bu dua kesinlikle yanıtlanacaktır. Bu duadan karma hemen oracıkta yok edilecektir.

Bir tohumu ateşe ekerseniz tohum tesirini kaybeder. Aynı tohumu alıp sonra toprağa ekerseniz tohum yetişmez, zira ateşte yanmış olduğu için gücünü kaybetmiştir. Benzer şekilde, bir kişi bencillikten uzak dua ederse, musallat olan muazzam bir karma varsa bile, Tanrı bu karma’yı yok etmeye karar verebilir – ancak, Tanrı çok nadir olarak bencilce yapılan bir duanın karma’sını yok etmeye karar verir. Tanrı, şefkatinden dolayı karma’yı Kendi üstüne almayı seçebilir, aksi takdirde kişi bu karmayı bir başka yaşamda çekmek zorunda kalabilir. Herkes için bencillikten uzak bir şekilde dua ederseniz, duaya siz de dahil olursunuz. Tanrı bu şekilde yapılmış bir duaya – ızdırabın sebebi olan karmanın yok edilmesi de dahil olmak üzere – cevap vermenin bir yolunu bulur. Bu nedenle, bencillikten uzak bir şekilde dua edin. Bu şekildeki dualar daha hızlı bir şekilde yanıtlanır.

 

10 Haziran 2017 – Ottawa, Kanada

Page 1 of 10

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL