Menu

Cart

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Bu İlahi sevgiyi bize hissettirdiğin için teşekkürler Baba. İçimizde uygulamasını yaptığımız için, lütfen bize farkındalıktan ve bilinçten bahseder misin? Çok kafa karıştırıcı bir konu bu.

 

SwamiDiyelim ki, cebinizde çok para var. Bu paranın cebinizde olduğunun farkındalığı varsa sizde, zengin olduğunuzu bilirsiniz. Öyle oldu ki, bu paranın cebinizde olduğunu kazara unuttunuz – bu durumda, yoksul olduğunuzu zannedersiniz. Hazinesini arka bahçesine gömüp, nereye gömdüğünü unutan adama dair bir öykü vardır. Adamcağız bu yüzden yoksullaşır.

Bilinç, işte o hazine gibidir. Farkındalık da o hazinenin sizinle birlikte olduğunu bilmektir. Bu nedenle, bilinç, ne olduğunuzdur – İlahilik olduğunuzdur – ama İlahi olduğunuzun ayrımında olmak da farkındalıktır. Bilincin hiçbir seçeneği yoktur. O’sunuz siz – zaten zenginsiniz, hazine sizdedir; fakat ne yazık ki, nerede olduğunu unuttuğunuz bir yerde gömülüdür. Nereye gömmüş olduğunuzu unuttuğunuzdan dolayı da yoksul olduğunuzu zannedersiniz. Aslında, her şeye yayılan o İlahi Bilincin kişileşmiş halisiniz siz; fakat bunu unuttuğunuz içindir ki, farkındalığına eremiyorsunuz. Bunu hatırladığınız anda, bunun ayrımında olursunuz ve O haline gelirsiniz.

Sat-Çit-Ananda, İlahi bir varlığın üç niteliğini kapsar. Sat, bu bilinçtir – İlahilik doğanız olduğundan, İlahisinizdir. Çit, bilinç olduğunuzun, İlahi olduğunuzun farkındalığıdır. Sat ile çit bir araya geldiğinde ise, ananda ya da sürur olur.

Su ile şekeri ele alın: İkisini birlikte karıştırdığınızda, şurup olur. Suda yitip giden şeker, tatlı su haline gelir. Benzer şekilde, bu hakikat de sizin o hakikat olduğunuzun farkındalığıyla kaynaşıp onda özümsendiğinde, ananda haline – tatlı şurup haline – gelir. İşte o zaman tüm mevcudiyet de neşe ile dolup taşar, sürur ile dolup taşar. Dolayısıyla, biri sizin ne olduğunuzdur, diğeri de sizin O olduğunuza vâkıf olmanızdır.

Atma, bilinçtir – Hakikat budur işte – fakat Atma olduğunuza vâkıf olmanız, farkındalıktır. İşte bu nedenle, “Brahmavid brahmaiva bhavati Brahman’a vâkıf olan, gerçekten de Brahman haline gelir,” denir. Siz O olsanız dahi, bunu bilmediğiniz için, O haline gelemezsiniz. Trajedidir bu! Tıpkı su, paani ve cala’nın aynı şeye verilen farklı isimler olması gibi, Atma, İlahi Bilinç ve Ruh da farklı isimlerden ibarettir. Ona su diyerek de içseniz, cala diyerek de içseniz, paani diyerek de içseniz, eninde sonunda gırtlağınız onun aynı olduğunu bilir.

 

Hong Kong İlahi Ziyareti | Mart 2018

 

 

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Sarsılmaz inanç ile ilgili bir soru soracağım. Swami, “Sarsılmaz inancınız ya vardır ya da yoktur; %50 sarsılmaz inanç olamaz,” diyor. İnsanların sarsılmaz inancı geliştirmelerine yardımcı olmanızın bir yolu yordamı var mıdır acaba?  

 

Swami: İnsanlarda sarsılmaz inanç olsun diye Benim yapabileceğim bir şey var mı ki? Sarsılmaz inanç bireysel bir şeydir – şeker gibi dağıtılacak bir şey değildir. Sarsılmaz inanç kalpte ortaya çıkar, kafada değil. Kafa analiz eder, hesap kitap yapar ve yargılar; dolayısıyla da kafa asla bir şeye güvenmez. Kafa dışa yönelik yoldur, yani dışarıya bakar, fakat sarsılmaz inanç içeriye bakar. Bu nedenle, kafanın ve kalbin yüzünden, kişide sarsılmaz inanç ya vardır ya da yoktur. Bakışınızı dışarıya yönelik olmaktan içeriye yönelik hale ne kadar getirirseniz, sarsılmaz inancı da o kadar geliştirirsiniz. Bakışınızı dışarıya ne kadar çok yöneltirseniz, sarsılmaz inancı da o kadar yitirirsiniz. Sarsılmaz inancın tadını çıkarmak adına zihni içeriye çevirmek, kişinin kendi iyiliğinedir. Sizi, sağa ya da sola sapabilesiniz diye, üzerinde yürümeniz gereken yola yönlendirebilirim ancak; size rehberlik edebilirim ancak. Ne var ki, o yolda yürümek, sizin kendi ayrıcalığınızdır – ve verilen tavsiyeye uyup da doğru yolda yürürseniz, sarsılmaz inancı geliştirirsiniz. Sarsılmaz inanç bireysel olup, geliştirmek ve kalıcı hale getirmek kişinin kendisine bağlıdır.

13 Ekim 2017, Kolombiya İlahi Ziyareti

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, hayvanlar, karma neticesinde insan olarak reenkarne olurlar mı ve bunun tersi de söz konusu olur mu?

 

Swami: Reenkarnasyon bu dünyanın temel hakikatidir – siz inansanız da inanmasanız da gerçekleşir. İnsanoğlu, Yaratılıştaki 84 lakh (8,4 milyon) türün hepsinden geçerek, insan olarak doğmak üzere hepsini deneyimler. Hayvanlar insan olarak reenkarne olabilirler – ve bu da ölürken onlarda olan hislere göre gerçekleşir. Huzur, sevgi ve uyum içerisinde ölürlerse, bu değerleri yayan varlıklar olarak yeniden doğarlar. Korku, keder ve ıstırap içerisinde ölürlerse, aynı eğilimlerle yeniden doğarlar. Hayattaki son düşüncelerin, bir sonraki yaşamın gidişatının belirlenmesinde çok önemli bir rol oynadığı söylenir. Hayvanlar gerçekten de insan olarak reenkarne olurlar. Şu sıralar yeryüzünde bu şekilde yeniden doğmuş olan çok sayıda hayvan olsa gerek – bu kadar hayvani davranış gözlemlememizin sebebi budur!

10-15 Nisan 2017 – Birleşik Krallık İlahi Ziyareti

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, ‘emekli’ olmanın anlamı nedir?

 

Swami: Ben asla emekli olmadığım için, anlamını da bilmiyorum! (Gülüşmeler) Yapabildiğiniz sürece, çalışmayı ve hizmet etmeyi sürdürmelisiniz. Niçin emekli olasınız ki? Yine de kalben çalışabilirsiniz. Herkesi sevin, herkes için dua edin, herkese şefkatli davranın – işte bu şekilde hâlâ çalışabilirsiniz. Benim lügatimde ‘emeklilik’ diye bir sözcük yoktur, dolayısıyla da ne olduğunu size açıklayamam. Bazı tembellere sorun – size açıklayacaklardır. (Gülüşmeler)

Hong Kong İlahi Ziyareti | Mart 2018

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, hakiki mutluluğu bulmak için içe dönmekten bahsettin. Herkesin faydalanabilmesi için biraz daha detaylı bir şekilde anlatabilir misin lütfen?

 

Swami: Birçok ülkede, kırsal kesimlerde su edinebilmek için bir kuyunun açılması gerekir. Derinlerde bulunan suya erişebilmek için ne yapmanız gerekir? Su gelmeden evvel, çukur açarak kumu, toprağı, taşları ve kayaları çıkarmanız gerekir. Kuyuda bulunan tertemiz suyun susuzluğunuzu gidermesini istiyorsanız eğer, nihayetinde suya ulaşmadan evvel kat be kat kum, taş ve toprağı çıkarma gayretini göstermelisiniz. İçe dönmek benzer bir süreçtir.

Önce ‘ben’ katmanı çıkarılmalıdır. Tüm bencillikler, çıkarcılıklar, kendinize ait olan böylesine arzuların hepsi atılmalıdır. ‘Tamasik nitelikler’ – hayvani nitelikler diye bunlara denir. Sonrasında bir parça daha derine inersiniz ve racasik nitelikleri bile ortadan kaldırmanız gerekir. Nedir racasik nitelikler? ‘Yapan eden benim’ racasik’tir. Başkalarına yardım ederken bile ‘Onlara yardım eden benim’ hissine sahip olmamalısınız – bu takdirde her şey boşa gitmiş olur. Tamasik ve rajasik katmanları ortadan kaldırdığınızda sattvik kaliteler olan saflık, sevgi ve şefkati elde edersiniz. Bu saflık ve bencillikten uzak olma halinde 7/24 yaşadığınızda – suyu almaya benzer. Doğumlar boyunca kaya, kum ve toprak katmanları suyun üzerine yığılmıştır. Katman katman ayırmalı ve derine inmelisiniz.

Önce bencillik ve çıkarcılık ortadan kaldırılmalıdır. Bencillikten uzak eylemlerle haşır neşirken bile yapan eden siz değilsiniz. ‘Yapan eden benim’ ortadan kaldırılmalıdır. En sonunda sadece saf ve ilahi kaliteler kalır – İlahi Özünüze en yakın olan budur. Kuyuyu bir günde kazıp suya ulaşamazsınız. Yavaşça, katman katman, gün be gün suyu bulana kadar gayret sarf etmelisiniz. Dünyanın tamamında tüm sular yer altına inmiş ve birçok kuraklık meydana gelmiştir. Bir zamanlar verimli yeşil bir toprak olan kalp, artık kuru bir çöl haline gelmiştir. Bu nedenle, suyun çabuk yukarı çıkması ve sizin suya çabucak ulaşmanız adına Tanrı’ya size sevgi yağmurlarını yağdırması için dua edin. Gerek gayretiniz gerekse Tanrının lütfu ile bunu başarabilirsiniz.

Diskuru burada bitirmeliyiz zira oldukça geç oldu. Bazıları geri dönmek isteyebilirler. Japonya’da bulunan tüm insanlara iletmek istediğim şey şudur – spiritüelliğin bu kadim gerçeklerine inanın. İlahiliğinize inanın ve buna uygun şekilde çalışın. İçteki mutluluğu bulun ve bunu başkalarına da yayın. Öğretmenler gelip geçecekler, ne var ki öğrenciler sınıfta uyuyup dururlarsa sınıfı geçemezler. En iyi öğretmenler bile isteksiz bir öğrencinin sınıfı geçmesini sağlayamazlar. Aynen Makino’nun Japoncaya tercüme edişi ve Swami’nin mesajının size ulaşmasına izin verişi gibi, Madhusudan İngilizceye çeviriyor ve Swami’nin mesajının Makino’ya ulaşmasına izin veriyor. Bu süreçte bununla aynı; farklı bir yanı yok.

Bir bhacan söyleyin: ‘Çitta Çora’.

 

20 Mart 2016 Akşamı - Japonya

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Diskurlarından birinde birçok kişinin Senin lütfunu istediğini ve bu kişileri şifalandırdığında onların yüklerini kendi üzerine aldığını söyledin. Bunun sonucunda Senin fiziksel bedenin yıprandı ve bedenini daha erken bırakman gerekti. Artık bir bedenin olmadığına göre bunu nasıl yapıyorsun?

 

Swami: Karma Yasasının dünyada yüce bir şekilde hüküm sürdüğünü anlamalısın. Her şey Karma Yasasına bağlıdır. Ne tür tohumlar ektiğin ne tür meyveler hasat edeceğini belirler. Bencillikten uzak bir şekilde bir kişinin şifa alması için dua etmen bir şeydir, ne var ki, “Beni şu sıkıntımdan iyileştir” şeklinde bencilce kendin için dua etmen başka bir şeydir. Bencillikten uzak bir şekilde edilen duaların gerçekleşmesi için belirli bir şekil vardır, bencil bir şekilde edilen dualar ise başka bir şekilde işlerler. Birisi Bana gelip, “Swami, ben şu durumdan veya bu durumdan ızdırap çekiyorum, lütfen beni iyileştir,” dediğinde, bu kişi için iyi olacaksa, acısını ondan almaktan başka bir seçeneğim olmaz. Bunun için birisinin acı çekmesi gerekir; ya bu kişi bir başka doğumda bunun acısını çekecektir veya Ben onların yerine bu acıyı çeker ve acının dindiğinden emin olurum.

Fiziksel bedenim varken, bencilce bir dua Bana sunulduğunda, ya bu duayı kendi üzerime alıp acı çekerdim ya da salikin sonradan ilgilenmesi için bunu onun başka bir doğumuna transfer ederdim. Şu anda olmuş olan olay budur. Bir bedenim yoksa ve Bana sizi bir şeyden iyileştirmem veya kendi karmanızdan doğan bir şeyi ödemenizde yardımcı olmam için dua ederseniz, o zaman büyük ihtimalle transfer edilmiş veya daha ileri bir tarihe ertelenmiş olan acılarınızı yaşayacağınız başka bir doğumla sonuçlanacaksınız.

Bir çözüm var: Kendiniz için değil de başkaları için bencillikten uzak bir şekilde dua ettiğiniz takdirde Tanrı bununla ilgilenecektir. Tanrı istediği takdirde karmalar’ı yok eder, fakat sadece bencillikten uzak duaların karmalar’ını yok eder. Bu nedenle herkese – kendiniz için değil, fakat başkaları için olan – tek bir dua öğretiyorum: Samasta lokah sukhino bhavantu – bırakın tüm alemlerdeki tüm varlıklar mutlu olsun. Böylesine bencillikten uzak dualara yanıt verilmesinin farklı yolları vardır. Evrenin tamamı şu şekilde söylenen bir duayı yerine getirmek için öne çıkar: Bırakın tüm alemlerdeki tüm varlıklar mutlu olsun. Bencillikten uzak olan bu dua kesinlikle yanıtlanacaktır. Bu duadan karma hemen oracıkta yok edilecektir.

Bir tohumu ateşe ekerseniz tohum tesirini kaybeder. Aynı tohumu alıp sonra toprağa ekerseniz tohum yetişmez, zira ateşte yanmış olduğu için gücünü kaybetmiştir. Benzer şekilde, bir kişi bencillikten uzak dua ederse, musallat olan muazzam bir karma varsa bile, Tanrı bu karma’yı yok etmeye karar verebilir – ancak, Tanrı çok nadir olarak bencilce yapılan bir duanın karma’sını yok etmeye karar verir. Tanrı, şefkatinden dolayı karma’yı Kendi üstüne almayı seçebilir, aksi takdirde kişi bu karmayı bir başka yaşamda çekmek zorunda kalabilir. Herkes için bencillikten uzak bir şekilde dua ederseniz, duaya siz de dahil olursunuz. Tanrı bu şekilde yapılmış bir duaya – ızdırabın sebebi olan karmanın yok edilmesi de dahil olmak üzere – cevap vermenin bir yolunu bulur. Bu nedenle, bencillikten uzak bir şekilde dua edin. Bu şekildeki dualar daha hızlı bir şekilde yanıtlanır.

 

10 Haziran 2017 – Ottawa, Kanada

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Seneler evvel beni Sana getiren şey müzikti ve bhacan söyleme fırsatının olabileceğiydi. Bu günlerde Sai Merkeziyle artık bir bağlantım olmadığından bhacan söyleme fırsatım olmuyor. 

 

Swami: Bhacanlar’ı kimin için söylüyorsun?

Salik: Senin için Swami ve tüm dünya için…

Swami: Hayır, hayır, bhacanlar’ı kendi iyiliğin için söylüyorsun. Bu süreçte diğerleri de fayda görüyor. Nehir aktığında başkaları için akmaz, nehir sadece okyanusla buluşmak istediği için akar. Bu süreçte insanlar nehirden su içerek faydalanırlar. Nehir, suyundan kimin içtiği ile, kimin onu övdüğü ile, kimin ondan şikayetçi olduğu ile ilgilenmez; o her daim mutlu bir haldedir ve sadece akar. Nehir akar, çünkü sevgili hedefi olan okyanusa ulaşmak ister.

Öncelikle bu hakikati öğrenmelisin: Bunu kendi iyiliğin için yapıyorsun. Bhacanlar’ın seni daha iyi bir insan haline getirip getirmediği ile ilgilenmelisin. Bu süreçte dinleme vasıtasıyla on kişi daha ilahi hisler geliştiriyorsa ne ala. Önceliğin senin kendi dönüşümün olmalıdır.

Miktarın Benim için pek bir önemi yoktur. Tek bir ilahi ismi kendi kalbini eritecek, sürur dolu göz yaşları dökecek ve daha önceden deneyimlememiş olduğun bir neşe hissedecek ölçüde Tanrı bağlılığı ile söylersen eğer, bhacan’ın amacına işte o zaman ulaşmış olursun.

Önceliğin bu olsun. Bu süreçte başkaları da dinleyip fayda sağlarsa ve sen başkalarına bhacan söylemeyi öğretirsen, çok mutlu olabilirsin. Birisinin hoşuna gitmese bile sen yine mutlu olabilirsin, zira başkalarının mutluluğu için değil, kendi mutluluğun için bhacan söylüyorsun. Başkalarını söylediklerini ve fikirlerini dinleyip değişmeye devam edersen, asla bir şey yapamazsın.

 

24 Ekim 2016 – San Felipe Neri’de Sabah Satsang’ı – Barselona, İspanya

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Sevgili Swami, sadhana’mızı geliştirmemiz konusunda çok önemli olan shraddha – kararlılık – hakkında konuştun. Bu kararlılığı ilk etapta nasıl geliştirebiliriz?

 

SwamiBir şeyin değerini biliyorsanız, onu edinmek için kararlılığı geliştirirsiniz. Değerini bilmiyorsanız umurunuzda olmaz o. Pırlanta bulup da bunun süslü püslü bir taş olduğunu zanneden çoban çocuğun hikâyesine benzer bu. Çocuk bu pırlantayı keçisinin boynuna takmış ve çok mutlu hissetmiş. Ancak, bir pırlanta taciri pırlantayı gördüğünde bu taş için muazzam bir fiyat teklif etmiş. Pırlanta taciri pırlantanın değerini biliyorken köylü çocuk bunun alt tarafı başka parlak bir taş olduğunu sanıyordu.

Ermeye çalıştığınız şeyin değerini bilmiyorsanız, ona ermek için samimiyetiniz olmaz. Diyelim ki açsınız ve evde yemek yok. Eşiniz veya anneniz o gün hiç yemek pişirmedi. Sadece sessiz kalıp, bir köşede oturarak, “Hadi açlıktan içim kıyılsın,” der misiniz? Hayır! Komşunuza gider yemek rica edersiniz veya cebinizde para varsa bir restorana gider ve bir yemek satın alırsınız. Hiçbir şeyiniz yoksa eğer, yemek için dilenirsiniz bile, fakat kendinizin açlıktan ölmesine izin vermezsiniz. Yapmanız gereken şeyin değerini bir kez bildikten sonra samimiyeti ve kararlılığı geliştirirsiniz.

Yaşamda herkes mutluluğu ister ve mutluluk uğruna tüm eylemlerde bulunur. Ne var ki, edindikleri bu mutlulukların hiçbiri uzun süre dayanmaz. Keyif almayı mutlulukla karıştırıyor onlar. Er ya da geç keyif yok olur ve onlar tekrardan mutluluk arayışı içerisinde farklı eylemlerde bulunmaya başlarlar. Kalıcı mutluluğu size ancak spiritüel yolda gitmek verebilir. Bir kez tohumu ekip beslediniz mi ağaç büyür ve size sonsuza dek meyve verir. Arka bahçenizde bir tohum ekip, ağaç yetiştirip, ağacın meyvelerini sonsuza dek edinebilecek iken niye oradan buradan meyve dilenesiniz ki?

Spiritüel sadhana için yapılan bu gayret size kalıcı mutluluğu bahşedecektir. Kalıcı mutluluğa ermek için hatırı sayılır bir şekilde gayret göstermelisiniz. Hedefin ebedi değerini bilerek gösterdiğiniz gayretlerin sadece üç kuruşluk bir değeri vardır.

 

8 Ağustos 2016 – Asya Pasifik Gençlik Kampı – Bali, Endonezya

 

 

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Diyelim ki, birisi kötü bir şey yaptı ve ceza puanı aldı. Sonra bunu iyi işler yaparak kapatırız. İyi ve kötü işler birbirinin etkisini nötrleştirir mi?

 

SwamiKişinin her ikisini de deneyimlemesi gerekir. Birbirinin etkisini nötrleştirmek diye bir şey olmaz! Eğer kötü bir şey yaptıysanız, bunun sonucunda belirli ölçüde üzüntü deneyimlemek zorunda kalırsınız – ve iyi şeyler yaptığınız takdirde bundan dolayı belirli ölçüde sevinç deneyimlersiniz. Her ikisini de deneyimlemeniz gerekir – işin hakikati budur.

Daşaratha, Şravana Kumara’yı kazara öldürmüştü – ve çok sayıda iyi şey yapmış olmasına rağmen yine de lanetlendi. Büyük bir kral olarak ülkesini adaletle yönetti ve başkalarının hayrına çok sayıda iyilik yaptı. Yaptığı iyilikler, onun Rab Rama'nın babası olmasına sebep oldu. Ne var ki, yaptığı tek bir kötü eyleme bir bakın. İşte o eylem, onun trajik sonunu deneyimlemesine yol açtı. Rama'ya babalık yaptığı ve Onun büyüyüşünü görmek suretiyle Rama'nın yakınlığını kendi Oğlu olarak sevinçle deneyimlediği için, iyi olanı da deneyimledi. Fakat en sonunda, işte o tek kötü eylemden ötürü söz konusu yakınlığı yitirmek zorunda kaldı.

Bu bakımdan, iyi olan, ödül olarak iyiyi verir, fakat kötü olan da kötü sonuçlar verir. Bunların birbirinin etkisini nötrleştireceğini ve bu sayede, daha fazla kötü işi daha fazla iyi iş yapmak suretiyle örtbas edeceğinizi sanmayın. Bunun işleyişi o şekilde olmaz. Her birinin kendi yolu yordamı ve ödülleri vardır.

Ne der Şankaraçarya? “Bhaca Govindam, Bhaca Govindam – sürekli olarak Tanrı'yı getir aklına.” Yapmanız gereken ilk iş, satsang’a dahil olmanızdır; çok ama çok önemlidir bu. Düşünceleriniz ancak bu sayede iyi olabilir.

tyaca durcana samsargam bhaca sadhu samagamam
kuru punyam aho ratram smara nityam anityatam

(Kötü birliktelikten kaç; daima iyi birlikteliği ara ve orada kal;
gece gündüz iyi ve asil işler yap;
her daim, kalıcı olan ile geçici olan arasında ayrım yap.)

Kötüyü terk etmek, doğru şekilde düşünmeyen veya negatif düşünceli olan kimseleri terk etmek anlamındadır. Aynı zamanda da iyi işler yapan, iyi şeyler düşünen ve iyi şeyler söyleyen kimselerle birlikte olun. Gece gündüz sırf iyiyi yapmayı sürdürün ve neyin gerçek olup, neyin gerçek dışı olduğunu, neyin peşinden koşmaya değdiğini, neyin bir kenara bırakılmaya layık olduğunu daima hatırlatın kendinize. Bu ayrım yapma işlemini sürekli olarak uygulayın.

 

Singapur, 27 Ağustos 2019 –Akşam Satsang'ı

 

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Gençler Swami için ne yapmalıdır?

 

Swami: Genç de olsanız, yaşlı da olsanız, Benim için aynı şeyi yapmak zorundasınız: Dönüşüme uğramalısınız. Başkalarına örnek olmalısınız. Swami’nin öğretmekte olduğu şeyi uygulayıp başkalarına örnek olursanız, yapabileceğiniz en yüce seva’dır bu.

Güneş her gün doğar ve sırf gökyüzünde yükselmek suretiyle tüm dünyayı gözetip kollamış olur. Ağaçlar büyür, kuşlar uçar, mahsuller boy atar – her şey Güneş doğduğu için gerçekleşir. Şayet sizin içinizdeki ilahilik de Güneş gibi doğacak olursa, herkese yardımcı olacaktır. Güneşi yakından gözlemleyecek olursanız, o kadar canlıya ışık ve hayat verebilmek uğruna kendi kendini yakıp tüketmekte olduğunu öğrenirsiniz.

Kiliseye gidip mum yakıyorsunuz. Mumun anlamı nedir? Tanrı’nın ışığa ihtiyacı var mıdır? Işığa ihtiyacı olan sizsiniz. Mum size, kendi diliyle, ışıldayıp karanlığı yok edebilmesinin tek yolunun eriyip tükenmek olduğunu söyler. Sevginin ışığı yayılabilsin diye, mumun egosu eriyip gider.

Bu nedenle, genç de olsanız yaşlı da olsanız, her şeyden önce kendinizi dönüşüme uğratın. Başkalarının uğruna fedakârlıklar yapmaya istekli olun. Gençler çok benciller. Önce kendilerini düşünüyorlar; hiçbir şekilde önce başkalarını düşünmüyorlar. İlk olarak, bencillikten uzak bir şekilde vermeyi öğrenin. Bana güvenin – bir şeye inanılmaz derecede ihtiyacınız olsa dahi, o anda aynı şeye bir başkasının ihtiyacı varsa ve bunu sizden isterse, sizin de eğer bu şeyi vermek için cesaretiniz olup severek verirseniz, Swami sizi gözetip kollayacaktır. Swami sizin tüm ihtiyaçlarınızla ilgilenecektir.

Gençler vermeyi ve affetmeyi öğrenmeliler. Affetmek çok önemli bir erdemdir. Gençlerin birçoğunda yanlış anlamalar var. Onların yaşındayken normaldir bu, fakat insanları affedebilmek ve daha da önemlisi kendinizi affedip hayatınıza devam etmek son derece önemlidir. Hatalar olur. Ne var ki, geçmiş hatalarınıza takılıp kalırsanız, asla ileriye doğru gidemezsiniz. Hatayı tekrar etmezseniz, hata olmaktan çıkar o. Kendinizi suçlayarak, değersiz ve zayıf olduğunuzu sanmayın. Unutmayın ki, siz, bu forma bürünmüş haldeki Tanrı’nın Kendisisiniz. Tüm güce, kuvvete ve saflığa sahipsiniz. Buna ikna olmuş bir şekilde cesurca yaşayın – verebilmenizi ve affedebilmenizi sağlayacak kalbi size verecek olan şey budur işte. Bu sizi korkusuz kılacaktır, zira Tanrı’nın her daim sizi koruyup kolladığını biliyorsunuz. Her neye ihtiyacınız varsa, her nerede ihtiyaç duyarsanız, her ne zaman ihtiyacınız olursa, Tanrı ihtiyacınızı karşılayacaktır. Siz başkaları için yaşayın ki, Ben de sizi gözetip kollayayım. Başkalarının sizi örnek alabilmesi için bu şekilde örnek olun.

 

Zagreb, Hırvatistan – 22 Nisan 2015 – Akşam Oturumu

Page 1 of 10

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL