Menu

Cart

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

 

 

İLAHİ DİSKUR, 24 NİSAN 2018, FİJİ

 

MEDİKAL MERKEZİN AÇILIŞI

 

 

daivadhinam cagat sarvam sathyadhinam tu daivatam

tat sathyam uttamadhinam uttama paro devata

 

(Dünyanın tamamı Tanrı tarafından yönetilir;

Tanrı’nın Kendisi Hakikatin etkisi altındadır;

bu Hakikatin uzantısı iyi insanlarda görülür,

bu nedenle, iyi insanlar Tanrı’dan daha yücedirler.)

 

İlahi Sevginin Sevgili Bedenlenmişleri!

 

Bugün, gerçekleşecek olan bir çok iyi şeyin başlangıcını belirleyen bu olayı kutlamak için buradayız. Bu, gerek Fiji toplumuna gerekse komşu ülkelere hizmet sunma alanında ilk adımdır, ancak gidilecek ve kat edilecek yol uzundur.

 

Her uzun yolculuk, atılan ilk adımla başlar. Hangi yolculuk olursa olsun, yolculuğa başlamak için gerekli olan şey ilk adımı doğru atmaktır. Adım adım yürümeye devam ettikçe bir gün hedefinize ulaşacağınızı bilirsiniz.

 

Dünya üzerinde yapılan iyilikler asla boşa gitmez. Yapmış olduğunuz iyilik ufacık dahi olsa, ihtiyaç olduğunda kat kat size geri döner. Başkaları için yapmış olduğunuz herhangi bir iyilik sigorta poliçesi gibidir ve ihtiyacınız olduğunda sizin imdadınıza yetişir. Bu nedenle, “Kuru punyam aho ratram” – “Gece gündüz iyilik yapın” denir. 

 

G-o-o-d kelimesini hecelediğinizde ‘good’ (iyi) olur, G-o-d ise God (Tanrı’dır). (If you go by the spelling, g-o-o-d is ‘good’ and G-o-d is ‘God’) Her ‘good’ (iyinin) içinde ‘God’ (Tanrı) vardır, bu nedenle yaptığınız iş sadece iyi (good) bir iş değildir – yaptığınız iş, hangi isimde olursa olsun, hangi inanç sistemi ile olursa olsun, hangi yolla olursa olsun Tanrı’nın (God) işidir. Hemcinslerinize hizmet ettiğiniz sürece, Tanrı’nın Kendisine hizmet veriyorsunuz demektir. İşte bu tavırla bu işi yapmaya devam etmelisiniz.

 

Tanrı’nın çiçeklere, kandillere, ibadete veya dualara, ilahilere ve övgülere ihtiyacı yoktur; tüm bunları sunmasak bile Onun için değişen bir şey yoktur – ne var ki, acı çekmekte olan birine Tanrı’nın adına hizmet sunduğunuzda, bu kesinlikle O’nu memnun edecektir.

 

Vedalar’ı dört bölüme ayırarak kompoze eden yüce Vyasa, tüm kutsal ve kadim metinleri araştırmış ve en sonunda bu sonuca vardığını bildirmiştir:

 

 

aştadaşa puraneşu vyasasya vaçhana dvayam

paropakaraya punyaya papaya parapidanam

 

(18 Purana’nın özü sadece iki cümle ile özetlenebilir:

başkalarına yardım etmek sevaptır, başkalarını incitmek günahtır.)

 

İşte bu nedenle, Merkeze girerken panoda ilk gördüğümüz şey ‘Herkesi Sevin, Herkese Hizmet edin’dir. Kendi insanınızı sevmek, kendi insanınıza hizmet etmek çok basittir; sorgusuz sualsiz herkes yapar bunu. Ancak, herkesi sevebilmek ve herkese hizmet edebilmek – ayrımcılık yapmadan ve fark gözetmeksizin kendinize gösterdiğiniz sevgi ve  şefkate eş değerde sevmek – ihtiyaç duyulan şey budur, slogan budur ve bu medikal merkezin işleyişinin teması bu olmalıdır.

 

Sreenivas bu Merkezin ne olacağına dair görüşünü bildirdi ve Dr. Katewa burada ne yapacağının sözünü verdi, bu nedenle Bana arzularınızın ve sözlerinizin yerine gelmesi için kutsayışlarımı sunmaktan başka fazla söyleyecek bir şey kalmıyor. Tüm bunlar verdiğim süre zarfında gerçekleşsin.

 

Zaman Benim için önemlidir. Bir yaşamı kurtardığımız her gün, bir çocuğu kurtarıyoruz, bir aileyi kurtarıyoruz – bu nedenle, her gün önemlidir. Uzun zaman önce benzeri bir durum Raipur Hastanesi ile yaşandı. Sreenivas tek başına –  neredeyse bir başına – son derece gayret göstererek, Chhattisgarh’ta Allah’ın unuttuğu bir yerde, özel amaçlı bir pediatrik kardiyolojik hastanesi kurmak için tüm güçlüklere ve engellere göğüs gerdi. Ona inanan fazla kimse yoktu, hatta bir çok kimse böylesine büyük ve azametli bir şeye kalktığı için aklını kaçırdığını ve bunun kesinlikle bugün değilse yarın onun başını belaya sokacağını düşündü. Ne var ki, muazzam bir sarsılmaz inançla Sreenivas yoluna devam etti . Bununla beraber, muazzam bir gayrete rağmen zaman daralmaktaydı ve Sreenivas Bana gelip “Swami, açılışı başka bir güne erteleyebilir miyiz?” diye sordu.

 

Ona “Ameliyat edilmeyi bekleyen senin çocuğun olsaydı ve sana hastane hazır olmadığı için ameliyatın yapılamayacağı söylenseydi, nasıl hissederdin?” diye sordum. Sreenivas anında bunun Swami’nin kalbi olduğunu anladı; bu kalp, çocuğunun ızdırabını görerek ızdırap çeken anneyi hissetmişti ve bu nedenle Swami’nin bekleyecek vakti yoktu. Yapılması gereken her ne ise, en kısa sürede yapılmalıdır. Gecikmeler kabul edilemez. İşte bu cesaret ve inançla buradaki ekip bu Medikal Merkezi kurmuştur.

 

Bu ekip için iyi bir deneyim oldu bu, çünkü Tanrı’ya teslim olduklarında ve kendilerini Tanrı’ya adadıklarında sonsuz kapasiteleri olduğunu, yeteneklerinin genişlediğini, yetilerinin arttığını ve başka zaman zaman alan şeylerin çabucak hallolabildiğini fark ettiler. Mumbai’de bir hastane yolda – beş sene zarfındaki üçüncü hastane bu.

 

Bencillikten uzak olmadığınız sürece mümkün değildir bu. Ancak arzular teslim edildiğinde olaylar bu hızda gerçekleşir. Sizin mucize olarak adlandırdığınız şeyi Ben teslimiyet olarak adlandırıyorum. Teslim olduğunuzda, mucizeler günlük   meydana gelir; her bir adımda bir mucizenin gerçekleştiğini görürsünüz. Yapmanız gereken tek şey bencilliğinizden kurtulmak ve Tanrı’nın iradesine teslim olmaktır. Muazzam bir sevgi ve şefkatle herkese hizmet etmeye hazır olun, zira Tanrı’nın kendisine hizmet vermektesiniz.

 

Tanrı, yukarlarda Kendine ait cennette bir yerlerde oturmuş sizi gözetmemektedir; Tanrı her bir varlıkta mevcuttur. İşte bu nedenle kutsal metinler “Deho devalayah prokto civo deva sanatana” – “Beden Tanrı’nın mabedidir ve orada İkamet Eden Tanrı’nın Kendisidir” derler. Tüm bunlar Tanrı’nın yürüyen mabetleridir; İlahi Olan herkeste ikamet eder.

 

Bu yüce hisle iyilik yapmaya devam etmelisiniz, zira iyilik yaparak Tanrı’yı bulursunuz. Bu his ile, bu inanç ile, bu teslimiyet ile burayı örnek bir Merkez haline getirmelisiniz. Bu bir mükemmeliyet Merkezi olduğundan, yapılmış olan işin miktarı değil, bu civarda ve bu bölgede yapılacak olan işin kalitesi öne çıkmalıdır.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını orjinal dilinde okumak için bakınız: LİNK


İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Swami senelerdir Vedanta’dan bahsediyor. Çeşit çeşit şekillerde başından beri hep Vedanta’dan bahsediyor. Sizin ‘O’ olduğunuzu söylüyor. Kaç kişi gerçekten O’nun söylediklerini dikkate alıyor peki? Hazır olunmadığında dinlenmiyor. Bu nedenle seva gereklidir. Uygulamalarınızdan seva’yı çıkaramazsınız. Bhakti zihninizi sakin ve durgun tutacaktır. Ancak günün sonunda zihnin ötesine geçmek sadece Vedanta vasıtasıyla gerçekleşir. Upanişadlar bu yüzden gereklidir işte.

Gayatri tüm Vedalar’ın annesidir. Gayatri Anne, O’na ibadet ettiğinizde size gerçekte kim olduğunuzu gösterir. Dyoh yo nah pracodayat – “Zihnimizin arınmasına izin ver, zihnimizin parlak olmasına izin ver.” Gayatri mantra’nın söylediği budur. Bargo devasya dimahi, dyoh yo nah pracodayat – içteki Güneş, içteki Atma parladığında her şey parlar. Her nasıl parlarsa, her şey de öyle parlar. Parlamanın kalitesi ve parlaklığı Atman’dan gelir. Dyoh yo nah pracodayat budur işte. Brahman’daki bilginin ışıltısını verir Gayatri Anne. Nasıl verir peki? Vedalar aracılığı ile verir. Vedalar’ın annesidir O.

Bir’den başka bir şey yoktur. İki, bir illüzyondan başka bir şey değildir. Nesne ve nesnenin yansıması, ses ve sesin yankısı, etki ve tepki – tepki, yankı ve yansıma; bunların hepsi illüzyondur. Hakiki olan, nesnenin kendisidir. Orijinal sestir – ve işte ‘O’, herkeste parlayandır. ‘O’ parladıkça, her şey parlar. Bu düşüncenin üzerinde ne kadar tefekkür edersek, her gün tefekkür edersek; konuşurken, yürürken … 

Nefesimiz günde 21,600 defa bunu bize, “So-Ham – Ben O’yum, Ben O’yum, Ben O’yum,” diyerek hatırlatıyor, ama biz onu dikkate almıyoruz. Dikkate ancak zihnimiz odaklandığında alabiliriz. Bhakti; tüm bu ritüeller, ibadetler zihnimizin durağan olması içindir. Zihnin durağan olması için saf olması gerekir, bunun için de seva ya da bir başka deyişle karma vardır. Karma bizi bu dünyaya bağlayan eylemlerden oluşmamalıdır, karma bizi esaretten kurtarıp özgürlüğe ulaştıran eylemlerden oluşmalıdır. Bu nedenle, bencillikten uzak eylemler doğru eylemlerdir.

Siz ne yapan edensiniz ne de bunun keyfini çıkaransınız; siz Kendinizsiniz Aham Brahmasmi. Kimsiniz siz? Ben, Ben’im. Kadın mıyım ben? Hayır; ben, Ben’im. Erkek miyim ben? Hayır; ben, Ben’im. Ben, İlahi midir? Şeytan mıdır? Hayır – ne olursa olsun – ben, Ben’dir. Ben’in hiçbir sıfatı yoktur. Ancak ‘ben, Ben’im’den sonra, ‘ben kadınım’, ‘ben erkeğim’, ‘ben zekiyim’ gibi sıfatlar eklenir. Kadınım, erkeğim, zenginim, fakirim; bunların hepsi, o Ben’in üzerine eklenen sıfatlardır. Önce ‘Ben’im ben’ – Vedanta budur işte.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını orjinal dilinde dinlemek için bkz:

22 Ekim 2020 (Akşam)
Muddenahalli
İlahi Diskur


İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Swami: (Ev sahibi Smt. Gayatri’ye hitaben) Rüyanda geldim ve buraya geleceğimi gösterdim sana, evet mi? O bir rüya idi, bu ise gerçeklik. Öyle değil mi?

            Daha önce onun rüyasında gelmiştim.

Gayatri: Swami, kocamın rüyasında da.

Swami: Nerede kocan?

(Ev sahibi Sri Kumar’a hitaben) Evet, senin rüyanda da!

Tayland’a, evlerine geleceğimi ve her şeyi hazırlamalarını onlara söylemek üzere rüyalarında geldim Ben. Hatta bu, Benim geleceğime dair Hindistan’dan mesaj gelmeden önceydi. Her şey Benim tarafımdan planlanır. Şayet bir kimse planladığını ve organize ettiğini, karşılayıp ev sahipliği yaptığını zannediyorsa, o kişiden daha büyük bir VVIP – çok ama çok cahil kişi (very very ignorant person) – olamaz!

Yama, Naçiketa’ya, “Tanrı kimi seçer?” demiştir. Yamevaişa vrunate – Kendini, seçtiği kişiye ifşa eder; Tanrı sadece o kişi için erişilebilir konumdadır.

Buraya geleceğimi, evinizi ziyaret edeceğimi, orada olacağımı, sizin tüm düzenlemeleri yapmanız adına sadece size ifşa ettim. Şimdi de böyle gerçekleşmektedir. Narasimha Murthy, “Tüm bunlar Swami’nin planıdır. Bu şeyleri yapmak ister,” diyordu. Hakikaten Benim planımdır. Hiç kimse Tanrı adına planlama yapamaz. Tüm bunları O planlamıştır.

Eski bir arabanız varsa, yedek lastiklerinizden biri yarılmışsa, frenleriniz arızalıysa, farlar çalışmıyorsa ve korna çalmıyorsa, böyle bir arabayla yola çıkmayı kim ister ki? Öyle bir arabayı sürer miydiniz? Beden bir arabadır. Daşaratha’nın adını açıklamaktadır bu. On indriya’sı ya da duyusu olan beden, cnanendriyalar ile karmendriyalar (beş algı duyusu ile beş eylem duyusu) denilen bu yetilerden oluşan ratha’dır yani arabadır. Bunlar; korna, farlar, vitesler, debriyaj, frenler, motor, lastikler vs. gibidirler. On duyu işte bu ratha’yı oluşturur; bu ratha eğer sorunlar yüzünden yerinden kıpırdamıyorsa – vyatha haline geliyorsa – ne işe yarar ki? İşte bu nedenle eski bedenin gitmesi gerekti.

(Ev sahiplerine hitaben) Bedenin gidici olduğunu da söylemiştim size.

Bedeni terk etmeden üç gün önce buraya gelip onlara, ayrılacağımı, hazır olmalarını ve daha başka bir şekilde buraya (Tayland’a) geleceğimi söyledim.

Tanrı’yı anlamak hiç kimse için mümkün değildir. Bunu yapmaya kalkışmamalısınız, zira başarısız olur ve ‘VVIP’ler haline gelirsiniz. Denemeyin bile. Yato vaço nivartante aprapya manasa saha – zihnin anlayamadığı, sözlerle açıklanamayan, zihnin ötesinde olan şey, Tanrı’dır. Sözler nasıl açıklayabilir ki? Tüm sınırlı yetileriyle zihin nasıl anlayabilir ki? Dolayısıyla, vaktinizi boşa harcamayın; yalnızca deneyimleyin ve tadına varın. Tanrı ile birlikte olmanın doğru tarzı budur. Diğer her şey için deney yapma imkânı olsa dahi, Tanrı’yı deney konusu yapmayın. Tanrı’yı deneyimleyin ve neşelenin, tadını çıkarın. Tanrı ile ilişki kurmanın doğru tarzı budur işte!

 

Bu İlahi Diskurun tamamını okumak ve İlahi Ziyaret hakkında daha da bilgi edinmek için bkz:

22 Mart 2019
Tayland
Alıntılar


İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Salikler Tanrı ile beraber olmaktan dolayı nasıl mutlu iseler, Tanrı da salikleri ile birlikte olmaktan dolayı üstelik daha bir mutludur. Çocuklar anneleri ile birlikte oldukları için nasıl mutlu iseler, Tanrı da çocukları ile birlikte olduğu için daha bir mutludur.

Bugün burada birçok çocuk oturmakta. Annesi olmayan bir çocuk olabilir mi? Aynı şekilde, çocuğu olmayan bir anne olabilir mi? Etle tırnak gibi olan bir ilişkidir bu. Aynısı Tanrı ile salikleri arasındaki ilişki için de söylenebilir. Nerede bir salikin saf kalbi varsa, Tanrı’nın da orada mevcut olacağından emin olabilirsiniz. Bir çocuk ağlayarak annesini istediğinde, anne, her nerede olursa olsun, koşarak çocuğun yanına gelir. Aynı şekilde, salikler saf kalple yakarıp dua ettiklerinde, Tanrı’nın da onların yanında bulunmaktan başka çaresi yoktur. Tanrı ile salikleri arasındaki, etle tırnak gibi olan sevgi bağıdır bu.

Bir annenin bütün çocukları arasında hangisi ona canından daha da yakındır? Ona canından daha da yakın olan çocuk; anneye riayet eden, onu dinleyen ve ona sorun çıkarmayandır. Benzer şekilde, Rabbe bağlılığı olanlar arasında O’na canından daha da yakın olanı, anapekşa olan – yani hiçbir arzusu olmayan – saliktir.

Arzusuz olmak, iyi bir salikin en yüce niteliğidir. Böyle bir salik, Tanrı kendisine her ne verirse hoşnut olur. Tanrı’nın Kendi iradesini yerine getirmesi için sabırla bekler ve O’nun yoluna çıkmaz. Böyle bir salikin kendisine ait herhangi bir zihni, herhangi bir arzusu veya herhangi bir iradesi yoktur. O salik için her şey, Tanrı’nın istediği şeydir, Tanrı’nın dilediği şeydir.  

Tıpkı, annesi her ne yaparsa, her neyi verirse, ondan daima hoşnut olan ve her zaman onun sözünü dinleyen ve onun arkasından giden iyi bir çocuğa benzer. Ne var ki, aynen bir çocuğun büyümesi, okula gitmesi, dışarıda başka kişilerle bir araya gelmesi, yeni ilişkiler oluşturması, yeni arzular ve gayeler edinmesi ve artık annesini dinlememesi gibi, benzer şekilde salikler de dünyevi kişilerle olan birlikteliğe katıldıklarında, Tanrı’yı unuturlar ve arzuların peşinden koşarlar.

Bu yüzden, saf Tanrı bağlılığını muhafaza etmek için, iyi insanlarla birlikte olmak – arzudan uzak saliklerle olan birliktelik – çok önemlidir.

Budizm’de bir dua vardır: “Sangham şaranam gacçhami” – iyilerle, iyi insanlarla ilişki içinde ol. Sangham halinde olmadan, satsang halinde olmadan, Buddha’yı anlamak veya onunla birlikte olmak, yani her an Tanrı’yı anlamak veya O’nunla birlikte olmak mümkün değildir. İyi insanlarla arkadaşlık ettiğinizde, iyi şeyler yapma eğiliminde olursunuz. Dharmam şaranam gacçhami – iyi şeyler yapın ve her zaman iyi yolu izleyin. İyi insanlarla birlikte olduğunuzda ancak, iyilik yolunu takip edersiniz. İşte o zaman Tanrı ile birlikte olabilirsiniz – Buddham şaranam gacçami – İlahi Olan ile birlikte olabilirsiniz.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını okumak ve İlahi Ziyaret hakkında daha da bilgi edinmek için bkz:

19 Şubat 2019
"Home Sai"de Akşam Satsang'ı
Vientiane, Laos
Alıntılar


İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

(Refakatindekilere değinerek) Bütün bu kişileri, Laos’taki saliklerin Swami’ye olan bağlılığını görmelerini istediğim için, onlar da bir şeyler öğrenebilsinler diye getirdim yanımda. Sizin onları değil de onların sizi görmesi gerekiyor. Hanuman kendini Rama’ya adadığında, o da bir tanrı haline geldi. İnsanlar Hanuman’ı gördüklerinde, kendilerini kutsanmış hissediyorlardı. Her nerede Hanuman var ise, Rama da kesinlikle oradadır. Radha, kendini Krişna’ya adadığında, bir tanrıça haline geldi. Günümüzde Radha-Krişna diyor ve Radha’nın Krişna’ya olan adanmışlığı nedeniyle onun adını Krişna’dan önce anıyoruz. Dolayısıyla, salik Tanrı’dan daha yücedir.

Bir defasında Rab Vişnu, Narada’ya, “En yüce salik kim?” diye sormuştu.

Narada ise kendisinin en yüce salik olduğunu zannederek, büyük bir alçakgönüllülükle, “Yüce Rabbim! En yüce salikin ben olduğumu sandığım için, utandırma beni, ne olur,” dedi.

Narada’ya bir ders vermeye karar veren Rab Vişnu, “Narada,” dedi, “Benim için bir şey yapmanı istiyorum. Aşağı inip yeryüzüne giderek, Avi Sarkar adındaki kişiyi bul.” (Avi Sarkar, Swami’yi Laos’ta ağırlayan kişidir)

Narada, “Bu Avi Sarkar neyle meşgul olur? O da benim gibi sürekli olarak Senin adını terennüm eder mi?” diye sordu.

Narayana, “Git ve onun neyle meşgul olduğunu kendi gözlerinle gör,” diye cevap verdi.

Böylece Narada Laos’a geldi ve durmadan aradı, aradı ve en nihayet Avi Sarkar’ı buldu. Avi Sarkar, ofisinde işini yapmakla meşgul oluyor ve hiç de namasankirtana terennüm etmiyordu. Narada, kimin daha yüce olduğunu öğrenmek adına, Avi Sarkar’ın Rabbin adını ne zaman terennüm edeceğini merak etmişti; amacı, kendisi kaç defa terennüm ediyorsa, o sayı ile Avi Sarkar’ın terennüm ediş sayısı arasında karşılaştırma yapmaktı.

Uzun bir süre beklese dahi, Avi Sarkar’ın Rabbin adlarından herhangi birini terennüm ettiğini hiç duymadı; Avi Sarkar işini yapmakla meşguldü! En nihayet, Avi Sarkar’ı okula kadar takip eden Narada, okulda çok sayıda çocuğun ve öğretmenlerin, ‘Sai Ram, Sai Ram,’ diye terennüm ettiklerini gördü. Salikler de ‘Sai Ram,’ diyorlardı. İşte o zaman Narada, ‘Benim, başka hiçbir şey yapmadan, oturup Tanrı’nın adını terennüm etmem, yücelik belirtisi değildir. Bir kimse, başkalarına Tanrı’nın adını terennüm etmeyi öğretmek suretiyle Tanrı’nın işini yaptığında, yüce bir hizmettir bu,’ diye düşünerek, Narayana’nın ne demek istediğini idrak etti.

(Jeswani kardeşlere hitap ederek) Az önce ‘Akhanda cyoti calao, prema  cyoti calao, gyana cyoti calao,’ dizelerini seslendirdiler. ‘Kandili uyandırarak, karanlığı aydınlat,” anlamına gelir bu. Rabbin adı, kandilin ışığını temsil eder. Sırf evinizde ışık olması yeterli değildir; fakat Tanrı bağlılığı alevinin nasıl uyandırılacağını başkalarına da öğretirseniz, o zaman onların da hayatları daha bir aydınlanır ve ışık saçar. Tanrı’nın adını bir başınıza terennüm edip de kendinizin yüce biri olduğunuz sanmanızdan çok daha önemlidir bu. Şayet Tanrı’yı birçok kişinin hayatına sokup da onların hayatlarını daha iyi bir hale getirirseniz, işte o zaman yüce bir saliksinizdir.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını okumak ve İlahi Ziyaret hakkında daha da bilgi edinmek için bkz:

9 Şubat 2020
Vientiane, Laos
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Tanrı her daim mevcuttur. Kalpleriniz Tanrı’dan tarafa döndüğünde, O’nu algılarsınız. Kalpleriniz dünya ile dolu olduğunda, Tanrı’nın vizyonunu yitirirsiniz. Hindistan semalarında ışık saçan Güneş, İtalya semalarında da parıldayan Güneşin aynısıdır. O güneş ile bu güneş farklı değildir. Sırf dünyanın dönmesinden ötürü, Güneş bu ülkelerde görülür hale gelir.

Sathya Sai Baba o İlahi Prensibin Bedenlenmişidir denildiğinde, O’nun burada farklı bir şey ve başka bir yerde daha farklı bir şey olması nasıl mümkün olabilir ki? O’nun şimdi mevcut olmadığı, ama daha önce mevcut olduğu nasıl söylenebilir ki? O’nun gelmiş olduğu ve sonra gittiği nasıl söylenebilir ki? Ebedi olan Atma prensibi için ölüm diye bir şey yoktur. Bir Avatar için ölüm nasıl söz konusu olabilir ki? Yok olan şey sadece bedenlerdir, yoksa Atma değil. Hepimiz gerçekten de Atma’nın aynı bedenlenmişleri olduğumuzdan, bu hakikat Benim için olduğu kadar sizin için de geçerlidir.

Zihin, bütün bu Yaratılışın dayanağıdır. Zihin, kişinin esaretinin ya da kurtuluşunun nedenidir. Zihni Tanrı’ya doğru çevirin – kurtuluşa erersiniz. Zihni dünyaya doğru çevirin – esarete düşersiniz. Kapı ile anahtarı gibidir bu; anahtarı sağa doğru çevirirseniz, kapı açılır; sola doğru çevirirseniz, kapı kilitlenir. Zihin, kapıdır. Kapıyı açarsanız, öteki taraftaki hakikati görürsünüz.

Puttaparthi’de iken, Tanrı’ya inanmayanlara Tanrı’nın mevcut olduğunu öğrettim. Aranızda olup da burada oturmakta olan çoğu kişi, sözde ateist idi. Çoğunuz Tanrı’nın mevcudiyetine inanmıyordunuz. Bhagawan’ın yakınına geldikten sonra, Tanrı’nın mevcut olduğuna dair hakikati öğrendiniz.

Ne var ki, Tanrı’nın, Sathya Sai Baba olarak, Hz. İsa veya Buddha olarak ya da diğer dinlerde tarif edildiği şekliyle, dışta mevcut olduğunu düşündünüz. Şimdi ise size, Tanrı’nın dışta değil de içte mevcut olduğunu öğretiyorum.

Hz. İsa da bunu vazetmişti. Önce, “Ben, Tanrı’nın habercisiyim,” demiş ve Tanrı’nın Kendisinden farklı olduğunu sanmıştı. Yani Tanrı cennette mevcuttu ve İsa da mesajı vazetmek üzere yeryüzündeydi. Sonra çarmıha gerilirken, İsa, “Ben, Tanrı’nın Oğluyum. Tanrı’nın bir parçasıyım; Tanrı da benim bir parçam,” diye deklare etti. En nihayet, bedenden bir kere feragat ettiğinde, Kendisi ile Tanrı’nın Bir olduğunun farkındalığına erdi. Benim de size hayattaki daha yüce dersleri ve hakikatleri öğretme tarzım budur işte

Saliklerimden yegâne beklentim, artık konuşup tartışmamalarıdır. Artık İlahiliğinize ermek adına eyleme geçmelisiniz. Tanrı’yı ancak belirli bir yere belirli bir vakitte gittiğinizde görebileceğinize dair illüzyonu tuzla buz ediyorum. Tanrı, bulunduğunuz yerdedir; bizzat sizin mevcudiyetiniz, Tanrı’nın mevcudiyetinin kanıtıdır. Ne var ki, hakikati bilmek ile hakikati deneyimlemek iki farklı şeydir.

Benim size daima ‘İlahiliğin Bedenlenmişleri’ ‘Hakikatin Bedenlenmişleri’ ve ‘Sevginin Bedenlenmişleri’ dememin nedeni, sizin zaten O olduğunuzu biliyor olmamdır. Dışarıda olan biteni görmek için nasıl kapıyı açmanız gerekiyorsa, gerçekte ne olduğunuzu görmek amacıyla da içinizde Tanrı olmayan her ne varsa, onları söküp atmanız gerekir.

Tanrı, Sathya Sai Baba gelmeden önce mevcut olan, ama Sathya Sai Baba formunda da gelen, her daim ebedi ve değişmez olan o prensiptir. Tanrı, sizin kendi İlahi Öz’ünüz dahil olmak üzere, daha başka birçok forma bürünerek de gelecektir. Ben size aynı hakikati öğretmeye devam edeceğim. Öğrencilerin sınıfta kalıp okulu terk etmelerine göz yuman öğretmenlerden değilim ben. Sınıfı geçene kadar defalarca ve defalarca ve defalarca eğitim görmek zorundasınız.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını okumak ve İlahi Ziyaret hakkında daha da bilgi edinmek için bkz:

16 Nisan 2015
Torino, İtalya
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Bir anne, çocuğunun kendisine, “Amma!” dediğini işitmek için dünyadaki her şeyi seve seve verir. Aşık olan bir kimse, “Canım! Sevgilim! Tatlım!” sözlerini mutlu mesut duymak için her şeyden vazgeçmeye hazırdır. Rab de salikler O’nun Adını seslendirdiklerinde her şeyi terk etmeye hazırdır. Namasankirtana’yı (Rabbin adlarının terennüm edilişini) dinlemekten çok hoşlanırım. Annesini çağıran çocuk gibi, bir sevgilinin sevdiği kişiye seslenmesi gibi, salikler de Tanrı’nın görkemini terennüm ederek Tanrı’ya seslendiklerinde, gerçekten mutlu eder Beni bu.

harer nama harer nama harer namaiva kevalam

kalau nastyeva nastyeva nastyeva gatir anyatha

 

(Şu Kali Çağında kurtuluşun tek yolu, Tanrı’nın kutsal adını terennüm etmektir.

Başka bir yolu yoktur; başka bir yolu yoktur; başka bir yolu yoktur.)

 

Şu Kali Yuga döneminde, dünyanın büyük bir kısmının Rama ve Krişna kutsal adlarını unuttuğu sırada, Tanrı’nın adları gerçekten de sizin en yüce sığınağınızdır. Tanrı’nın adı, sizi samsara okyanusunun (dünyevi yaşamın) öte yakasına taşıyan sandaldır.

 

hare krişna hare krişna

krişna krişna hare hare

hare rama hare rama

rama rama hare hare

 

“Hare Krişna Hare Ram,” dediğiniz her seferinde, kürek çekerek sandalınızı biraz daha ilerletip kıyıya doğru yaklaştırdığınızı tefekkür edin. Okyanusun ortasındaki bir yerde çakılıp kalmış olsanız dahi, Rabbiniz sizi karşılamak üzere kıyıda bekler halde, sandalınızın nihai varış yerine ulaşmasını beklemektedir. Tek gücünüz ve sığınağınız, addır ya da nama’dır.

Narada, sürekli olarak, “Narayana Narayana Narayana,” diyerek Tanrı’nın adını terennüm etmekteydi. Rab Narayana’ya çok bağlıydı ve bir defasında O’na, “Rabbim, benden hoşnut musun? Ben Senin en iyi salikin miyim?” diye sordu.

Bu, sizin hepinizin Bana, “Swami, ben iyi bir salik miyim? Benden hoşnut musun? Her şeyi doğru mu yapıyorum?” diye sormanıza benziyor, öyle değil mi?

Narada da bu soruyu sorunca, Rab Narayana gülümseyerek, “Hayır,” dedi. (Gülüşmeler)

Sürekli olarak Narayana’nın adını terennüm ederek üç âlemin her yanında dolaşmakta olduğundan, çok şaşırmış ve hayal kırıklığına uğramış olan Narada, “O halde kim en iyi salik? Merak ettim doğrusu,” diye sordu.

Narayana, “Aşağıda, yeryüzünde basit bir çiftçi yaşamakta; işte o, Benim en iyi salikimdir. Benim adımı günde sadece üç kez terennüm ediyor, buna rağmen senden daha iyi bir salik.”

 

İlahi Diskurun tümünü okumak ve Arjantin İlahi Ziyareti hakkında daha fazla bilgi edinmek amacıyla bkz:

28 Nisan 2019
Avustralya, Mt. Warning'de Özel Satsang
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

 

 

sarve bhavantu sukhinah sarve santu niramayah

sarve bhadrani paşyantu ma kaşçid duhkhabhag bhavet

(Herkes mutlu olsun; herkes sağlıklı olsun; hepimiz her yerde iyi olanı ve hayırlı olanı görelim; hiç kimse hiçbir şekilde üzülmesin.)

Sevginin ve Huzurun Sevgili Bedenlenmişleri!

Arjantin’deki aşram’ın adı, ‘Sevgi ve Huzur’dur. Aşram’a bakarken, dikkatimizi çeken iki sözcük oldu: Amor ve Paz (sevgi ve huzur). Bana söylenen bu olsa da, aslında hakikat ancak amor’un olduğu yerde ve paz’ın olduğu yerde mevcuttur. Dolayısıyla, huzur sevginin sonucudur, sevginin neticesidir ve sevgi de bizim mevcut olmamızın en önemli sebebidir. Tanrı, Kendisini tüm Yaratısında sevebilsin diye Kendisini Kendisinden ayırdı. Yaratılış’tan tek beklentisi, karşılığında O’nu sevmesiydi. Bugün burada bulunuyor olmanızın başlıca nedeni sevgidir, çünkü Swami’yi seviyorsunuz ve Swami de sizi seviyor. Burada bir arada olmamızın sebebi budur. Dolayısıyla, sevgi en önemli insani değerdir. Çünkü bir insan kendisine sevgiyi eklediğinde, bizzat Tanrı haline gelir, ilahi olur.

Ne tür sevgidir bu? Herhangi bir sevgi değildir. Karı koca arasındaki sevgi de sevgidir, ama o sevginin bazı bağımlılıkları ve beklentileri vardır. Bir anne ile çocuğu arasında sevgi vardır; bu sevgiye vatsalya amor ya da ana sevgisi denir. Ne var ki, bu sevgi de bazı beklentilere açıktır. Sevgi ayrıca dostlar arasında dostluk olarak mevcuttur, ama onun da bazı beklentileri vardır. Ne var ki, hiçbir beklentisi, bağımlılığı ve arzusu olmayan ve tüm bunlardan uzak olan sevgi, Tanrı’nın umduğu sevgidir. Her nerede, beklentilerden yoksun olan bu tür sevgiyi bulursanız, huzuru da onun gölgesi olarak bulursunuz. Dolayısıyla, mevcudiyetin tüm amacı, bu tür sevgiyi geliştirmektir – sırf Tanrı için değil de herkes için geliştirmektir – ki, dünyada huzur olsun.

Şayet hayatınızın sonuna geldiğinizde, kalbinizde bu tür sevgiden başka her şeyi geliştirmişseniz, o zaman hayatınızın pek bir amaca hizmet etmiş olduğu söylenemez. Sevginin uğruna sevmeyi öğrenmelisiniz, yoksa başka hiçbir şeyin uğruna değil. Narasimha Murthy yapmanız gereken her şeyi söyledi zaten. Söyleyecek başka bir şeyim yok Benim. Sizin hepinizden istediğim tek şey, onun, ‘Señor’ demiş olduğu gibi, Tanrı’yı sevmeniz ve ayrıca herkesi sevmenizdir, ‘todos’u sevmenizdir. (Alkışlar)

İlahi Diskurun tümünü okumak ve Arjantin İlahi Ziyareti hakkında daha fazla bilgi edinmek amacıyla bkz:

1 Temmuz 2019
Arjantin
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

sarve bhavantu sukhinah sarve santu niramayah

sarve bhadrani paşyantu ma kaşçid duhkhabhag bhavet

(Herkes mutlu olsun, herkes sağlıklı olsun, herkes her yerde iyi ve hayırlı olanı görsün, hiç kimse hiçbir şekilde üzülmesin.)

Bu duayı ettiğimizde, sırf hısım akrabamız, arkadaşlarımız, topluluğumuz ve ülkemiz için dua etmiş olmayıp, tüm insanlığın – aslında tüm dünyanın – iyiliği, huzuru, mutluluğu ve sağlığı için dua etmiş oluyoruz. Bu duaya ağaçlar, kuşlar, hayvanlar ve doğanın tümü dahildir. Her yerdeki herkes ve her varlık için dua ediyoruz.

Günümüzde dünyanın her düzeyde iyi örneklere ihtiyacı vardır, zira iyi bir örnek, bu bir birey de olsa, bir kurum da olsa veya bir ulus da olsa, dünyayı daha iyi bir hale getirebilir.

Bu yerin her yanında dolaşırken çok mutlu oldum. Bazıları Hindistan’da da olmak üzere, yaşlılar için olan daha başka bakım evlerinde bulunmuş olmama rağmen, buradakinde bir fark var. Yaşlı bakım evlerinin çoğu genellikle bir merkez ya da kurum olsa dahi, burası bir yuvadır. Buraya yuva adı verilmiştir, çünkü sadece hastaların, doktorların, bakıcıların ve temizlikçilerin değil de bir ailenin yaşadığı yerdir yuva. İşte, burada dolaşırken deneyimlediğimiz şey de bir ailenin yaşadığı bir yuva hissi oldu. Demanslı yaşlıların bulunduğu servise gittik ve yaşlı bir bayan elimi tutarak, Tamil dilinde, “Kutumbam, kutumbam – burası bir aile gibi. Hepimiz buradayız, hepimiz bir aileyiz,” dedi durdu. Yapmakta olduğu aktivitenin bir parçası olmam için Beni davet etmiş olsa dahi, ne yazık ki vakit olmadığı için teklifini reddetmek zorunda kaldım. Ne var ki, çok mutlu olmuştu; sadece kendisinin mutlu olmakla kalmadığını, buradaki herkesin de mutlu olduğunu söyleyip durdu. ‘Herkes mutlu olsun,’ diyerek, biz de bunun için dua ediyoruz.

Swami, tüm dünyaya, yaşlılarımıza nasıl bakmamız gerektiğini göstermektedir. Bu insanlar, olgunluk çağlarında ve gençliklerinde sıkı çalışabildikleri dönemde, meslekleri sayesinde, bilgileri sayesinde ve becerileri ile çok çalışmaları sayesinde toplumun her kesimine o kadar çok katkıda bulundular ki. Hepsi de dünyayı bugün daha evvelden olduğundan daha iyi bir konuma getirmek için katkıda bulundu; dolayısıyla da şimdi, sadece aile üyeleri olarak değil, toplum olarak da yaşlılarımıza minnettarlığımızı ifade etmek görevimizdir bizim.

 

İlahi Diskurun tümünü okumak ve Singapur’a yapılan İlahi Ziyaret hakkında daha fazla bilgi edinmek amacıyla bkz:

27 Ağustos 2019
Singapur
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Hindistan’da, geniş görüşlü insanların tüm dünyayı kendi aileleri gibi gördükleri söylenir. Sadece dar görüşlü kimseler, bazı kişilerin kendilerinden olduğunu, diğerlerinin ise kendilerinden olmadığını zannederler. Global aileye ilişkin bu ideal – tüm insanlığın tek bir aile olması – bugün burada görülebilen bir şeydir. Dünyanın farklı yerlerine ait olmalarına rağmen, ailenin tekrar bir araya gelişini kutlamak üzere, çocuklarla, çalışanlarla, doktorlarla ve öğretmenlerle ve çok aziz misafirlerimizle birlikte herkes buradadır.

Nerede iyi varsa, orada Tanrı vardır ve nerede Tanrı varsa, orada bolluk vardır. Burada iyi var, dolayısıyla Tanrı da buradadır – ve Tanrı burada olduğu için de burası günden güne gelişmektedir. İleriki dönemlerde bu okul bir yüksekokul haline gelecek ve genel hastane de tam teşekküllü bir kalp hastanesi haline gelecek. Burası, hükümet temsilcisinin konuşmasında ve duasında söylediği gibi, bir hac yerine dönüşecektir. Okul, baş içindir; sağlık hizmeti eller içindir; dua salonu da kalp içindir. Bu üçünün – başın, ellerin ve kalbin – kombinasyonu ile, topluluğu oluşturan herkes, özellikle de gençler, hükümetle birlikte, bu ülkenin ilerlemesi, saadeti ve huzuru için çalışacaktır.

Tanrı’nın kutsayışları bol bol vardır burada ve ileriki dönemlerde rahatlama sağlayarak, burasının yıldan yıla yeni yeni aşamalar kaydetmesini sağlayacaktır. Önümüzdeki yıl, okulun genişlemesini ve diğer kısımların tamamlanışını görmek üzere yeniden geleceğiz. Hem hastanenin gelişimini, hem de tüm topluluğun birlikte dua etmesi ve hizmet sunması için büyük bir dua salonunun açılışını görmek üzere de geleceğiz. (Alkışlar)

Baba’nın kutsayışları bugün herkes için buradadır. Hepinize iyilikler dileriz. Nijerya’da ilk kez yürütülecek olan eşsiz bir programa yardımcı olmak üzere zahmet edip gelen krala şükranlarımızı sunarız.

Hastaneler için, tamamen ücretsiz olarak pediatrik kalp ameliyatları yapacak, bunun yanı sıra Enugu Hastanesiyle de bir ortaklık kuracağız. Doktorlar hazırdır. Ücretsiz olarak çocukları ameliyat etmek üzere Ocağın ilk haftasında burada olacaklar. Bu doktorlar, bir sonraki ameliyatlar dizisini gerçekleştirmek üzere en az altı ayda bir burayı ziyaret edeceklerdir. Cerrahi sağlık merkezi, gelişerek, tam da burada yavaş yavaş tam teşekküllü bir kalp sağlığı hastanesi haline gelecektir. Hiçbir ücret talep etmeden hizmet sunan, eşi benzeri olmayan bir hastane olacaktır.

Bir sonraki ziyaretimizi iple çekiyoruz. O zamana kadar hepinize iyilikler diler ve herkese kutsayışları iletiriz.

 (Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e bakınız)

17 Aralık 2018
Nijerya
Alıntılar

Page 1 of 2

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL