Menu

Cart

Eylül 2023 - SAIPRAKASHANA.COM/TR

SORU CEVAP ALINTILARI - 09 2023 H1

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S  Soru: Swami, deneyim ve hayal etme arasındaki farkı nasıl anlayabiliriz?

 

SwamiYemek yediğinizi hayal ettiğiniz takdirde mideniz dolar mı? Hayal edebilirsiniz bunu, ancak mideniz boş olur; sadece yemek yediğinizde mideniz dolar. Benzer bir şekilde, spiritüel gelişimi sadece hayal ettiğinizde zihniniz huzurlu olmaz, kalbiniz süruru deneyimlemez. Spiritüel gelişimi sadece gerçekten deneyimlediğiniz takdirde kalbiniz süruru deneyimler ve zihniniz de huzurlu olur. Bunu hayal ederek elde edemezsiniz; deneyimlemeniz gerekir. Hayal ve deneyim arasındaki farkı nasıl anlarsınız? Hayal son derece yüzeyseldir ve kısa sürer. Çapati yediğinizi hayal edebilirsiniz, kek yediğinizi hayal edebilirsiniz, fakat midenizde çapati de kek de yoksa, gözünüzü açtığınız anda hakikati anlarsınız. Deneyimlemişseniz eğer, bu deneyim kalıcı olarak sizinle kalır.

Kaynak: İlahi Diskur, no.2 -11 Mayıs 2015 (Sabah) - Kodaikanal – Sri Sathya Sai Uvacha - 10. Cilt

 

 

 

Devamını okuyun...

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR - 09 2023

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

16 Temmuz 2015

Awka, Nijerya (Sabah)

Sri Sathya Sai Uvacha – 12. Cilt

 

 

Tüm kutsal yazıların ve tüm dinlerin özü şu beş kelime ile özetlenebilir: ‘Herkesi Sevin, Herkese Hizmet Edin’. Hristiyanlık olsun, Budizm veya Hinduizm olsun, tüm dinler aynı hakikatten bahsederler. Dünya üzerinde pek çok okul aynı dersleri farklı dillerde veya farklı kişilerle anlatmaktadır; ne var ki günün sonunda, öğrettikleri hakikat bir ve aynıdır.

Nasıl ki beş element insan bedenini oluşturur, beş insani değer de insanın ruhunu oluşturur. Beş element nasıl geçiciyse, elementlerden oluşan insan bedeni de geçicidir. Kişi geçici bir şeyden kalıcı bir şeyin inşa edilmesini bekleyemez. Hakikat, doğru davranış, huzur, sevgi ve şiddetten kaçınma olan değerler ebedidir ve bu değerler insanın kalbinden geldiğinden, insanın ruhu da ebedidir.

Derinlemesine bakacak olursanız, tek bir değer, diğer dört değerin hepsinin içinde vardır. Boşluk, rüzgar, su, ateş ve topraktan oluşan beş element, evrenin tamamını oluşturur. Ancak hepsinin temeli boşluktur. Suyun içinde, ateşin içinde, toprağın ve rüzgarın içinde boşluk vardır. Boşluk elementi diğer dört elementin temelidir. Benzer şekilde, beş değerin hepsinin temeli de sadece sevgidir:

Söylemdeki sevgi hakikattir;

Eylemdeki sevgi doğru davranıştır;

Histeki sevgi şiddetten kaçınmadır;

Anlayıştaki sevgi huzurdur.

Hz İsa, sevginin bu yüce değerini öğretmek için gelmiştir sadece. Başka türlü, çarmıha gerilmiş bir şekilde resmedilirken ve bir insanın bugüne kadar icat edilmiş en acı veren işkencesinden geçerken halen daha kendisini öldüren kişileri kutsaması nasıl izah edilebilir ki? Hz İsa hepsi için dua etmiş ve, “Baba (Tanrım)! Affet onları, zira ne yaptıklarını bilmiyorlar,” demiştir.

Bir kimse bize azıcık bile zarar verse, hemen sert bir şekilde tepki veriyoruz onlara. Hz İsa çarmıh üzerinde bu kadar acı çekmesine rağmen kendisine işkence yapanlar için nasıl dua edebilmiştir? Sadece sevgi sayesinde yapabilmiştir bunu!

Tıpkı bir annenin karnındaki bebeğinin tekmelerinden rahatsız olmayışı ve buna kendi sevgisi yüzünden katlanışı gibi, İsa da tıpkı bir anne gibi sevgiyle insanların acılarına ve ızdıraplarına katlanmıştır. Anne, Tanrı bağlılığının tohumlarını eker ve çocuğu babaya yönlendirir; baba çocuğu guru’ya yönlendirir; guru’da salike Tanrı’yı işaret eder.

Saygıdeğer Rahip Arazu’nun yaşamında ona Tanrı bağlılığı tohumlarını eken kişi annesi olmuştur. Annesi ona Tanrı’nın var olduğunu göstermiştir ve annesinin sarsılmaz inancı Rahip Arazu’yu Tanrı’yı düşünmeye itmiştir. Rahip Arazu zor koşullarda, etrafında her yerde kriz varken dünyaya gelmiştir. Çok az destekle, kimseden yardım almadan büyümüştür. Böylesine fakirliğin, açlığın ve umutsuzluğun olduğu bir dönemde annesi ona, Tanrı her bir kişiyle ilgilendiğinden, sadece Tanrı bağlılığının gerçek olduğunu öğretmiştir. Annesinin sarsılmaz inancı Rahip Arazu için bir örnek haline gelmiştir.

Nasıl ki bir insan havayı göremiyor, fakat havayı soluyarak yaşıyorsa; benzer şekilde Tanrı da gözle görülmeyebilir, fakat sizin mevcudiyetiniz başlı başına Tanrı’nın mevcut olduğunun kanıtıdır. Yaşamlarınızın kendisi Tanrı’nın mesajı haline gelmeli ve sizler Tanrı’nın elçileri; hakikatin, doğru davranışın, huzurun, sevginin ve şiddetten kaçınmanın elçileri haline gelmelisiniz. Tanrı’nın elçileri haline geldiğinizde, kendinizi gerçekten Tanrı’nın kızları ve oğulları olarak tanımlamayı hak edeceksiniz. İşte o zaman, Baba’nın (Tanrı’nın) mesajına uygun bir şekilde yaşandığı takdirde Tanrı’nın Baba gibi olduğu ve insanlar arasındaki kardeşliğin de mümkün olduğu gösterilmiş olacak.

 

 

 

 

 

 

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 09 2023 H2

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Ahlaki değerleri hiçe sayan insanların iş hayatlarında başarılı olup kısa sürede müthiş sonuçlar elde ettiklerini görüyoruz. İyi insanların bu başarıyı elde etmeleri ise uzun zaman alıyor. Bu neden böyle Swami?

 

Swami: Bak bangaru (altın olan), bazı konularda senin başarı olarak düşündüğün şey hiç de başarı değildir. Maddi başarı sağlamak için yalan söylemek, terfi edebilmek için açgözlülükle yanlış yoldan gitmek – başarı mıdır bu? Ahlaki olmayan yollardan para kazanmak, her türlü konforu olan lüks şeyleri ardı ardına edinmek başarı mıdır? Bu gibi kişiler dıştan başarılı gibi gözükebilirler, ancak bu kişiler kendi zihinlerinde huzursuz bir yaşam sürmektedirler. Birisi yolda çok hızlı gidiyordu. “Nereye gidiyorsun?” diye sordum ona.

“Bengaluru’ya gidiyorum” dedi.

“Bu Bengaluru’ya değil, Hyderabad’a giden yol” dedim ona.

“Bununla ilgilenmiyorum ben. Çok hızlı gidiyorum ya, yeter bu bana. Bir gayem varmış hissi veriyor bana,” diye cevap verdi.

Ne anlamı var ki bunun? Hızlı gidiyor olsa bile zaman israfı, para israfı, yakıt israfıdır bu. Günün sonunda varacağı yer Hyderabad olacak, Bengaluru değil! Büyük arabası olan birinin arabasını hızlı kullanıyor diye başarılı olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Arabasını yokuş aşağı sürdüğünü görmüyor olabilirsiniz, ne var ki bu kişi eninde sonunda bir kaza yapacaktır. Siz farkında olmayabilirsiniz, ancak bu kişi hakiki amacına ulaşamayacak.

Başkalarının sözüm ona başarılarıyla kendinizi kıyaslayarak zihninizi kirletmemelisiniz. Onlar yanlış yoldan, adharmic yoldan gidiyorlar. Bu yol son derece zevkli gözüküyor olabilir, ne var ki sonunda tehlikeli bir hale gelecek. Kauravalar’da eksik olan neydi? Kamsa’da eksik olan neydi? Ravana’da eksik olan neydi? Hiranyakashipu’da eksik olan neydi? Günün sonunda her biri Tanrı’nın takdiriyle pek de şerefli olmayan bir biçimde ölümle karşılaştı. Sizin başarı olarak gördüğünüz şey sadece kısa vadeli ‘zihin-başarısıdır’, ‘kalp-başarısı’ değildir. Kendinizi gerçekten birileriyle karşılaştırmak istiyorsanız, fedakârlık yapan, bencillikten uzak bir şekilde hizmet yapan insanlara bakın. Kendinizi onlarla kıyaslayın – onların yaşamlarını son derece mutlu bir şekilde sürdürdüklerini göreceksiniz. Kendi başarınızı onlarınki ile kıyaslayın ve kendi fedakarlığınızın ölçüsünün onlarınki ile aynı olduğundan emin olun ki, eşit derecede mutluluğu hak edebilesiniz.

Kaynak: İlahi Diskur, no.7 - 29 Mayıs 2015 (Akşam) – Muddenahalli – Sri Sathya Sai Uvacha – 11. Cilt

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 09 2023 H3

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Swami, sen her zaman bize meditasyon yapmamızı öneriyorsun. Meditasyon; konsantrasyon, tefekkür ve meditasyon aşamalarından oluşuyor, fakat biz bunu nasıl uygulamaya koyacağımızı bilemiyoruz. Ayrıca, seninle bağlantı kurmak için meditasyonda ne yapabiliriz? Ben her zaman seninle konuşuyorum, ne var ki bu hep tek yönlü oluyor; hiç senin sesini duyduğum olmuyor. Her seferinde dinlemeye çalışıyorum, fakat duymayı başaramıyorum.

 

Swami: Üç aşama olduğu konusunda haklısın: Aşamalardan ilki konsantrasyondur, ikincisi tefekkür ve üçüncüsü de meditasyondur. Konsantrasyon nedir? Zihniniz bedeninizin içine, kalbinizin içine odaklanmalıdır. Bedeniniz, zihniniz ve kalbiniz, hepsi aynı anda aynı yerde olduğunda – konsantrasyon budur. Bedeniniz bir yerde, zihniniz başka yerde, kalbiniz de bambaşka bir yerde olduğunda – konsantrasyon değil, kargaşadır bu! Konsantrasyon nasıl gelir?

Çocuklardan bir bana şöyle dedi : “”Swami! Sınıfta konsantre olamıyorum. Duyduğumu anında unutuyorum. Lütfen bana konsantrasyon ver.”

“Yemek yerken yemeği ağzının içine koyuyorsun, öyle değil mi? Burnuna veya kulağına sokmuyorsun! Demek ki yemek yerken konsantre olabiliyorsun. Futbol oynadığında topu kendi kalene değil, diğer takımın kalesine atıyorsun, demek ki konsantre oluyorsun. Geri geri yürümüyorsun, baş aşağı uyumuyorsun. Tüm bu şeyler için konsantre olmayı başarıyorsun. Ne var ki, iş ders çalışmaya geldiğinde konsantrasyonu kaybediyorsun, çünkü ilgini çekmiyor. İlgini çekmiyor, çünkü değerini anlamıyorsun. Bir şeyin değerini bildiğinde ona karşı ilgin gelişir ve kalbin de buna eşlik eder. Kalbin eşlik eder etmez, zihnini ve bedenini bir araya getirir,” diye cevap verdim.

Bu nedenle, öncelikle ilgiyi geliştirmelisin. Değerini anladığın için Bana ve içsel olarak benimle konuşup sohbet etmeye karşı ilgiyi geliştirirsen, bedenin ve zihnin onu takip eder. Öncelikle içerden ilgi gelmeli, bu kalben hissedilmeli. Kalp ancak sen bunun değerini anladığında gelir. Baban sana 500 rupi verecek olursa, bu rupiyi cebinde taşırsın ve değerini bildiğin için dakika başı cebini ‘hala duruyor mu’ diye kontrol edip durursun, zira onun cebinde kalmasıyla ilgilisindir. Diğer yandan, bir öğretmen sana çalışman için bir kağıt verecek olursa, o kağıt sınıfta kayboluverir. Bu kağıdın değerini anladığında, onu ancak sınavlardan evvel aramaya başlarsın.

Bu yüzden, ancak bir şeylerin değerini anladığında o şeylere karşı ilgi geliştirirsin. İlgi geliştirdiğinde de kalbin devreye girer. Kalbin bir yerdeyse, ellerin ve kafan otomatik olarak kalbe eşlik ederler. Değerini bilerek bu şeye karşı ilgi geliştir.

Bugün ben sana bu şekilde rehberlik yapıyorum ancak, yaşamın boyunca Tanrı’nın rehberliğini almaya devam etmen acaba mümkün mü? Bugünden sonra yaşamını nasıl sürdüreceksin? Gözlerini sürekli kapalı tutup kör olduğunu mu düşüneceksin? Yoksa gözlerini açma gayretini gösterip hakikati kendi gözlerinle görecek misin? Yaşamını sürdürebilmenin tek yolunun içteki Tanrı ile bağlantı kurmak olduğunu bildiğinde, meditasyonun değerini anlayacaksın – konsantrasyonu geliştirmenin yolu budur işte. Bunu ilk denemende başaramayabilirsin, ancak eninde sonunda başaracaksın.

Tek yönlü iletişime gelince; tek yönlü bir iletişim değildir bu. Aslına bakarsan bu iletişimin hiçbir yönünün olmaması gerekir. Soru sorup cevap almadaki acelen niye? Sadece sessizce otur ve önce Tanrı’nın konuşmasına müsaade et. Niye sohbeti sen başlatmak istiyorsun ki? İzin ver Tanrı sohbeti başlatsın ve eğer Tanrı konuşmamayı seçiyorsa, sadece sessiz ol. Konsantrasyonu bu şekilde geliştirmelisin. Soru sormak için acele etme, sadece şüphelerin ve soruların olduğunda meditasyon yapma. Şüphelerin ve soruların olmadığında bile nasıl meditasyon yapacaksan, öyle meditasyon yap. Öğle yemeği için zil çaldığında yemeğini yemez misin? Aç olsan da olmasan da yemeğini vaktinde yemelisin. Benzer şekilde meditasyon yapmalısın; birkaç problemi çözmek uğruna veya içten birtakım soruların cevabını almak uğruna meditasyon yapmamalısın. İlahi Olanın yakınında sessizce oturmak için sadece bir girişim bu. Bırak İlahi Olan Kendi seçtiği konuda konuşsun. Bazen ebeveynlerin seni aradıklarında hiç durmadan konuşuyorlar, sana asla konuşma fırsatı tanımıyorlar ve senin susup dinlemeye devam etmen gerekiyor. Önce Tanrı’nın konuşması için bir fırsat tanı, sonrasında ihtiyaç varsa sen konuşabilirsin – sohbeti geliştirmenin yolu budur.

Kaynak: İlahi Diskur, no. 10 - 25 Temmuz, 2015 (Sabah) – Muddenahalli – Sri Sathya Sai Uvacha – 12. Cilt

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 09 2023 H4

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

 

S Soru: Diskurlarında pek çok kez Altın Çağdan bahsettin ve Bay Tigrett de bazı videolarında bundan bahsetti. Bu konuda lütfen yorum yapabilir misin, bize bir zaman dilimi verebilir misin ve bu konuda hazırlıklı olmamız için yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını söyleyebilir misin?

 

Swami: Ben de işte size tam olarak bunu soruyordum! Altın Çağı ne zaman elde edebiliriz? Ne zaman altın haline dönüşeceksiniz? Tüm kalpler altın hale geldiğinde Altın Çağ olacak. İnsanlar İlahi hale geldiğinde Altın Çağ olacak. Her bir kimse Özünün ve içteki ve dıştaki ilahiliğin farkındalığına erdiğinde, Altın Çağ olacak.  Dolayısıyla, Altın Çağ belirli bir zamanda, bir yere veya belirli bir anda gelmeyecek. Altın Çağ, insanlar değiştikçe ve değişmeye devam ettikçe meydana gelmeye devam edecek. Tüm dünyanın ilahi gözüktüğü bir zaman gelecek, zira herkes gerçek anlamda ‘Bir’liğin ne olduğunun farkındalığına erecek. İşte o zaman dünyanın tamamı ‘Altın Dünya’ veya ‘Altın Çağ’ olarak adlandırılacak.

Bu gerçekten de bireylere bağlıdır. Dünya döndükçe önce Amerika’nın üzerine ışık gelir, çünkü Amerika’da güneş doğmuştur. Dünya biraz daha döndüğünde Japonya’nın, Çin’in, Orta Doğunun veya Afrika’nın üzerine ışık düşer. Dünya döndükçe ışık düşer ve dünyanın o bölgesi aydınlanır. Benzer şekilde, insan Tanrı’ya doğru döndüğünde ve döndükçe o kişi için Altın Çağ olacaktır. O kişinin değiştiği şekilde siz de dünyanın değiştiğini göreceksiniz. Yad drishti tat srishti – görünüz nasılsa dünya da öyledir. Bu nedenle, o kişi için tüm zorluklara rağmen her şey altın gözükecektir. Yavaş yavaş daha çok insan değiştikçe toplumda bu değişikliği göreceksiniz. Bunu deneyimleyecek olan büyük çoğunlukta bir insan topluluğu için bu çok da uzakta değildir – hatta başladı bile. İnsanoğlunun İlahiliğe doğru dönüşü başladı bile. Sadece birkaç sene sonra gittikçe daha çok insanın materyalist bir yaşamdan bıktığını ve günlük arzulardan ciddi anlamda sıkıldığını göreceksiniz. Zengin olmanın, bir aile, daha iyi bir mevki, daha konfor veya güç sahibi olmanın kendilerini mutlu edeceğini düşünmelerine rağmen mutlu olamadıklarını ve bu dünyada her şeyi denemiş olmalarına rağmen mutlu olmadıklarını gördüklerinde, daha yüce seviyeden bir cevap alabilmek için Tanrı’ya dönecekler. Denemedikleri tek şey Tanrı olduğundan bu sefer bunu deneyecekler. Daha yüce seviyeden bir mutluluk için hepsi Tanrı’ya dönecek. Tıpkı dünyanın dönmesi gibi, insanlar Tanrı’ya döndüklerinde ve dönmeye devam ettikçe yavaş yavaş, ülke ülke dünya Altın haline gelecek. Şu anda gerçekleşiyor bu. Bu ani dönüşümü çok yakında göreceksiniz. 5o sene sonra dünyanın tamamının son derece spiritüel bir yere dönüştüğünü göreceksiniz. Bu başladı bile.

Kaynak: 17-23 Haziran 2018 - Boston & Atlanta, ABD - S & C - İlahi Kitapçık

Devamını okuyun...
Bu kullanıcının RSS akışına abone olun

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL