Menu

Cart

Nisan 2024 - SAIPRAKASHANA.COM/TR

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR - 04 2024

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

Nisan 2024

  

Ne doğan ne de ölen ve bir başı ve sonu olmaksızın ebedi olandır O.

Merkezde olup da ışık saçan ātman formunda her yerde

ışıldayandır O – ve biz buna yaşam deriz.

(Telugu dilinde şiir)

 

İlahi ātman’ın Bedenlenmişleri!

(Hindistan’ın Andhra Pradesh, Telangana ve Karnataka eyaletlerinde yaşayanlar tarafından kutlanan) bu Ugadi festivali, sadece yeni bir yılı kutlamakla alâkalı değildir. Aslına bakarsanız, her an yenidir. Her an Tanrı üzerine tefekkür ettiğimiz takdirde, bir beden olduğumuz ve sadece birbiri ardına geçen yıllar boyunca yaşadığımız düşüncesindeki hastalığı tedavi edebiliriz.

Astrologlara göre, her senenin yeni bir ismi ve o seneye bağlı belirli özellikleri vardır. Bir bebeğe isim verildiğinde, o çocuğun büyüyüp de tıpatıp ismi gibi olmasını bekleyemeyiz. Aynı bu şekilde, bir yılın nasıl başarılı olacağı o yılın unvanıyla değil de sizin her birinizin yaşamınızda neler yaptığınızla ilgilidir. Hiç kimseden nefret etmemeli, ancak herkese karşı sevgi, sıcakkanlılık ve şefkat besleyerek ego ve bağımlılıktan kurtulmalısınız.

Ugadi sırasında her altı tadı da barındıran bir şey yemek âdettendir. Bu ritüelin anlamı şudur: Yaşamlarımız iyi ve kötü anları, acıyı ve tatlıyı ve bunların ara tonlarındaki daha birçok şeyi barındırır. Tüm bunlardan geçerken her şeye eşit gözle bakma tavrını benimsemeli, acıyı da keyfi de irkilmeden kabullenmeli ve bu şekilde Tanrı’nın lütfunu kazanmalıyız.

Yeni yılın doyumuna ulaşmak istiyorsanız eğer, yapmanız gereken tek şey kendi İlahiliğinizin farkına varmak, acıyı da keyfi de Tanrı’dan birer hediye olarak kabul etmek ve herkese eşit bir şekilde hizmet etmektir. Mutluluk anlarında sevinçten havalara uçmak ve üzüntülü anlarda depresyona girmek doğru değildir.

jagat’, ‘gelen giden’ demektir. Bu dünyada acıyla keyif birbirini takip eder. Başarı ve mutluluk anlarında alçakgönüllü kalmalıyız, zira durumlar değişebilir ve hemen ardından başarısızlıklar gelebilir. Her an için Tanrı’yı düşünmeliyiz.

Karşılaştığımız tüm tersliklerin ve zorlukların sebebi nedir? Tanrı’yı unuttuğumuz için olur bunlar. Tanrı’yı her an her yerde düşünecek olursak, hiçbir zaman hiçbir şey için üzülmek zorunda kalmayız. Zorluklarla karşılaştığımızda, Tanrı’nın bize yaşamlarımızda düzgün davranmadığımız mesajını yolladığını düşünmeliyiz.

Bu Ugadi festivalini, nerede hata yaptığınızı ve nerede kendinizi geliştirebileceğinizi düşünmek için kullanın. Bundan böyle, her dakikanızı, Tanrı üzerine tefekkür ederek, Tanrı’ya ibadet ederek ve bencillikten uzak bir şekilde sevmekle ve hizmet etmekle meşgul olarak geçirin.

Kaynak: SSS Uvacha, 16. Cilt, 8 Nisan 2016, Akşam, Ugadi Kutlamaları, Muddenahalli

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 04 2024 H1

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Swami-ji, zihnin daima İlahiliğe bağlı halde kalmasını sağlamamızı söyledin. Bunun yöntemlerinden biri mantra sadhana olduğu için, srividya mantra ve shodashi mantra gibi beeja mantralar’dan bazılarını terennüm etme eğilimindeyim. Bazı kimseler bu mantralar’ın sabahları banyo yaptıktan sonra ve bazı vakit alan ritüellerin eşliğinde terennüm edilmesi gerektiğini söylüyor. Sorunum şu: Çalışan bir bayanım ben, bu yüzden sabahları yarım sat veya bir saat harcamam mümkün değil. Fakat arabayla ofise giderken ve öğlen yemeği için dönerken beeja mantralar’ı ezberden okuyabilirim. Buna izin var mı acaba? Tavsiyen nedir, Swami?

 

SwamiBu sadece onun ikilemi değil; günümüzde büyük bir koşuşturma içinde olan birçok kişinin de ikilemi bu. Son derece yerinde bir soru bu ve herkesin yararına olmak üzere yanıtlanmalı.

Hem mantra nedir ki? mantra, belirli bir anlamı olan bir dizi hecedir. Ne gibi bir işlev görmesi beklenir peki? mananat trayate iti mantrah – sizi kurtuluşa erdiren, terennüm edilmek suretiyle sizi öte yakaya ulaştıran şey bir mantra’dır. mantra’nın üzerinde tefekkür ederek kurtuluşa erersiniz; mantra’dır işte bu. Basit bir mantra, “aham brahmasmi” dir: ‘Ben Tanrı’yım’ anlamına gelir. Kesintisiz olarak bunun üzerinde tefekkür edin. manana (tefekkür) gerekir, yoksa shravana (dinleme) ya da vachana (söyleme) değil. manana sırf dinlemekten veya terennüm etmekten daha derindir. Dolayısıyla, bir mantra’dan maksat, onu söylemek değildir – gereksizdir bu. Tıpkı ders kitaplarını yüksek sesle okuyan ve bu sayede daha iyi konsantre olabilen bazı çocuklar gibi size bir yararı oluyorsa, söyleyin tabi. Ne var ki, aslında bir mantra, mananat’ı gerektirir – yani anlamının üzerinde kesintisiz olarak tefekkür etmeniz gereken bir şeydir mantra; budur mantra’nın amacı. Bunu yaptığınızda, zihin yavaş yavaş mantra’nın anlamının üzerinde odaklanır ve o anlam da kendini size açmaya başlar. mantra, taç yapraklarıyla birer birer, katman katman size kendini açar ve karşınızda tezahür eder.

Şimdi zihnen zamanda geriye giderek, bu mantralar’ın her şeyden önce yüce rishiler (ermişler) tarafından nasıl alındığını bir düşünün. Onlara mantra drashtalar denirdi – yani mantralar’ı işitenler değil de ‘mantralar’ı görenler’ denirdi. Bir mantra’yı nasıl görebilirsiniz peki? Bunun anlamı, bir mantra ile ilgili olarak, dinlemekten, konuşmaktan veya düşünmekten daha fazlasının söz konusu olduğudur. Bir mantra’nın hem ses hem de anlam olarak içten dışa doğru tezahür ettiği söylenir. “sarvam brahma mayam,” – her şey ilahidir – bir mantra haline geldi [diyelim]. Birisi de ‘sarvam brahma mayam’ diye terennüm eder ve her şeyin ‘Bir’liğini, her şeyin İlahiliğini deneyimler. Demek ki, bir mantra, iki yönlü trafik gibidir: Kişi bir mantra’yı terennüm edebilir ve Hakikatin farkındalığına erebilir yahut kişi Hakikatin farkındalığına erebilir ve mantra’yı terennüm edebilir. rishiler, sizin Tanrı’ya ulaşmanız için hoş bir karayolu yapmışlardır. Bir şeyi deneyimlemişler ve onu mantralar olarak dile getirmişlerdir; rishiler’in deneyimi belirli sözcüklere dönüşmüştür.

Güzel bir şey gördüğünüzde, “Ah-ha!” dersiniz. ‘Ah-ha’, bir mantra olmadığı gibi, aslında bir sözcük de değildir. O anda deneyimlediğiniz duygunun dile getirilmesidir sadece. Benzer şekilde, rishiler de bir şeyi deneyimlemişler ve onu sözel olarak mantralar şeklinde ifade etmişlerdir. O dönemde mantralar bir lisan halinde olmayıp, rishiler’in deneyimlerinin bir dışavurumu halindeydi. Dolayısıyla, bir guru size, ancak o belirli deneyimin size yardımcı olabileceği bilinciyle bir mantra verir. Çünkü sizin geçmişinizi de geleceğinizi de görmüş ve tıpkı bir Ayurveda doktoru gibi teşhis koymuştur. Ayurveda doktoru da bir kimsenin vata’ya mı pitta’ya mı yoksa kapha’ya mı eğilimli olduğuna karar verir ve buna bağlı olarak ona doğru türden ilaç tedavisini tavsiye eder. Bir mantra da buna benzer; bir guru size, yardımcı olacağını söyleyerek bir mantra verir, zira zihninizin içeriğini bilir. Zihninizin nasıl bocalamakta olduğunu, ne kadar derin olduğunu, ne kadar sorunlu olduğunu anlamış olan guru, kendisindeki guru drishti yetisinden dolayı olaya vâkıf olup, tıpkı bir doktor gibi, buna göre ‘reçete yazar’.

Senin sorunun ise mantra’yı belirli bir yerde belirli bir vakitte terennüm edememendir. O mantra sana, spiritüel yaşamda disipline girmemiş olduğun bilindiği için verilmiştir. Bir guru, kişi disiplinsiz olduğunda bunu bilir. Doktor size, sabah ilk iş ilacı ya da hapı almanızı ve ikinci dozu da akşam belirli bir vakitte almanızı söyler. Ayrıca size, bu ikisinin arasında şunu yiyip bunu yememenizi tembih eder. Bunu söylemelerinin sebebi, bedeninizin ilacı gerektiği şekilde özümsemesinin ve arzulanan etkiyi göstermesinin sağlanmasıdır. Ritüeller vs.nin de benzer bir işlevi vardır – maksat, mantra’nın gücünü özümseyecek şekilde zihni hazırlamaktır.

İlk olarak, kendini hem içte hem de dışta temiz tut; kirliysen ve derin kaşınıyorsa, oturup da mantra’nın üzerinde nasıl konsantre olabilirsin ki? Temiz olman gerekir. Tüm hafta boyunca giymekte olduğun giysileri değil de shuddha vastram (yıkanmış, temiz giysiler) giymelisin. Bedenen rahat bir durumda değilseniz, huzur içinde oturup da mantra’nın etkisini hissedemezsiniz. Sthana da – oturduğunuz yer de – saf olmalıdır. Aşırı derecede trafik gürültüsü veya etrafınızda aşırı derecede hareketlilik varsa, zihninizi odaklayamazsınız. Ritüellerin hepsi de mantra’nın etkisini alması için zihninizi en iyi şekilde hazırlamak amacıyla tasarımlanmıştır; aksi halde uygulamanız olduğu gibi boşa gidebilir.

Şayet belirli bir süreden beri uygulama yapmaktaysanız ve konuşurken, yürürken, hareket ederken, yemek yaparken, şarkı söylerken ve dinlerken mantra’nın tefekkürü zihninizde kendiliğinden tekrarlanıp devam ediyorsa, bu durumda ritüel niteliğindeki ayrıntılara ihtiyacınız olmaz. Hazırlayıcı uygulamalara sadece başlangıçta ihtiyaç vardır. Araba sürmeyi öğrenmek istiyorsanız, açık bir alana gidip, deneyimli bir sürücünün yardımıyla öğrenirsiniz. Araba sürmede bir kez ustalaştınız mı da artık arabayı kontrol altında tutmayı düşünmek zorunda kalmadan yolculuğunuza devam edebilirsiniz. Arabayı sürerken biriyle konuşuyor yahut başka bir şeyi düşünüyor olsanız dahi araba yola devam eder. Nasıl mı? Çünkü araba sürmek sizin bir parçanız haline gelmiştir. Benzer şekilde, mantra’nın üzerinde kesintisiz olarak tefekkür etmek suretiyle, zihniniz mantra’yı her an için ve herhangi bir yerde deneyimlemeye hazır hale gelir - mantra’yı yıkanırken de yemek yaparken de yahut yürürken de terennüm edebilirsiniz. Her neredeyseniz, her neyi yapmaktaysanız, herhangi bir boş anınızda mantra’yı terennüm edebilirsiniz.

Spiritüel bakımdan çok ileri düzeyde olduklarını göstermek isteyen ve bu nedenle mantra’yı yüksek sesle terennüm eden bazı kimseler vardır – kapı komşuları bile duyabilir onları! İnanın, kentlerde bu böyledir. Sabah 11:30’da yandaki dairedeki adamın bir pooja çanını çalmaya başlayacağını ve onda sonra terennüme koyulacağını herkes bilir. Bu işi sessizce yapın! Bakın, Tanrı size son derece yakındır. Kendinizi duyurmak için bağırmak zorunda olduğunuz, yan odadaki biri değildir O. Tanrı sizin içinizdedir! Hatta fısıldamanıza bile gerek yoktur – Tanrı size bu kadar yakındır işte. Öyleyse, dillendirmekte olduğunuz şeyi Tanrı’nın duymasını sağlamak amacıyla yüksek sesle terennüm etmenize niçin gerek olsun ki? Tanrı her şeyi duyar; dolayısıyla spiritüel nitelikteki zahitlik uygulamalarını bir şov haline getirmeniz gerekmez. Kendi kişisel deneyiminiz olarak, son derece kişisel bir deneyim olarak kendinize saklayın bunu – içinizde saklayın.

Söylediğim gibi, mantra’yı yürümekte, konuşmakta, hareket etmekte veya herhangi bir şey yapmakta olduğunuz her yerde terennüm edebilirsiniz, fakat shraddha (içtenlik) olmazsa olmaz. Bazı kimseler, mantra’yı iki ya da üç yüz kere terennüm etmenin sizi disipline sokmanın tek yolu olduğunu belirtirler. Ne var ki, kendinizi bir kez disipline soktunuz mu, mantra’yı bir defa dahi tam bir shraddha ile terennüm etmek sizi kurtuluşa erdirebilir. Bu nedenle, mantra’nın dış veçhelerini dikkate almayın – o kadar da önemli değildir bu. mantra’yı terennüm etmek otomatik hale gelene kadar geçen sürede önemlidir. Araba sürmeyi öğrenmekle ve kendinizi trafiğin olmadığı açık bir alanla kısıtlamakla olan benzerlikten bahsettim. Fakat bir kez öğrendiniz mi de arabayı yolda sürmekten çekinmezsiniz; ehliyet alıp, istediğiniz her yere arabayla gidebilirsiniz. Aynı şekilde, bir mantra’yı öğrendiğiniz ilk etaplarda da bazı disiplinlere uymakta yarar vardır. Disiplin zihninizi gerektiği şekilde tefekkür etmeye hazırlayacaktır, ama zihninizi sakin kılmanın üstesinden bir kez geldiniz mi de herhangi bir yerde terennüm edebilirsiniz – ve mantra’nın iç anlamı kendini açık eder. Günün sonunda size gerçekten yardımcı olacak şey nicelik olmayıp, terennüm edişinizin niteliğidir. Bu nedenle kendini suçlu hissetme, aslında ortada bir sorun yok.

Kaynak: Singapur İlahi Ziyareti, 5 Ağustos 2018, Sai Anandam’da Halka Açık Akşam Satsang’ı

 

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 04 2024 H2

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, Çin kültüründe bu ay yedinci ay olup, adına Aç Hayaletler Bayramı denir. Bu ay boyunca ruhların dünyamıza gelmelerine izin vermek üzere kapılarının açıldığı bir cehennem gerçekten var mıdır? Cennet son derece engindir. Canlar bedenlerini terk ettiklerinde, dinlenmeleri için ayrılmış olan saf ahret alanlarının var olduğuna inanılmaktadır. Böyle bir şey var mıdır?

 

Swami: Cennet varsa, cehennem diye bir şeyin de var olması gerekir. Gündüz varsa, gece de olmalıdır. Cennetin yokluğu, cehennemdir; cehennemin yokluğu da cennettir. Çin, Hint, Yunan kültürü de olsa yahut herhangi bir kadim kültür de olsa, tüm kültürler bu farklı yerlerin ayrımında olmuşlardır.

Fiziki dünya diye gördüğünüz şey, kısıtlı bir algılamadan ibarettir. Algınızın ötesinde olmak üzere, dünyanın hem yukarısında hem de aşağısında dünyalar vardır. Bu nedenle, görmediğiniz ya da algılamadığınız başka varlıkların ve başka dünyaların olduğu doğrudur. Fiziki duyularınızın ötesini görme, işitme veya deneyimleme yeteneğini geliştirdiğinizde, önünüzde bütünüyle yepyeni bir dünya açılır.

Bilgeler ve ermişler, derin meditasyon halindeki kimseler nasıl öğrendiler bunu? O yerleri bedenen değil de zihnen ziyaret edip geri gelebilirlerdi. Burada oturuyor olsanız bile, bedeniniz burada olabilir, ama zihniniz ofiste bulunabilir veya arkadaşınızın evinde ya da hatta başka bir ülkede olabilir. Beden atıldır; zihin aracılığıyla da algılarsınız. Bilgeler ve ermişler, zihinlerini, daha süptil olan bu gerçeklikleri algılayabilecekleri düzeye çıkarabilirlerdi. Hayatın, fiziki düzeyde belirenden daha fazlasını kapsadığını işte bu şekilde keşfettiler.

İlahi kaynaktan ayrı düştüğünüz andan itibaren, ana ırmaktan ayrı olan su damlacıkları gibi olursunuz. Hepiniz, eninde sonunda, Tek halinde bir araya gelmek suretiyle gerisin geriye ırmağa kavuşursunuz.

Bu dünyaya geldiğinizde, birçok kişiyle birlikte yaşar ve hepsinden bir şeyler öğrenirsiniz. Hayatınızın gayelerini ve nasıl ilerleneceğini öğrenirsiniz. İyi işler yaparsanız, terfi edersiniz. İyi işler yapmazsanız, olduğunuz yerde mevcudiyetinizi sürdürmek zorunda kalırsınız. İyi olanı yaparak, cennet statüsüne ulaşırsınız; iyi olanı yapmayarak, bir tür cehennemde alıkonursunuz.

Nedir cehennem? Sefalet cehennemdir, üzüntü cehennemdir, ıstırap cehennemdir. Burada otururken de ıstırap çekiyor olabilirsiniz, üzüntülü olabilirsiniz, ağrınız sızınız olabilir – bunların hepsi de sizin için bir tür cehennem oluşturabilir. Şayet sürurla, sevinçle dolup taşıyorsanız ve mutluysanız, o zaman cennettesiniz demektir. Demek ki, bu bedendeyken de ve diğer âlemlere yolculuk yapmadan da cenneti ve cehennemi yaşayabilirsiniz. Bedeni bir kez terk ettiniz mi, tıpkı her çocuğun bir sonraki sınıfa geçmeden önce bir sınavdan geçmek zorunda olması gibi, siz de bir sınavdan geçmek zorunda kalırsınız. Sınavı geçerseniz, terfi edersiniz ve sizi öte âlemde gözetip kollayacak olan öğretmenleriniz olur. Yaptığınız iyi şeyleri, neyi yanlış yaptığınızı, kaç cevabın doğru olduğunu ve kaçının yanlış olduğunu gösterirler size. Sonra sizi bir sonraki sınıfa, yani öğretiminizi daha ileri bir düzeyde sürdüreceğiniz yeni bir aileye, yeni bir bedene ve yeni bir ortama gönderirler. Öğrenmeyi işte bu şekilde sürdürürsünüz, ta ki siz en yüce ders olan bencillikten uzak olmaya, İlahi olmaya, saf sevgi olmaya erene kadar. En yücesi budur!

Bu en yüce seviyeyi ne kadar erken öğrenir ve erişirseniz, sizin için o kadar hayırlı olur. Bu sürecin tümü kişinin kendisini sevmesi ile başlar, sonra ailesini sevmesi, toplumun tümünü sevmesi ile devam eder ve en nihayet, kâinatı bütünüyle sevmesiyle tamama erer. Sevginiz bu şekilde genişlemelidir. Bunu ne kadar hızlı öğrenirseniz, gayenize de o kadar hızlı erişirsiniz. Bazen o âlemlerden bu dünyaya, hayatın daha yüce hakikatlerini öğretmek ve deneyimlerini paylaşmak üzere üstatlar iner. Aksi halde, bu hayatta yapmanız gereken şeylerin, doğmak, yemek, uyumak ve ölmekten ibaret olduğunu zannedersiniz. Hayatınızı bu şekilde geçirmemelisiniz.

Hepiniz buraya daha yüce olan bu Hakikati öğrenmek ve deneyimlemek istediğiniz için geldiniz. Onu bir kez deneyimlediniz mi de Hakikate vâkıf olursunuz. Narasimha Murthy, “Tanrı’ya bir kez vâkıf oldunuz mu, Tanrı olursunuz. Daha başka bir şeyi bilmenize gerek kalmaz,” dedi. Bu ‘Dünya Okulu’nda elde edebileceğiniz en yüksek diploma, bencillikten uzak hale gelmektir. Bencillikten uzak hale geldiniz mi de saflaşırsınız. Bu durumda artık gelip gitme olmaz, artık cehennem veya cennet yahut yeryüzü diye bir şey olmaz. Sizin her biriniz, Hakikat olan Kaynağınıza geri dönersiniz. Her bir yaşamda derslerinizi öğrenmeniz ve o dersleri bir sonraki yaşama uygulamanız gerekir – böylece her bir ömür boyunca gelişme gösterirsiniz. Süreç budur işte.

Kaynak: SSS Uvacha, 17. Cilt, 6 Ağustos 2016, Dr. Yeoh İkametgâhı, Sabah Satsang’ı, Singapur

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 04 2024 H3

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Düşüncelerimizin, sözlerimizin ve eylemlerimizin tamamını zihne değil de Tanrı’ya yerleştirip oturtabilir miyiz? Duanın yardımı olur mu?

 

Swami: Duanın yardımı olur, ancak sadece içten edilen duanın yardımı olur. Duayı bir kez Tanrı’ya verdiniz mi, bir daha size geri vermez onu. Bu nedenle sonrasında taleplerde bulunmayın. Onu bir kez Tanrı’ya verdiniz mi yaşamınız tam anlamıyla değişir ve bir daha asla aynı olmazsınız. (Sonra) tekrar o eski aynı şey haline dönmeye çalışmayın. Karar vermelisiniz.

lakshmana rekha sınırını (koruyucu bariyeri) geçtikten sonra geri dönemezsiniz – teslimiyet böyle bir şeydir. Kabir Das bir keresinde, “Ben oradayken Tanrı orada değildi; şimdi Tanrı burada, fakat ben orada değilim,” demişti. Benzer şekilde Sai buradayken siz orada değilsiniz ve siz buradayken Ben orada değilim. Algı şöyledir: advaita’da (ikicilik olmayan Teklik’te) olduğu gibi ya her şey Tanrı’dır ya da siz illüzyonda kaybolmuşsunuzdur, yalnızsınızdır. ‘Ben’in olduğu yerde ‘Sai’ olamaz, ‘Sai’nin olduğu yerde de ‘ben’ olamaz. Bu nedenle bu anlayışla seçin.

Evet, duanın yardımı olur, ancak dua ile birlikte bir parça gayret de göstermek gerekir. İyi bir hekim size ne tür beslenmeniz gerektiğini ve hangi ilaçları almanız gerektiğini söyler. İlaçları alıp, doğru şekilde beslenmeyi es geçerseniz sonuç alamazsınız. Benzer şekilde dua madalyonun sadece bir yüzüdür, gayret ise öbür yüzüdür. Her şeyi her an, bağımlı olmadan, Tanrı sevgisi için, Tanrı uğruna yapın. Tüm bunlar teslimiyet hal’ine ulaşmanıza yardımcı olacak olan gayretlerdir.

Kaynak: İlahi Ziyaret Avusturalya, 2 Mayıs 2019, Halka Açık Satsang, Melbourne

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 04 2024 H4

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Hepimiz kurtarılmak istiyoruz. Ben de Altın Çağa girenlerin arasında olacağıma inanmak istiyorum. Ne var ki, egonun ve erdemsizliğin tuzaklarına düşmek konusunda kuşkularım ve korkularım var. Her gün, gerçekten de iyi bir kişi olduğumu düşünerek meditasyon ve dua için vakit ayırıyorum; ama belki de değilimdir. Aslında şunu bilmek istiyorum: Her insan kurtarılacak mı, yoksa bazı kimseler diğerlerine kıyasla kurtarılmaya daha mı yatkınlar? Beni korkutan bir husus bu.

 

Swami: Sende ‘sınav’ korkusu var, bir sınavı geçip geçemeyeceğine dair bir korku var. Herkesin sınavlara girmesi gerekir; sınavlardan geçmeden okuldan mezun olan birini gördün mü hiç? Mümkün değil ki bu. Sınavlardan korkma; sınavlara girmek ve geçmek zorundasın.

İşin güzel tarafı, zamanın senden yana olmasıdır. Swami buraya gelip, sana çok önceden, bir sınav olacağından bahsetmektedir. Zaman sizden yana olduğuna ve Ben de sürekli size sınavlardan bahsettiğime göre, vaktinizi boşa harcamayın. Zamanı iyi kullanın ki, size tanınan süre içerisinde güzelce hazırlanabilesiniz ve sınavdan başarılı bir şekilde geçebilesiniz.

Dahası, Tanrı sizinle birlikte olup, öğretmeniniz olarak, nasıl ders çalışacağınız, ev ödevinizi nasıl yapacağınız, sorunlarınızı nasıl halledeceğiniz ve en sonunda sınavda neler yazacağınız hususunda size rehberlik etmektedir ki, sınavdan iyi bir not alarak geçebilesiniz. Bu durumda korkacak ne var ki? Kuşkulara yer vermeye ne gerek var ki? Sınavdan geçip geçmeyeceğinize dair korkularınız varsa, öğretmeninize de kendinize de güvenmiyorsunuz demektir. Güzelce gayret edin ki, Tanrı’nın lütfu ve rehberliği sayesinde her şey mümkün olsun.

Kaynak: SSS Uvacha, 19. Cilt, 15 Ekim 2017, Halka Açık Satsang, Mexico City, Meksika

Devamını okuyun...
Bu kullanıcının RSS akışına abone olun

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL