Menu

Cart

Ocak 2024 - SAIPRAKASHANA.COM/TR

SORU CEVAP ALINTILARI - 01 2024 H1

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Swami, okulların da değerlere odaklanman da beni çok esinlendirdi. Ben bir eğitmenim ve aslında çalışmalarım çerçevesinde okullara insani değerleri getirmek istiyorum. Fakat çoğu defa ilerleyemediğimi hissediyorum. ABD’deki eğitim sistemini karakter gelişiminin ve insani değerlerin üzerinde odaklanmak üzere değiştirmeye nasıl başlayacağımız hususunda herhangi bir tavsiyen var mı?

 

SwamiEğitim iki şeyden oluşur: Öğretmen ve öğrenci. Öğrenciyi değiştirmek istiyorsan öğretmeni değiştirmen gerekir. Öğretmenin nasıl davrandığı ve öğretmenin ne yaptığı öğrenciyi etkiler. Bu nedenle, Guru Vikas denilen ve öğretmenleri değerlerin sınıfta nasıl işleneceği ve öğrencilere nasıl öğretileceği konusunda yetiştiren bir programı geliştirme çabası içerisindeyiz.

Buna duyulan ihtiyacın resmi düzeyde tanınması ve çocukların eğitilme tarzının değiştirilmesi çok ama çok uzun bir süre alacağı için, öğretmenler resmi olmayan bir şekilde bir araya gelip de bu değerleri uygulamaları gerektiği hususunda bir karara vardıkları ve uygulayıp öğrencilere öğrettikleri zaman, değerler eğitimi de gayri resmi şekilde başlamış olur. Küçük çapta da olsa başladı bile. Gidip de resmi bir çaba içerisine girmek isterseniz, çok ama çok vakit alacaktır. Dolayısıyla, öyle hareket etmenin bir anlamı yok. Bunun yerine, iyi öğretmenlerle bir araya gelmeye başlayın, bir dernek kurun, birbirinizle görüşün ve birbirinizi esinlendirin. Birkaç öğretmen değiştiği takdirde, öğrenciler de değişecektir. Bu öğretmenleri gören diğer öğretmenler de uygulamaya başlar – ve bu şekilde yayılır. Bunu şimdi hem Birleşik Krallık’ta hem de diğer bazı ülkelerde gerçekleştirmekteler. Birkaç öğretmen bir araya gelmekte ve bu çalışmayı yapmakta – öğrencilerin değişmekte olduğu görülmüştür.

Arkasından ebeveynler gelip, “Oğlum şimdi çok daha terbiyeli, çok daha laf dinliyor. Önceden hiç böyle değildi. Neler oluyor, anlamıyorum,” derler. İşte o zaman, söz konusu farkın öğretmenden kaynaklandığını öğrenirler. Bunu gören daha başka öğretmenler de daha başka ebeveynler de değişmeye başlar. Yavaş bir süreç dahi olsa, bir noktada büyük bir ivme yakalayacaktır. Resmi kanallardan yapıldığında gerçekleşmesi mümkün olmaz. Mevcut eğitim sistemindeki bir diğer politika, bir diğer kural, bir diğer kaide haline gelip, değişime yol açmaz.

Gayri resmi yoldan, formaliteye bağlı olmadan iyi öğretmenler bir araya gelmeli ve bunu yapmaya başlayacaklarına dair bir karara varmalıdırlar. Başka okullardan olup da onları gören başka birkaç kişi daha uygulamaya başlayacak ve yavaş yavaş ülkenin geri kalanına yayılacaktır.

Kaynak: İlahi Kitapçık - 24 Haziran 2018 - Los Gatos, Kaliforniya, ABD

 

 

 

Devamını okuyun...

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR - 01 2024

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

29 Ağustos 2015

Londra, İngiltere

Sri Sathya Sai Uvacha – 13. Cilt

 

 

İlahi Sevginin Aziz Bedenlenmişleri!

Bu engin evren tek bir prensip ile işler ve ayakta durur: Sevgi.

Narasimha Murthy, çocuklara hem dünyevi hem de spiritüel eğitimin verilmesi gerektiğini söyledi. Gerçekte, ne dinin ne de Tanrının sınıfa getirilmesi gerekmez. Sınıfa sevgiyi soktunuz mu, sevginin kendisi sizi Tanrı’ya ulaştırır. Başlangıç noktanız Sevgi olsun sonra Tanrı ile sonlandırırsınız.

Yaşamlarınızı bu sevgi prensibi ile sürdürürseniz eğer, er yada geç Tanrı’ya erersiniz. Her insan sevgi duyma gücüyle doğmuştur. Başlangıçta bu sevgi kişinin kendisi içindir. Sonrasında insan kendisine bakan ve kendisiyle aile ve arkadaşlar gibi ilgisi, alakası olan kişileri sever. Ardından ülkesini sever, gurur duyar ve memleketlisini kız ve erkek kardeşleri gibi gördüğünden ülkesine bakmak ister. Sonradan da kendi yansımasından başka bir şey olmadığından evrenin tamamını sevmeyi becerir.

Kendisine baktığı için annesini seven küçücük bir çocuk da olsa, evrenin tamamını kendinin ta kendisi olarak seven son derece gelişmiş bir bilge de olsa, sevginin miktarı çoğalabilir ama kalitesi aynı kalır. Sevgi, evrenin tamamını ayakta tutan temel prensip olarak kalır, zira hiçbir şey sevgiyi azaltamaz veya çoğaltamaz. Sevgi, sevgi olarak kalır. Diğer her şey sevgi olarak adlandırılsa da hakiki sevgi değildir, onlar duygusal yakınlığın çeşitli formlarıdırlar ve bağımlılıktan doğup beklentilerle kirlenmişlerdir.

Hakiki sevgi herkes ve her şey için bütün ve eşit olarak  değişmeden devam eder. Hakiki sevgi, bir yere, zamana veya durumlara bağlı olmaz. Gerek bizim okullarımızdaki, gerek diğer okullardaki çocuklara öğretilmesi için can attığım sevgi türü budur. Çocuklar herkesi ve her şeyi bir beklenti duymadan sevmeyi bir kez öğrendiklerinde, Tanrı’yı bir gün kesinlikle bilecekler.

Pek çok kişi bahsettiğim bu felsefeyi küçük çocukların anlayıp anlamadığını merak ediyor. Doğrusunu söylemek gerekirse anlayanlar sadece çocuklar, yetişkinler anlamıyor. Çocuklar boş sayfa gibiler, yetişkinlerin zihinleri o kadar ‘ben ve benim’ ile dolu ki üstüne başka bir şey yazmak için Bana yer kalmamış durumda! Ancak içinizdeki tüm bencilliği boşaltırsanız tekrar bir çocuk gibi olabilirsiniz ve Benim mesajımı almaya layık olursunuz.

 

 

 

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 01 2024 H2

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Hıristiyanlar, öldükten sonra cennete gitmeyi ümit ederler, ama bazıları da cehenneme gidebilir. Budistler, iyi insanların gittiği ‘Batıdaki Saf Diyar’dan ve ayrıca Cehennemden bahsederler. Senin kitaplarını okuduğumda ise, şimdiki andan söz ediyorsun, ama cennet cehennemden pek bahsetmiyorsun. İnsanlar öldüklerinde tam olarak ne olur?

 

Swami: Yeryüzünde nasıl birçok ülke varsa, aynı şekilde, gördüğünüzün ötesinde de birçok yer mevcuttur. Bedende yaşarken, beden vasıtasıyla deneyimlenebilecek olan şeyleri görebilirsiniz sadece. Ne var ki, bu dünyanın ötesinde mevcut olan birçok âlem vardır. Bunlardan ancak yogiler haberdardırlar, zira diğer âlemlere gidip gelmişler ve ayrıca bu öteki âlemleri görüp onlara vâkıf olmuşlardır.

Bu dünyada yaşayan sizlerin deneyimi sınırlıdır. Bu odada otururken şu duvarların ötesini göremeseniz de dışarıda kocaman bir şehir mevcuttur. Bir insan olarak yaşarken, insana özgü deneyimler edinirsiniz. Bir değil de üçsünüz siz: Beden, zihin ve ruh. Beden bir kez terk edildi mi, zihin ve ruh hâlâ devam eder. Sarhoşlar nasıl sarhoşlarla ahbaplık kuruyor ve azizler de nasıl azizlerle dost oluyorlarsa, iyi bir zihin de birlikte yaşamak için diğer iyi zihinleri bulur ve kötü bir zihin de birlikte yaşamak için kötü zihinleri bulur. Saf olmayan, bencil ve açgözlü olan zihinlerin hepsi de cehennem denilen bir yere üşüşürler. Bedeni terk eden iyi zihinlerin hepsi de cennet denilen bir yerde bir araya gelecektir. Orada buluştuklarında ne yaparlar peki? Hayattayken neler yaptıklarını görüşürler – neyi doğru yaptıklarını, neyi yanlış yaptıklarını görüşürler – ve deneyimlerden öğrenirler. Tıpkı sizin, ev ödevinizi yaptıktan sonra yeniden sınıfa gelmeniz gibi, onlar da yeniden doğarlar ve hayat okuluna geri gelirler.

Çinliler bu konuları çok iyi bilirler. Bedeni terk eden canlar cennete ulaşıp huzura kavuşabilsinler diye dua etmeleri amacıyla çok sayıda ritüelleri vardır. Bu süreç kadim dönemlerden beri insanlığın bilgisi dahilindedir. Yine de bazı kimseler, şimdiki dünyayı bencillikleriyle cehenneme çevirebilirler; cehennemi deneyimlemek için bir yere gitmelerine gerek yoktur. Bunların tümünü unutun gitsin. Hatırlamanız gereken tek şey şudur: Herkesi sevmek cennettir ve herkesten nefret etmek de cehennemdir.

Ben, her birinizin içinde olmak üzere oradayım. Beni dışınızda aramak yerine, bulunduğum yer olan içinizde arayın. Oturup meditasyona dalın ve sürekli olarak Beni düşünün ki, Ben de tüm sorularınıza yanıt vereyim: Ben size içinizden rehberlik edeceğim. Herhangi bir yere gitmenize gerek yoktur. Küçük bir çocuk, yürümeyi öğrenmek için annesinin yardımına ihtiyaç duyar. Aynı şekilde, siz de bilen kimselerden yardım almalısınız; fakat şunu bilin ki, kendi uygulamanız sayesinde eninde sonunda kendi başınıza yürümeniz gerekecek.

Kaynak: SSS Uvacha 14. Cilt – 3 Ekim 2015

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 01 2024 H3

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami! Günlük hayatta dünyevi faaliyetler ile spiritüellik arasındaki dengeyi nasıl kurabiliriz acaba?

 

Swami: Gerçekleştirdiğiniz tüm eylemler spiritüeldir. Dünyevi ile spiritüel eylemler arasında bir fark yoktur! Gerçekleştirdiğiniz tüm düşünceler, sözler ve eylemler, Tanrı aşkına gerçekleştirilmelidir: Bu sayede spiritüel eylemlere dönüştürülürler.

(Bayanlara hitaben) Bu salona geldiğinizde, güzel bir sari’yi kuşanıp öyle geliyorsunuz. Neden bir sari giyiyorsunuz? Başkalarının hatırına yapmıyorsunuz bunu. ‘Ben Swami’nın kız evladıyım. Swami bana baktığında mutlu olmalıdır. Bir sari giymemin sebebi budur,’ diye hissettiğinizde, bir sari giymek gibi o minnacık eylem de spiritüel bir eylem haline gelir. Swami’nin eylemlerinizden hoşnut kalıp kalmayacağına dair bir karara varmak üzere ayırt etme yetinizi kullandığınızda, tüm eylemleriniz spiritüel hale gelir. Aslında, Benim görüşüme göre, ‘dünyevi’ diye bir şey yoktur; her şey spiritüeldir. Ne var ki, bencillikle hareket ettiğinizde, o eylem dünyevi bir hale gelir. Tanrı’nın yarattığı güneş ışığının rengi yoktur. Güneş ışığı renkli camdan geçtiğinde, farklı renkler görürsünüz. Benzer şekilde, bencillik de sizin dünyaya bakış açınızı renge bular.

Çocuklarınız olur ve onları yetiştirmeniz gerekir – fakat kimdir o çocuklar? O çocuklar, jeevatmalar’dır – bireysel canlardır. Sizde, ‘Yüceler Yücesi Can olan Paramatma’ya gitmeleri için onlara yol göstermek benim sorumluluğumdur. Sevgiyle gerçekleştirmem gereken o vazifem var benim,’ hissi olduğunda, o faaliyet de spiritüel hale gelir. Dar görüşlülükten ötürü, ‘Bu benim işim, şu da diğer kişilerin işi; bu ofis işi, şu ev işi,’ diye düşünüyorsunuz. Her şeyi Tanrı aşkına yaptığınızda, her şey spiritüel hale gelir. Bu durumda, dünyevi imiş, yok spiritüel imiş gibi bir soru da gündeme gelmez; her şey spiritüelleşmiş olur.

Kaynak: SSS Uvacha 11. Cilt – 31 Mayıs 2015 – Muddenahalli

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 01 2024 H4

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Geçmiş yaşamlara dair bilginin, kişinin şimdiki spiritüel gelişiminde bir yararı olur mu?

 

Swami: Her şeyden önce, hepinizin bir geçmişi olduğunu bilin. Hiçbiriniz, önceki yaşamlarınız olmadan öylece gelmediniz buraya. Şimdiki doğumunuzun temeli, geçmişte yaptıklarınızla atılmıştır. Örneğin, bugün onuncu sınıftaysanız, dokuzuncu, sekizinci, yedinci, beşinci sınıflardan ve ilkokuldan geçmiş olmanız gerekir. Alt sınıflarda her neyi öğrendiyseniz, bugün öğrenim görmekte olduğunuz onuncu sınıfa da o bilgiyle geldiniz. Demek ki, önceki sınıflarda dersinize güzelce çalıştıysanız, ev ödevlerinizi güzelce yaptıysanız, her şeyi anladıysanız ve sınavlarınızdan iyi notlar alıp hepsinden güzelce geçtiyseniz, bu durumda bir sonraki sınıfa – bugün öğrenim görmekte olduğunuz sınıfınıza – geçebildiniz. Onuncu sınıftaki dersleri anlamakta çok zorlanıyorsanız, dokuzuncu, sekizinci veya yedinci sınıflarda derslerinize güzelce çalışmadığınız anlamına gelir bu. Ya derslerinize yeterince çalışmamışsınızdır ya da ev ödevlerinizi gerektiği şekilde yapmamışsınızdır.

Bugün ya düşe kalka ya da rahatlıkla ders çalışmanızın sebebi budur. Tümüyle geçmişte nasıl olduğunuza bağlıdır. Dolayısıyla, bugün her ne iseniz, kesinlikle geçmişte ne olduğunuza bağlıdır. Aslında, geçmiş geçip gittiği için, geçmiş yaşamların yararlı olup olmadığını bilmenin bir gereği de yoktur. Swami’nin felsefesi, ‘geçmiş geçmiştir, geçmişi unutun gitsin’ şeklindedir. Geçmişte, bugün pek de ilham verici olmayan birçok şey yapmış olabilirsiniz. Başkalarının canını yakmak ya da başkalarına zarar vermek veya günah işlemek gibi, geçmişte bilerek ya da bilmeden yaptığınız şeyleri öğrenebilirsiniz. Bunları öğrenmenizin zihninizin üzerinde kötü bir etkisi olabilir ve bu da size suçluluk duygusu verebilir – üzerinizde olumlu olmaktan daha çok olumsuz bir etki yaratabilir. Bu yüzden daima derim ki, “Geçmiş geçmiştir, geçmişi unutun gitsin.”

Her ne gerçekleşmişse, onun, bugünkü sizin oluşmanızda yardımı geçen bir şey olduğunu bilin, ama (unutmayın ki), bugün, elimizde olan tek şey olduğu için daha da önemlidir. Geçip giden zamanı geri getiremezsiniz. Sizinle birlikte olan şimdiki an, yegâne servetinizdir. Bu zamanı kullanır da şu anda ders çalışmakta zorlanırsanız, geçmişte dersinize iyi çalışmadığınızı anlayabilirsiniz. Demek ki, bugün sizde aşırı derecede öfke, negatiflik, nefret, kıskançlık veya arzular var ise, geçmişte yaşamınızı spiritüelliğin prensiplerine uygun bir şekilde veya Tanrı yolunda ya da Tanrı’ya adanmışlıkla geçirmediğiniz anlamına gelir bu – bu tür şeylerin (bugün) sizi uğraştırmasının sebebi budur işte. Hâlâ (spiritüel bakımdan) daha fazla gelişmeye ihtiyacınız var demektir bu. Bu kadar bilgi yeterlidir. Geriye dönüp bakmayı sürdürürseniz, nasıl ilerleyebilirsiniz ki? Bir şeye çarpıp düşeceksiniz demektir. Dolayısıyla, ileriye bakıp ilerleyin; zira geçmiş geçmiştir – geçmişi unutun gitsin – ve gelecek belirsizdir, gelecek için de endişelenmeyin. Şimdiki an her zaman diliminde mevcuttur; sizin için en önemli olan şey de budur.

Günümüzde çoluk çocuğun yaptığı her türlü şeyi yapıp da yaşamlarda geriye gitme terapisi ya da hipnozla terapi gibi, geçmişte olup biteni anlamaya çalışan aktivitelerle haşır neşir olmayın. Bana sorarsanız, pek de işe yaramayan boş uğraşlardır bunlar. Halbuki, şimdiki anda, bir saniyeyi dahi boş işlere harcamadan dolu dolu yaşarsanız, tam anlamıyla yaşarsanız, şimdiki andan, geleceğinizi yaratacak şekilde kesinlikle daha fazla yararlanabilirsiniz. Geçmişte ekilen tohum bugün bir bitki haline gelir. Bugün o bitkiye nasıl baktığınız da yarın nasıl bir ağaç haline geleceğini belirler. Herkesin bir geçmişi var kuşkusuz. Geriye gidip de geçmişi kazacağınıza ve geçmişte kim olduğunuzu öğrenmeye çalışarak vakit kaybedeceğinize, aslında bugün kim olduğunuzu öğrenmeye çalışın. Kim olduğunuzun ve hakiki Öz’ünüzün ne olduğunun farkındalığına bugün erebilirsiniz. İyi kimselerle birlikte olun, hakikati deneyimlemiş olan asil kişilerden ve bilge kişilerden öğrenin ve onların deneyimlerinden yararlanarak gelişin. En önemli olanı budur.

Kaynak: İlahi Kitapçık – 3 Ağustos 2018 (Akşam) – Asya Pasifik Gençlik Buluşması – Kuala Lumpur, Malezya

Devamını okuyun...
Bu kullanıcının RSS akışına abone olun

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL