Menu

Cart

Mayıs 2024 - SAIPRAKASHANA.COM/TR

SORU CEVAP ALINTILARI - 05 2024 H1

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Swami, büyüklerimizin çoğu okullar inşa etmek ve hastane inşaatları yapmak şeklinde, Senin misyonuna büyük bir katkıda bulunuyorlar. Biz de bugün burada bulunan gençler arasında, Senin projelerine biz de katkıda bulunabilelim diye biraz para toplayabilmek amacıyla bir Arzulara Set Çekme Programı başlatabilir miyiz?

 

SwamiArzulara Set Çekmek, arzular parayla sınırlı olmadığından, sırf paradan tasarruf etmekle ilgili değildir. Duyuların yol açtığı, zihnin ve bedenin yol açtığı arzular da vardır. Herkesin içindeyken Arzulara Set Çekmeyi uygulayabilirsiniz, ama yalnız başınıza kaldığınızda arzularınıza gerçekten set çekiyor musunuz? Uygun olmayan şeyleri gizliden gizliye arzuluyor musunuz? Paradan tasarruf etmek, mental tavrınızın bir yan ürünüdür. Büyüklerinizin yapmakta oldukları şeyleri dert edinmeyin, kendinizi onlarla kıyaslamayın veya yaptıklarıyla rekabete girmeyin. Onlar sizin yaşınızdayken, sizin halen yapmakta olduklarınızı bile yapmamışlardı. Büyüdükçe, gencecik bir yaştaki tüm bu yetiştirilmeniz sayesinde onlardan daha iyisini yapacaksınız siz. Evet, zamanı, parayı, enerjiyi, sözleri ve en önemlisi hayatı boşa harcamayın. Temel prensipleri öğrenin ve hayatınızı iyi bir şekilde sürdürün.

Kaynak: SSS Uvacha, 18. Cilt – İlahi Diskur, 3 Şubat 2017, Sabah - Sai Anandam’da Gençlik Satsang’ı, Singapur

 

Devamını okuyun...

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR - 05 2024

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

Mayıs 2024

  

Sevgisi, kendi annesinin sevgisinden daha tatlı, daha yüce ve daha

büyük olan herhangi biri var mıdır? ‘amma’ sözcüğünde, ilk harf olan

‘A’ gırtlaktan ve son hece olan ‘MA’ dudakların kapanışıyla ortaya

çıkar. Dünyadaki tüm varlıklar annelerine kalben taparlar.

(Telugu dilinde şiir)

 

İlahi ātman’ın Bedenlenmişleri!

Tanrı’nın sevgisine denk herhangi bir sevgi varsa eğer, kuşkusuz annenin sevgisidir bu. Her bir varlıktaki yaşam prensibi annenin sevgisinden gelir. Bir annenin sevgisi sürekli ve tutarlıdır. Sevgisini bahşederken kendi sevinçlerini, üzüntülerini, kazanç ve ıstıraplarını unutur. Arzuladığı tek şey, çocuklarına en iyisini sağlamak ve onları mutlu kılmaktır. Bir anne çocuğunu doğururken yoğun ıstırap ve sıkıntıya maruz kalır. Doğumdan sonra çocuğa karşı koşulsuz bir sevgi duyar ve tüm sıkıntıları unutulur. Sevgi hiçbir sıkıntı deneyimlemez; eğer bir sıkıntı deneyimliyorsanız, sevgi değildir bu.

Bu noktadan hareketle, vedalar, her şeyden önce, ‘mātṛdevo bhava’ (anne Tanrı’dır) diye beyan ederler. Anne çocuğu babaya doğru götürür, baba çocuğu guru’ya yahut öğretmene götürür ve öğretmen de çocuğu Tanrı’ya doğru götürür. Dolayısıyla, en yüce gaye olan Tanrı farkındalığına ulaşma sürecinin temeli, annenin sevgisi ve rehberliğidir.

İster (İsa’nın annesi) Meryem Ana olsun, ister (Mahatma Gandhi’nin annesi) Putlibai olsun, ister (Bhagawan Sri Sathya Sai Baba’nın annesi) Eashwaramma olsun, hepsi de muazzam Tanrı bağlılıklarından ötürü, kişilikleri İlahi olan çocukların anneleri olmak ile kutsandılar. Bu anneler sade ve mütevazıydılar. Eğitim öğretim diplomaları yoktu. Bunun yerine, o engin Tanrı bağlılığı eğitimine gark olmuşlardı.

Eashwaramma, kendini devamlı olarak pūjā’ya (ibadete) ve Tanrı’ya sevgiyle odaklanmaya vermişti. Tanrı bağlılığını içeren her etkinliğin ilk katılımcısıydı. İbadet sunmak üzere tüm işlerini durdurur ve ancak ondan sonra evine dönerdi. Swami’nin babası sık sık Eashwaramma’ya kızardı. Ona ara sıra, “Akli dengesi olmayan birisin sen. İbadet etmek için sürekli olarak bir oraya bir buraya gidiyorsun. Aileye kim ebeveynlik edecek?” derdi.

Eashwaramma, “Herkesi gözetip kollayan O, bizim ailemize de yol gösterir. İbadet etmek benim vazifemdir, benim dharma’mdır. Sırf Tanrı’nın rahmeti sayesinde rahat ve mutluyuz. Tanrı’yı hiçbir zaman unutmamalıyız,” diye yanıt verirdi.

Eashwaramma sadece Swami’yi sevmekle kalmayıp, herkesi sevdi. Herkesle sevecen bir tavırla görüşür ve onları, kutsasın ve rehberlik etsin diye Swami’ye gönderirdi. Çoğu vakit, Eashwaramma’nın evindeki insan kalabalığı mandir’dekinden daha fazlaydı! Köye varan herkes, öğretilerini ve kutsayışlarını almak üzere hem Eashwaramma’nın hem de Swami’nin darśana’sının peşinde olurdu.

Eashwaramma sadece herkesi sevmeyi ve herkese hizmet sunmayı dilerdi – ‘Herkesi ve Her Şeyi Sevin, Herkese ve Her Şeye Hizmet Sunun’, onun yaşam felsefesiydi.

Swami bir defasında Eashwaramma anneye, “Sana ne verebilirim?” diye sordu.

O da, “Kendim için bir şey istemiyorum. Ne var ki, Puttaparthi’deki (yerel köydeki) çocuklar okula gitmek için uzun mesafeler boyunca yürüyorlar. Burada küçük bir okul inşa edersen, mutlu olurum,” dedi.

Swami, “Kesinlikle bir okul açacağım; ancak nerede inşa etmeliyim dersin?” dedi.

Eashwaramma, “Arka bahçemizde küçük bir arazi parçası var. Okul için o araziyi sunarız,” dedi.

Eashwaramma’nın fedakârlığı sayesinde o gün spiritüel eğitimin tohumu ekildi. O tohum da günümüzde boy atarak, Hindistan’daki ve yurt dışındaki binlerce çocuğa ücretsiz eğitim sağlayan büyük bir eğitim ağacı haline geldi. Bir kimse bir fedakârlık yaptığında, Tanrı başka birçok kişiye sonsuz lütuf ve kutsayış bahşeder.

Birçok anne çocuklarının yalnızca kendilerine ait olduğuna inanır. Bu şekilde düşünmek doğru değildir. Bir anne, oğluna veya kızına, “Sen yalnızca bana değil, aynı zamanda tüm ulusa aitsin. Ulus ve toplum için hizmette bulun,” demelidir.

Eashwaramma gibi Tanrı’ya böylesine bağlılık duyan, bencillikten uzak bir sevgiye ve bir tyāga (fedakârlık) hissine sahip olan bir anneye ender rastlanır. Her anne bir İlahi varlık gibi davranmalıdır. Herkesin sizin bir parçanız olduğunu bilerek, bencillikten uzak olan bu sevgiyi ve fedakârlığı geliştirin.

 

Kaynak: SSS Uvacha, 16. Cilt – 6 Mayıs 2016, Eswaramma Günü Kutlaması, Muddenahalli

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 05 2024 H2

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Bro, Swami’nin işini yaparken ve Swami yapılması gerektiğini söylediğinde, samimiyetle çabalıyoruz, ama o kadar çok engel çıkıyor ki. Bunları sebebi kişiler ya da kaynaklar olabiliyor; bu durumda oluşan düş kırıklığını nasıl halledebiliriz – yani Swami yapılması gerekli demesine rağmen o görevi yerine getirememe düşüncesinin üstesinden  nasıl gelebiliriz – acaba? Sanki daha önce daha bir dengeliydim de şimdi o dengeyi yitirdim gibi geliyor. Yapmam gerekse de yapamadığım vazifeden ötürü düş kırıklığı yaşayıp öfkeleniyorum. Swami için yapmak istediğim kadarını yapamıyorum.

 

Sri Madhusudan: Bu yoldan hepimiz geçtik. Swami her neyi yapmamızı istediyse tek başına yapılamadığı için, kolay bir durum değil bu. Swami’nin yapmamızı istediği şeyi yapmak için birçok kişinin bir araya gelmesi gerekiyor. O’nun yolu, ‘ben’den ‘biz’e ve ‘biz’den de ‘O’nadır. Aksi halde bir mağaraya gidip meditasyon yapmamızı isterdi. O’nu orada da bulabilirsiniz, fakat O bizi, içinde çalışalım diye topluma yerleştirir. Bizden de birbirinden de çok farklı olan başka kişiler ile haşır neşir olmak zorundayız. Anlayışları bakımından hepsi de farklı safhalardadır. Birlikte çalışmaları için herki bir araya getirmek büyük bir meydan okumadır.

Finansal kaynakların kısıtlayıcı olduğunu söylemiyorum, zira Swami için kaynakların kısıtlayıcı olduğu gibi bir durumu hiç hissetmedim. Süregiden birçok proje varken, Swami daima bir çıkış yolu bulur. Siz tam vazgeçecekken daima ufuktaki bir yerde biri çıkar ortaya ve sonra her şey yerli yerine oturur. Ne var ki, iş insanlara geldiğinde, çok farklı bir senaryo ortaya çıkar. Gördüğünüz gibi, Swami insanlarla ilgilenir. Bize tüm işleri hem bizim dönüşmemiz hem de işin içinde olan diğer kişlerin dönüşmesi maksadıyla verdiğini birçok kez söylemiştir. Tanrı için para da bu projeler de nedir ki? Dünyayı tek bir sözcükle yaratabilir O! Bir yerde bir sığınma evi daha yaratamayacağını mı sanıyorsunuz? Tabi yaratabilir, ama amacı bu değil ki. O’nun amacı, biribirimize nasıl davrandığımızı, birbirimizi nasıl dönüştürdüğümüzü görmektir.

Bize bir örnek vermiştir; Kısa bir süre önce, sürüncemeye giren bir şeyle başımız dertteydi. Swami bizi çağırarak, “Bu isle ilgili olan dört kişi var. Bir otomobilin dört tekeri gibiler. Lastiklerden biri patladığında, araba gidemez. Diğer üç iyi lastik arabanın gitmesini sağlayamaz,” dedi.

Dolayısıyla, Swami bizi, sabırlı ve anlayışlı olmayı öğretmek amacıyla bir araya getirir. Bazen başkalarının uğruna yavaşlamamız ve bazen de diğerlerine yetişmek adına hızlanmamız gerekir. Swami’nin durumu kabullenmeyi, tolore etmeyi ve sabırlı olmayı bize öğretme tarzından başka bir şey değildir bu. Günün sonunda, formül, elinizden geleni yapmnız ve gerisini O’na bırakmanızdır. Mümkün olan her şeyi yaptığınız ve yapacak daha başka bir şeyin kalmadığı hususunda vicdanınız rahatsa, bunu Kendisne adayarak, “Elimden geleni yaptım ben, Swami. Gerisi Senin bileceğin iş,” deyin.

Fakat diyelim ki, elimizden geleni yapmadık ve işbirliği yapmayan, canı istemeyen, katılımda bulunmayan, ama her halükârda o işin hayati bir parçası olan diğer kişinin adına yeterince uğraşmadık. Işte o zaman birlikte oturup konuşmamız ve o kişinin kendini çalışmanın önemli bir parçası olduğunu hissetmesini sağlamamız ve ondan sonra da işe devam etmemiş gerekir

Swami bütünüyle ‘ben’den ‘biz’e ve ‘biz’den de ‘O’na ile ilgilenir. Çok çeşitli doktorların olduğunu söyler. Homoeopathy doktorları homoeopathy ilaçları verirlerken, Ayurveda doktrları Ayurveda ilaçları verirler. Swami de, “Benim dünyaya ait hastalıklar ve dünyevi bağımlılıklar için verdiğim reçete, ‘ben’den ‘biz’e ve ‘biz’den de ‘O’na gitmektir. Hizmet etmek istediğinizde ve insanlarla birlikte çalışmanız gerektiğinde, çok daha anlayışlı, sabırlı ve balınıza gelenlere çokça razı olmanız gerekir. İşler yavaşlayabilir, ama elinizden gelen her şeyi yaptığınız hususunda vicdanınız rahatsa ve suçluluk hissi yoksa sizde, tamamdır. Swami’ye adayabilir ve gerisini O’na bırakabilirsiniz.

Son bir not: Söz konusu görevden almanız gereken dersi aldıysanız, ertesi gün, siznle de olsa, siz olmadan da olsa hatta size ragmen de olsa, o işin yapıldığına tanık olursunuz.

Kaynak: Kalpten Gelenler, 2. Cilt – Ashram Sakinlerine Hitaben Konuşmalar, No. 6, 16 Haziran 2019, ABD, Boston’daki Gençlik Buluşması

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 05 2024 H3

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, ülkemizde muazzam bir yiyecek israfı var. Bunun ortadan kalkmasına yardımcı olmak adına nasıl bir farkındalık yaratabiliriz acaba?

Swami: Yiyecek Tanrı’dır. Annat purushah (yiyecekten insan ortaya çıktı),” denir kutsal metinlerde. İnsanığlu yiyecek olmaksızın mevcut olamaz. Başkalarına şefkatle yaklaşmadığınız ve acılarını hissetmediğiniz takdirde, böyle iyi değerleri öğretmeniz mümkün olmaz. Çözüm bir kez daha spiritüelliktedir.

Insanlara en azından yaptıklarından sorumlu olduklarını, zira çok sayıda kişinin yiyeceğinin olmadığını ve aç kaldıklarını anlatın. Dünyanın yarısının yaptığı gibi, aç karnına uyumayı bir deneyin. Lütfen söyleyin bunu onlara. Belki onları etkiler de şefkatli olmalarına yol açar.

Birçok kimse, “Param var, istdiğimi alabilirim. İsraf edersem de benim problemim. Niçin sen dert ediniyorsun ki?” diye düşünür. İşin aslı şu ki, yiyecekler o kişilere başka birçok kişinin çabaları sayesinde geliyor. Paran kesinlikle senin olsa dahi, yeryüzü sana ait değil. Bütü bu yiyeceklerin kendilerinden kaynaklandığı yeryüzünün, gözkyüzünün veya suyun sahibi değilsin ki. Dolayısıyla, bu öğretiyi okullardaki müfredata koymak suretiyle çocuklara yol göstermek gibi bir sorumluluğunuz var; en iyi yöntem budur. Çocuklar büyüdüklerinde başkalarını incitmeyerek daha iyi vatandaşlar haline gelirler.

Yetişkinlerin alışkanlıklarını değiştirmek çok zordur, zira o zaman kadar eğrı boy atmış ağaçlar haline gelirler ve artık düzgün büyümeleri sağlanamaz. Henüz bir fidanken bir sopaya bağlayabilir ve düzgün boy atmasını sağlayabilirsiniz. Benzer şekilde, günümüzde dünya nüfusunun büyük bir kısmı çocuk olduğundan, çocuklara öğretmeniz gerekir. Şayet önümüzdeki on yılda hepsi iyi kişiler haline gelirlerse, işler farklı olacaktır. Çocuklara bu değerler konusunda giderek daha duyarlı olmayı öğretmaye çalışın.

Kaynak: ABD’de Boston ve Atlanta’ya İlahi Ziyaret, 17 - 23 Haziran 2018

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 05 2024 H4

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, zahmetli alanlarda çalışırken, insanlar çoğu kez iyi tabiatımızdan faydalanmaya kalkıyor. Böyle zor durumlarda nasıl davranmalıyız acaba? Benim deneyimime göre, çok nazik olursak, insanlar iyi tabiatımızı kötüye kullanıyor ve bize kötü muamele ediyorlar. Moralimizi yüksek tutmak ve aynı zamanda insanların bize kötü muamele etmesine izin vermemek arasında nasıl bir denge tutturabiliriz acaba?

 

Swami: Bu dünyadayken birinci vazifeniz iyi olmaktır. İyi olmanız gerektiğini düşündüğünüz sürece, neye mal olursa olsun, iyi olmalısınız. Ne var ki, insanların sizin iyi tabiatınızdan faydalanabileceği bir dünyada yaşadığınızdan, size şu tavsiyede bulunacağım:

Sizin iyiliğinizden ötürü öteki kişi tembelleşiyorsa, o zaman sizden istediği her ne ise, yapmayın onu. Eğer ebeveynler çocukları her yapmak istediklerini yapsınlar diye onlara izin veriyorlarsa, iyi ebeveynler değildirler. Çocuklarını şımartmaktadırlar. Kalbinize dönün ve ona, bir aktiviteyi yapmanızın öteki kişiye yardımcı mı olacağını yoksa zarar mı vereceğini sorun. Kalp yanıt verecek ve siz de o işi yapıp yapmamanız gerektiğini bileceksiniz.

Bazen insanlara şefkatten değil de egodan ötürü ‘Hayır’ demek zor gelebilir. Biri rica ettiğinde, ‘ “Hayır,” dememem gerekir,’ diye düşünebilirsiniz. Size ‘Evet’ dedirten, egodur. Yeterince alçakgönüllü iseniz ve yardım ettiğinizde bir sorun olacağını fark ederseniz, o zaman güzelce açıklayacak alçakgönüllülüğü göstermelisiniz: “Bunu yaparsam, vazifeni yapmamış olacaksın. Bu yüzden yapmak istemiyorum. Evet, sana yardımcı olacağım, ama bunu kendin yapmalısın.” Bunu güzelce ve dostça açıklarsan, hatalı olan bir kimse bile ne dediğini anlayacaktır.

Çoğu defa insanlar, öfkeden ötürü, kaba davranışlarıyla başkalarını cezalandırmaya kalkarlar; ama izlenecek yol yordam bu değildir. Hata her ne olursa olsun, sevgiyle düzeltebilirsiniz. Sevgiyle düzelttiğiniz takdirde kalıcı olur; ama başkalarını cezalandırır ve kırıcı olursanız, kalıcı olmaz. Dolayısıyla, önce iyi olun. Sizin iyi ya da kötü olduğunuzu, yardımcı olup olmadığınız belirleyecektir. Bazen yardım etmeyerek de bir kimseye iyilik etmiş olursunuz, zira o kişi bu durumda kendisi yapmak zorunda kalacak ve kendisi daha iyi biri haline gelecektir.

Başkalarından daha fazla biliyorsanız, onlara kendilerinin yapmaları için yardım edin ve onların yanında olun; gereksiz yere sizden faydalanmalarına izin vermeyin. Ne var ki, ilgili kişiyi tanımıyorsanız, o zaman öylece yardımcı olun, çünkü yardımınız ayrım yapmamalı veya fark gözetmemelidir. O kişiyi tanıyorsanız, kalbinize sorun ve ona göre hareket edin. Kırıcı ya da kaba olmayın; ‘Hayır’ demeniz gerekse bile, öteki kişi anlayabilsin diye anlayışlı bir şekilde söyleyin.

Kaynak: SSS Uvacha, 13. Cilt – İlahi Diskur, 30 Ağustos 2015 - Londra, Birleşik Krallık

Devamını okuyun...
Bu kullanıcının RSS akışına abone olun

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL