Menu

Cart

Eylül 2020 - SAIPRAKASHANA.COM/TR

SORU CEVAP ALINTILARI - 10 2020 H1

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S  Soru: Bizler spiritüellik yolundayız, ama bunu gerçekten uyguluyor muyuz Swami? On yıl evvel bir rüya gördüğümü ve Sana “Spiritüellik nedir?” diye sorduğumu hatırlıyorum Swami. Sen de bana, “Takip etmekte olduğun şey, spiritüelliktir,” demiştin. Bu gözle bakıldığında, görevimi yapmak spiritüellik midir? Biz hepimiz burada Senin İlahi Diskurunu dinlemek için bulunuyor ve biz hepimiz burada Senin hakkında konuşuyoruz. Doğru yolda mıyız acaba? Swami, lütfen bize yol göster ve açıkla – gerçek spiritüellik nedir?

 

Swami: Hem soruyu soruyor hem de cevabını veriyorsun! Buraya geldiniz; evet, spiritüelliktir bu. Benim öğretilerimi takip ediyorsunuz; evet, spiritüelliktir bu. Siz bunu sevgi ve şefkati geliştirmek ve başkalarına hizmet etmek için yapıyorsunuz; evet, spiritüelliktir bu. İçinde ‘ben’ bulunmayan her şey spiritüeldir; ‘ben,’ dünyevidir; ‘ben’den ‘biz’e,’ ‘biz’den de ‘O’na gidin. Hiç kimse attığı ilk adımda ‘O’na erişemez.

Diyelim ki, bir binada üç kat olsun – zemin kat, birinci kat ve ikinci kat. Zemin kattan ikinci kata gitmeniz gerekirse, birinci kattan geçmelisiniz. Çok az kişi doğrudan ikinci kata geçebilir. Bunu denemeye kalkıp de sıçradığınız takdirde, düşüp bacaklarınızı kırabilirsiniz! ‘Ben,’ dünyadır; ‘ben’i aşan herhangi bir şey de spiritüeldir. Bencil olmayan her şey spiritüeldir. Basit olan bu biricik prensibe riayet ettiğiniz sürece, yaptığınız her şey spiritüel hale gelir. Başkaları için yaptıklarınız var ya – spiritüeldir işte o.

Bu sabah çocuklara, “Kendinizi mutlu etmeye uğraşırsanız, hiçbir zaman mutlu olamazsınız. Başkalarını mutlu etmeye çalışın ki, siz de mutlu olabilesiniz. Başkaları da mutlu olur – ve Tanrı da mutlu olur,” dedim.

 

Singapur, 13 Eylül 2014

 

 

Devamını okuyun...

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR - 10 2020

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Salikler Tanrı ile beraber olmaktan dolayı nasıl mutlu iseler, Tanrı da salikleri ile birlikte olmaktan dolayı üstelik daha bir mutludur. Çocuklar anneleri ile birlikte oldukları için nasıl mutlu iseler, Tanrı da çocukları ile birlikte olduğu için daha bir mutludur.

Bugün burada birçok çocuk oturmakta. Annesi olmayan bir çocuk olabilir mi? Aynı şekilde, çocuğu olmayan bir anne olabilir mi? Etle tırnak gibi olan bir ilişkidir bu. Aynısı Tanrı ile salikleri arasındaki ilişki için de söylenebilir. Nerede bir salikin saf kalbi varsa, Tanrı’nın da orada mevcut olacağından emin olabilirsiniz. Bir çocuk ağlayarak annesini istediğinde, anne, her nerede olursa olsun, koşarak çocuğun yanına gelir. Aynı şekilde, salikler saf kalple yakarıp dua ettiklerinde, Tanrı’nın da onların yanında bulunmaktan başka çaresi yoktur. Tanrı ile salikleri arasındaki, etle tırnak gibi olan sevgi bağıdır bu.

Bir annenin bütün çocukları arasında hangisi ona canından daha da yakındır? Ona canından daha da yakın olan çocuk; anneye riayet eden, onu dinleyen ve ona sorun çıkarmayandır. Benzer şekilde, Rabbe bağlılığı olanlar arasında O’na canından daha da yakın olanı, anapekşa olan – yani hiçbir arzusu olmayan – saliktir.

Arzusuz olmak, iyi bir salikin en yüce niteliğidir. Böyle bir salik, Tanrı kendisine her ne verirse hoşnut olur. Tanrı’nın Kendi iradesini yerine getirmesi için sabırla bekler ve O’nun yoluna çıkmaz. Böyle bir salikin kendisine ait herhangi bir zihni, herhangi bir arzusu veya herhangi bir iradesi yoktur. O salik için her şey, Tanrı’nın istediği şeydir, Tanrı’nın dilediği şeydir.  

Tıpkı, annesi her ne yaparsa, her neyi verirse, ondan daima hoşnut olan ve her zaman onun sözünü dinleyen ve onun arkasından giden iyi bir çocuğa benzer. Ne var ki, aynen bir çocuğun büyümesi, okula gitmesi, dışarıda başka kişilerle bir araya gelmesi, yeni ilişkiler oluşturması, yeni arzular ve gayeler edinmesi ve artık annesini dinlememesi gibi, benzer şekilde salikler de dünyevi kişilerle olan birlikteliğe katıldıklarında, Tanrı’yı unuturlar ve arzuların peşinden koşarlar.

Bu yüzden, saf Tanrı bağlılığını muhafaza etmek için, iyi insanlarla birlikte olmak – arzudan uzak saliklerle olan birliktelik – çok önemlidir.

Budizm’de bir dua vardır: “Sangham şaranam gacçhami” – iyilerle, iyi insanlarla ilişki içinde ol. Sangham halinde olmadan, satsang halinde olmadan, Buddha’yı anlamak veya onunla birlikte olmak, yani her an Tanrı’yı anlamak veya O’nunla birlikte olmak mümkün değildir. İyi insanlarla arkadaşlık ettiğinizde, iyi şeyler yapma eğiliminde olursunuz. Dharmam şaranam gacçhami – iyi şeyler yapın ve her zaman iyi yolu izleyin. İyi insanlarla birlikte olduğunuzda ancak, iyilik yolunu takip edersiniz. İşte o zaman Tanrı ile birlikte olabilirsiniz – Buddham şaranam gacçami – İlahi Olan ile birlikte olabilirsiniz.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını okumak ve İlahi Ziyaret hakkında daha da bilgi edinmek için bkz:

19 Şubat 2019
"Home Sai"de Akşam Satsang'ı
Vientiane, Laos
Alıntılar


Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 10 2020 H2

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Swami hangi seva şeklini daha çok sever?

 

Swami: Kendinizi bilin! Atma Vidya’yı başarın! En yüce seva budur işte. Senin gibi genç bir çocuk bile Atma Vidya ile dünyayı dönüşüme uğratabilir. Bencillikten uzak olma hissi, Atma’nın doğasında vardır. Kendinizi sürekli, ‘Ben kimim? Ben kimim?’ diyerek sorgulayın.

Hepiniz birden – Atma’nın doğasına erişin. Kostümü atın; kostüm sahtedir. İnsanlar sizin kostümünüzü alkışlayıp komplimanlar yapıyor ve siz de seviniyorsunuz. ‘Ben bedenim’ ve ‘ben zihinim’ düşüncelerinden kurtulun; onlar sizin hakiki doğanız değildir. Atma Swarupa’nızı (hakiki iç Özünüzü) bilin ve özgür olun.

 

Muddenahalli, Hindistan, 12 Aralık 2014

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 10 2020 H3

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: Bir kimse aile ilişkisini devam ettirmek isterken, diğeri artık istemiyorsa, kişi nasıl tavır almalıdır?

 

Swami: Bugün insanların birbirlerinin yaşamlarına giriyor olmasının sebebi, kendi tercihlerinin sonucu değildir. Bir karma bağıdır bu. Birçok ve birçok yaşamdan gelip de ödenmesi gereken bir karma borcu vardır. Dolayısıyla, bu bağlantı şimdiki zamanın çok ötesine uzanır; geçmişten gelir. O kişilerin bir araya gelmelerinin gayesi, Tanrı’ya ulaşmaktır. İlişkinin temeli spiritüellik olduğu sürece, hiçbir zaman ters düşme olmaz. Yaşamın tek gayesinin, kişinin kendi ilahiliğinin farkındalığına ermek olduğunun daima ayrımında olmalıdır kişi. Eğer birlikte olmak ilahiliğin farkındalığına ermenize yardımcı oluyorsa, o zaman iyidir bu. Eğer ayrı olmak daha bir spiritüel hale gelmenize yardımcı oluyorsa, öyle yapmak daha iyidir. Spiritüel olarak gelişip gelişmediğinizi sormak ve ardından bir ilişkiye devam edip etmeyeceğinize karar vermek, bütünüyle size kalmıştır.

Puranalar’dan haberi olanlar için: Prahlada, Tanrı’ya inanmayan bir babanın, Hiranyakaşipu’nun oğlu olarak dünyaya gelmişti; dolayısıyla da Prahlada babasını terk etti. Bharata annesini terk etti, çünkü Bharata’nın annesi Rama’nın kral olmasına engel olmuştu. Benzer şekilde, Vibhişana da kardeşi Ravana’yı tanımayı reddetti, zira Ravana dharma yolunda değildi. Dolayısıyla, başkalarıyla olan ilişkilerinize ancak Tanrı’ya doğru ilerlemenizi sürdürebildiğiniz takdirde devam etmelisiniz. Eğer Tanrı’ya ulaşmanıza yardımcı olmuyorsa, o vakit ilişkiyi sürdürmenizin bir anlamı yoktur. Aslında, tek hakiki ilişki, Tanrı iledir – diğerlerinin hepsi sadece ayak bağıdır. Tek hakiki özgürlük, Tanrı iledir.

 

Padova, İtalya, 17 Nisan 2015 (Akşam Seansı)

Devamını okuyun...

SORU CEVAP ALINTILARI - 10 2020 H4

SAİ UVACHA'DAN YAPILMIŞ
SORU CEVAP ALINTILARI

S Soru: ‘Tanrı o kişidedir; O’nun adına O’na hizmet edeceğim,’ diye düşünerek insanlarla etkileşime girmeye başladığımda, bazen hareketleri o kadar da tanrısal olmayan kişilere rastlıyorum. Sadhana yaptığımda zihnimin daha dengeli olduğunu fark etsem de bazen tepki göstermeden edemiyorum. Bu durumu negatif bir şekilde tepki göstermeden nasıl ele almalı acaba?

Swami: İlk olarak, Tanrı’nın her şeyde ve herkeste mevcut olduğuna ilişkin sarsılmaz inancın zihinde iyice yer etmesi gerekir. O zaman bunun tümüyle Tanrı’nın piyesi olduğunu görebileceksin. Bunun tümünü kostümlü balo olarak göreceksin. Tanrı, farklı türden makyajlar, kostümler ve roller yaratmış olup, kâinat piyesinin tümünü sahnelemektedir. Tanrı, kötü adam olur; Tanrı, kahraman olur; Tanrı, iyi olur; Tanrı, kötü olur. Bunu daha iyi bir şekilde kavrayabildiğinde, çevrende olup bitenleri takdir edebileceksin.

İşin aslı şu ki, o durumların üstesinden gelemezsen eğer, zayıflık senin içindedir, o durumda değil. Halledememek senin sorunundur, yoksa tanrısal bir tarzda davranmadığını söylediğin kişinin sorunu değil. Durumun üstesinden gelemediğinde, tanrısal bir şekilde davranmayan sen olursun; çünkü içindeki ilahilik henüz olgunlaşmamıştır. Hedef, her şeye aynı perspektiften bakabilmektir. Dolayısıyla, başkalarının değişmesini beklemek yerine, senin kendin üzerinde çalışman gerekir. Değişirsen şayet, çevrendeki dünya da değişecektir. Tüm o durumların iç yüzünü görebilecek ve onlarda da ilahiliğin olduğu sonucuna varacaksın. Bu nedenle, hâlâ tepki vermekte olduğun için durumun üstesinden gelemediğinde, kendine parmak göstermelisin. Kendini güçlendirmen gerektiğine dair bir uyarıdır bu.

Bir zamanlar çok kutsal bir kişi bir köyün yanından geçmekteymiş. Herkes, ‘Şu adama bak! Dört dörtlük bir dilenci. Hiç çalışmayıp, sırf turuncu bir giysiye bürünerek, ortalıkta dolaşıp vaaz veriyor,” diyerek onu azarlamaya ve ona gülmeye koyulmuş. Ona bağırıp çağırmayı ve onunla alay etmeyi sürdürmekteymişler. Fakat adamcağız sadece gülümsüyor, gülümsüyor ve gülümsüyormuş.

Bunu gören genç biri merak etmiş. Yüce kişinin yanına gidip, “nasıl oluyor da insanlar seni azarlarken ve seni kötülerken, sen yine de öfkelenmiyorsun? Onun yerine gülümsüyorsun ve onları kutsuyorsun?” demiş.

Kutsal adam, “Görüyor musun, onlar bana kendilerinde olan şeyi veriyorlar; ben de onlara bende olan şeyi veriyorum. Bende sadece sevgi var; bende sadece tebessüm var. Onlar bunu gerisin geriye bana veremeseler bile, ben onlara ancak bunu verebilirim. Bu onların sorunu, benim değil,” demiş.

Bir cnani, işte bu şekilde, dışındaki olaylar yüzünden sarsıntıya uğramaz. Çevresinde her ne olup biterse bitsin, huzur, sevgi ve şefkat olan kendi doğasını ayakta tutmayı sürdürür.

 

Ottawa, Kanada, 10 Haziran 2017

Devamını okuyun...
Bu kullanıcının RSS akışına abone olun

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL