Menu

Cart

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

sarve bhavantu sukhinah sarve santu niramayah

sarve bhadrani paşyantu ma kaşçid duhkhabhag bhavet

(Herkes mutlu olsun, herkes sağlıklı olsun, herkes her yerde iyi ve hayırlı olanı görsün, hiç kimse hiçbir şekilde üzülmesin.)

Bu duayı ettiğimizde, sırf hısım akrabamız, arkadaşlarımız, topluluğumuz ve ülkemiz için dua etmiş olmayıp, tüm insanlığın – aslında tüm dünyanın – iyiliği, huzuru, mutluluğu ve sağlığı için dua etmiş oluyoruz. Bu duaya ağaçlar, kuşlar, hayvanlar ve doğanın tümü dahildir. Her yerdeki herkes ve her varlık için dua ediyoruz.

Günümüzde dünyanın her düzeyde iyi örneklere ihtiyacı vardır, zira iyi bir örnek, bu bir birey de olsa, bir kurum da olsa veya bir ulus da olsa, dünyayı daha iyi bir hale getirebilir.

Bu yerin her yanında dolaşırken çok mutlu oldum. Bazıları Hindistan’da da olmak üzere, yaşlılar için olan daha başka bakım evlerinde bulunmuş olmama rağmen, buradakinde bir fark var. Yaşlı bakım evlerinin çoğu genellikle bir merkez ya da kurum olsa dahi, burası bir yuvadır. Buraya yuva adı verilmiştir, çünkü sadece hastaların, doktorların, bakıcıların ve temizlikçilerin değil de bir ailenin yaşadığı yerdir yuva. İşte, burada dolaşırken deneyimlediğimiz şey de bir ailenin yaşadığı bir yuva hissi oldu. Demanslı yaşlıların bulunduğu servise gittik ve yaşlı bir bayan elimi tutarak, Tamil dilinde, “Kutumbam, kutumbam – burası bir aile gibi. Hepimiz buradayız, hepimiz bir aileyiz,” dedi durdu. Yapmakta olduğu aktivitenin bir parçası olmam için Beni davet etmiş olsa dahi, ne yazık ki vakit olmadığı için teklifini reddetmek zorunda kaldım. Ne var ki, çok mutlu olmuştu; sadece kendisinin mutlu olmakla kalmadığını, buradaki herkesin de mutlu olduğunu söyleyip durdu. ‘Herkes mutlu olsun,’ diyerek, biz de bunun için dua ediyoruz.

Swami, tüm dünyaya, yaşlılarımıza nasıl bakmamız gerektiğini göstermektedir. Bu insanlar, olgunluk çağlarında ve gençliklerinde sıkı çalışabildikleri dönemde, meslekleri sayesinde, bilgileri sayesinde ve becerileri ile çok çalışmaları sayesinde toplumun her kesimine o kadar çok katkıda bulundular ki. Hepsi de dünyayı bugün daha evvelden olduğundan daha iyi bir konuma getirmek için katkıda bulundu; dolayısıyla da şimdi, sadece aile üyeleri olarak değil, toplum olarak da yaşlılarımıza minnettarlığımızı ifade etmek görevimizdir bizim.

 

İlahi Diskurun tümünü okumak ve Singapur’a yapılan İlahi Ziyaret hakkında daha fazla bilgi edinmek amacıyla bkz:

27 Ağustos 2019
Singapur
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Hindistan’da, geniş görüşlü insanların tüm dünyayı kendi aileleri gibi gördükleri söylenir. Sadece dar görüşlü kimseler, bazı kişilerin kendilerinden olduğunu, diğerlerinin ise kendilerinden olmadığını zannederler. Global aileye ilişkin bu ideal – tüm insanlığın tek bir aile olması – bugün burada görülebilen bir şeydir. Dünyanın farklı yerlerine ait olmalarına rağmen, ailenin tekrar bir araya gelişini kutlamak üzere, çocuklarla, çalışanlarla, doktorlarla ve öğretmenlerle ve çok aziz misafirlerimizle birlikte herkes buradadır.

Nerede iyi varsa, orada Tanrı vardır ve nerede Tanrı varsa, orada bolluk vardır. Burada iyi var, dolayısıyla Tanrı da buradadır – ve Tanrı burada olduğu için de burası günden güne gelişmektedir. İleriki dönemlerde bu okul bir yüksekokul haline gelecek ve genel hastane de tam teşekküllü bir kalp hastanesi haline gelecek. Burası, hükümet temsilcisinin konuşmasında ve duasında söylediği gibi, bir hac yerine dönüşecektir. Okul, baş içindir; sağlık hizmeti eller içindir; dua salonu da kalp içindir. Bu üçünün – başın, ellerin ve kalbin – kombinasyonu ile, topluluğu oluşturan herkes, özellikle de gençler, hükümetle birlikte, bu ülkenin ilerlemesi, saadeti ve huzuru için çalışacaktır.

Tanrı’nın kutsayışları bol bol vardır burada ve ileriki dönemlerde rahatlama sağlayarak, burasının yıldan yıla yeni yeni aşamalar kaydetmesini sağlayacaktır. Önümüzdeki yıl, okulun genişlemesini ve diğer kısımların tamamlanışını görmek üzere yeniden geleceğiz. Hem hastanenin gelişimini, hem de tüm topluluğun birlikte dua etmesi ve hizmet sunması için büyük bir dua salonunun açılışını görmek üzere de geleceğiz. (Alkışlar)

Baba’nın kutsayışları bugün herkes için buradadır. Hepinize iyilikler dileriz. Nijerya’da ilk kez yürütülecek olan eşsiz bir programa yardımcı olmak üzere zahmet edip gelen krala şükranlarımızı sunarız.

Hastaneler için, tamamen ücretsiz olarak pediatrik kalp ameliyatları yapacak, bunun yanı sıra Enugu Hastanesiyle de bir ortaklık kuracağız. Doktorlar hazırdır. Ücretsiz olarak çocukları ameliyat etmek üzere Ocağın ilk haftasında burada olacaklar. Bu doktorlar, bir sonraki ameliyatlar dizisini gerçekleştirmek üzere en az altı ayda bir burayı ziyaret edeceklerdir. Cerrahi sağlık merkezi, gelişerek, tam da burada yavaş yavaş tam teşekküllü bir kalp sağlığı hastanesi haline gelecektir. Hiçbir ücret talep etmeden hizmet sunan, eşi benzeri olmayan bir hastane olacaktır.

Bir sonraki ziyaretimizi iple çekiyoruz. O zamana kadar hepinize iyilikler diler ve herkese kutsayışları iletiriz.

 (Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e bakınız)

17 Aralık 2018
Nijerya
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Nerede birlik ve saflık varsa, orada İlahilik vardır. Saflık olmadan birlik olabilir ya da birlik olmaksızın saflık olabilir; her iki şıkta da İlahilik olmaz. Birlik halinde olmanız yeterli değildir, aynı zamanda saf da olmalısınız. Saf olmanız yeterli değildir, aynı zamanda birlik içerisinde de olmalısınız.  Dünyada birçok insan son derece birlik halindedir, ama saf değildirler, dolayısıyla da ilahi olamazlar; bu açıdan bakıldığında, suçluların çoğu son derece birlik halindedirler! (Gülüşmeler) Dünyada iyilik yapmak isteyen birçok iyi insan vardır, ama birlik içerisinde değildirler. Onlar da İlahiliğe eremezler.

Şu paradoksa bir bakın! Günahkârlar İlahiliğe eremezler, çünkü birlik halinde olsalar da saf değildirler. Öte yandan azizlerin de İlahiliğe erme imkanı yoktur, çünkü saf olsalar da birlik halinde değildirler. Zavallı İlahilik! (Gülüşmeler) Fakat İlahilik sadece hem birlik içerisinde hem de saf olanlara gelir.

Dünyada o kadar çok ülke var ki; Swami’nin namına o kadar çok çalışma yapılmaktadır ki. Swami’nin çalışmalarının tümünün sadece birliğin ve saflığın bir arada bulunduğu yerlerde tezahür etmekte olduğunu yediden yetmişe herkes görebilir. İyi insanların olduğu, ama birlik içinde çalışmadıkları yerlerde, Swami için bütün bunların önemli olduğunu zannettiklerinde – binaların önemli olduğunu ya da aşram’ların önemli olduğunu zannettiklerinde – bile bu gerçekleşmemektedir, zira bu, Swami’nin işinin ne olduğunu anlamadıkları anlamına gelir!

Swami için, binalardan, aşram’lardan veya yerlerden daha çok, önemli olan şey insanlardır. Boş mabetler ve kiliseler yok mudur? Suçların işlendiği kalabalık yerler yok mudur? Bir yer, kendi başına insanları cezbetmez; yeri oluşturanlar, insanlardır. Tanrı’nın işini yapmakla meşgul olan insanlardaki dönüşüm var ya; Tanrı için önemli olan şey budur, Tanrı’nın istediği şey budur.

Birlik nasıl edinilmelidir peki? Başkalarını kendinizden daha çok düşünebildiğinizde, birliği edinirsiniz. Başkalarını kabul edebildiğinizde, başkalarını kucaklayabildiğinizde, böylece birlik halinde olursunuz. Saflığa nasıl erebilirsiniz peki? Sırf kendi istediğiniz şeyi değil de herkes için iyi olanı yapabildiğinizde, işte o zaman birliğe erersiniz. Demek ki, birlik, başkalarını öne koyup, kendinizi en sonda bıraktığınızda gerçekleşir; saflık ise, sırf kendimizin yapmak istediğini değil de, herkes için iyi olanı yapabildiğimizde gerçekleşir. Bu ikisi meydana geldiğinde, İlahilik de – aslında tüm ilahi işler de – gerçekleşir. Bu ikisi meydana geldiğinde, o vakit herkesin içinde dönüşüm olur ve o zaman İlahilik de orada, gerçekleşen tüm iyi işler halinde tezahür eder.

Türkiye’deki tüm insanlar, işin orta yerinde Kaya’yı kaybetmiş olsalar da, bu çalışmadan vaz geçmemişlerdir. Kaya’nın rüyasını tezahür ettirmek üzere daha fazla birlik ve saflık halinde daha sıkı bir şekilde bir araya gelmişlerdir.

 

Çok sayıda baş olsa da, sadece tek bir düşünce vardı;

çok sayıda kalp olsa da, sadece tek bir duygu vardı;

çok sayıda el olsa da, sadece tek bir iş vardı;

çok sayıda kişi katılmış olsa da, hepsi tek kişi gibi çalıştı.

 

Bu gerçekleşti, çünkü kendi gururlarını ve egolarını ayaklar altına almaya, birbirlerini ve birbirlerinin fikirlerini kucaklayıp kabul etmeye hazırdılar. Her şeyden öteye, ‘Herkes için iyi olanı, Kaya’nın istediğini, Swami’nin istediğini yapmamız gerekiyor, yoksa senin ya da benim istediğimiz şeyleri değil’i akıllarından çıkarmadılar.

 

(Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e bakınız)

8 Temmuz 2019
Sayalar, Türkiye
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Tüm Yaratılış sevgiden ortaya çıkmıştır.

En sonunda tüm Yaratılış gerisin geriye sevgiye kavuşup onda özümsenir.

Bu Yaratılışı her nerede görürsek, sadece sevgiyi görürüz.

Sevginin olmadığı bir yer yoktur.

Saf sevgi prensibidir işte bu.

 

(Telugu dilinde şiir)

 

Sevginin Aziz Bedenlenmişleri!

Bu dünyadaki en güzel his, sevilmek ve sevmektir. İnsan, sevdiğinde ve sevildiğinde, o anda kendini ilahi hisseder. Bu sevgi, bağımlılıklara ve beklentilere eğilimi olan dünyevi hislerle karıştırılmamalıdır. İlahi sevgi, tüm beklentilerden, tüm arzulardan ve tüm bağımlılıklardan uzak olan sevgidir. İnsan, tüm arzulardan uzak olan böyle bir sevgiyi deneyimlediğinde, gerçekten de Tanrı’yı deneyimler. ‘Prema Yoga’, ‘sizi Tanrı ile birleştiren sevgi’ anlamına gelir. Sizi Tanrı ile bir kılan sevgi, insanın geliştirmesi gereken sevgidir.

Siz buna inanabilirsiniz de, inanmayabilirsiniz de, fakat Benim vazifem size söylemektir, dolayısıyla da öyle yapacağım: Gördüğünüz âlem, var olan her şey değildir; sadece gözlerinizle gördüğümüzden çok daha fazlası vardır. Üstelik gözlerinizle gördükleriniz bir yanılsamadır! Gerçekten var olanlar, çok daha büyük çaplı olup, tüm bunların ötesindedir.

Bu sabah bu yere geldiğimiz sırada, harikulade duaların, şarkıların hepsi terennüm edilirken, sadece bu çadırda oturmakta olan sizin hepinize değil, bu yerin her yanında çok sayıda, yüzlerce varlığın bulunduğuna da tanık oldum. Bazıları göklerden aşağıya indi, bazıları topraktan ortaya çıktı ve bazıları da dört bir yandan havada yüzerek geldi – binlercesi ve binlercesi vardı – ve sonra Kaya geldi! (Alkışlar)

“Nereden geliyorsun?” diye sordum ona.

O da Bana, “Senin geldiğin aynı yerden,” dedi. Kaya, bedenini terk ederken, bir miktar fiziki ıstırapla, bir miktar acıyla kıvranmıştı ki ki, bu da o yaşa gelindiğinde doğaldır. Herkes onun hayatta kalmasını istiyordu. Yaşamını sürdürmesi adına mümkün olan her şeyi yaparak, her türden tıbbi müdahalede bulunmak için çırpınıp duruyorlardı. Ne var ki, o, kalbinin derinliklerinde, “Swami, ne olur beni al, ne olur kurtar beni bu esaretten!” diye dua etmeyi sürdürdü.

Ben de gelip ona, “Kaya, eğer bu kaya’yı terk edersen – ‘kaya’, Hindistan’da ‘beden’ anlamına gelir – bir daha gelip bu yeri nasıl ziyaret edeceksin?” diye sordum.

Gülümseyerek, “Swami, bu kaya, maya’dır – bu beden bir yanılsamadır. Sen açılış için hangi yoldan geleceksen, ben de aynı yoldan geleceğim!” dedi.

Bugün aynı yoldan geldi. (Alkışlar)

 

(Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e bakınız)

8 Temmuz 2019
Sayalar, Türkiye
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Tüm evrende Tanrı ışık saçar;

tüm evren de Tanrı’da ışık saçmaktadır.

Tanrı ile Yaratılış arasındaki bu ilişki birbirinden ayrılamaz niteliktedir.

Size söylemek istediğim hakikattir işte bu. (Telugu dilinde şiir)

 

(Ev sahibinden bahsederek) Az önce arabada gelirken, kendisinin soru sormak gibi kötü bir alışkanlığı olduğundan, birçok soru soruyordu! “Ne kadar talihliyim ben! Tanrı yanımda oturuyor. Tanrı’yı arabamda götürüyorum. Ne kadar talihli olduğumu kavrayamıyorum bile!” diye bir görüş belirtti. “Tanrı’nın yanı başımda olması ne kadar da büyüleyici,” diye tekrarladı.

Ben de ona, “Senin daima Tanrı’da olman çok daha büyüleyicidir. Her şey Tanrı’dır ve Tanrı her yerdedir,” dedim.

Bir üstadın takipçisi, üstadına, “Tanrı nerede?” diye sormuş. Üstat, “Tanrı nerede değil ki?” cevabını vermiş.

Son derece muhteşem olan bu his, evrenin tümünde mevcuttur. Var olan, sadece ve sadece Tanrı’dır. Esen meltemde, akan suda, yanan ateşte, ağaçların yapraklarında, çiçekler ile meyvelerde, toprakta ve gökyüzünde – Tanrı’nın mevcut olmadığı hiçbir yer yoktur. Bu hakikatin farkındalığına eren bir kimse, bilge bir insandır, zira böyle bir kişi tüm farklılıkları aşar ve evrenin çeşitliliğinde tekliği görür. Yaratılışın bütünündeki tekliği algılayan bu iç görüş, böyle bir insanı kurtuluşa kavuşturur. Farkındalığa erer ve bu da en yüce bilgeliktir, herhangi bir kimsenin erişebileceği en yüce mertebedir. O mertebeye eriştikten sonra, bilinebilecek başka bir şey kalmaz; o iç görüşü yaşadıktan sonra, görülebilecek başka bir şey kalmaz; bütün o şeyi deneyimledikten sonra, geriye deneyimlenebilecek bir şey kalmaz. Tekliği algılayan bu iç görüş, en yüce spiritüel deneyimdir. Tüm üzüntülerin sona ermesi, çekilen tüm spiritüel çilelerin tamama ermesidir.

Bu aşramın burada tesis edilme amacı, insanın; Tanrı’nın tüm evrendeki tekli mevcudiyetinin üzerinde odaklanmasını ve farkındalığına ermesini sağlamak, bu tekliği görmesini ve deneyimlemesini ve bu sayede de kendi ilahiliğinin farkındalığına ermesini sağlamaktır. Bu aşram ile ilgili iç görüş budur işte – herkesin her şeyde, her yerde ve herkeste Tanrı’yı görmesinin gerekliliğidir.

Tüm evrendeki her bir kişiyi ve herkesi, gelip Tanrı’yı deneyimlemesi için, bu aşramdaki etkinliklere katılması, Tanrı’nın farkındalığına ermesi ve en sonunda da ancak bu farkındalığın bahşedebileceği en yüce huzuru ve en yüce sevinci bulması için davet ediyorum!

 

(Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e gidiniz)

14 Mart 2019
Kuala Lumpur, Malezya
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Tanrı’nın lütfu her bir kişi için ve herkes içindir – ayrım yapma hiçbir zaman yoktur – ama kalbiniz kapalıysa eğer, tıpkı tüm kapıları ve pencereleri kapadığınızda bir odaya güneş ışığının girmemesi gibi, anlamazsınız. Benzer şekilde, yemek dağıtımı söz konusu olduğunda herkese hiçbir ayırım yapmadan hizmet etmelisiniz. Açlık duyan herkes yemeği hak eder ve Tanrı’nın lütfunu almaya lâyık olur.

ahara nidra bhaya maithunam ça samanyam etat paşubhir naranam

(Hem hayvanlar hem de insan için ortak olan dört içgüdü vardır:

Açlık, uyku, korku ve üreme.)

Bunlar tüm kuşlar, böcekler, hayvanlar ve insanlar için ortaktır – hepsi de bu dört içgüdü ile yaşamak zorundadır. Dördü arasında en yaygın ve temel nitelikte olanı ise açlıktır. Böcekler acıkır, kuşlar acıkır; hayvanlar, insanlar ve hatta Tanrı – hepsi acıkır. Açlık, herkes için ortak olduğundan, herkesi ve her şeyi birleştirir. Bir kimsenin korkularını ya da endişelerini anlayamadığınız gibi, sağlık problemlerini yahut kişisel zorluklarını da anlayamazsınız – ama açlığı herkes anlayabilir!

Bir kimse babasını veya annesini kaybedebilir ve acı çekebilir, fakat ebeveynini yitirmeyen başka bir kimse o acıyı anlamayacaktır. Kalbi rahatsız olan bir diğer kişi acıyla kıvranabilir, ama kalp rahatsızlığı olmayan bir başkası o acıyı anlamayacaktır. Ne var ki, açlık, hem zengin hem de yoksul olan, hem kalp rahatsızlığı çeken hem de çekmeyen herkesin anladığı bir şeydir – açlığın nasıl bir şey olduğunu herkes anlar.

Dolayısıyla, açlara hizmet ettiğinizde, bunun nasıl bir şey olduğunu gerçekten anlayabilirsiniz. Bir hizmeti gerçek anlayışa sahip olmadan sunarsanız, bu ancak iş haline gelir, ibadet haline gelmez. Empati ile hareket ettiğinizde, hizmetiniz sizin için daha anlamlı olur. Açlık hepinizin anlayabileceği bir şeydir. Kralların en önde gidenleri bile, kahvaltılarını yahut öğle yemeklerini yememek zorunda bırakıldıklarında çok öfkelenirler. Başka hangi eşitsizlik var olursa olsun, açlık, Yaratılışın tümünde ortak olan yegâne ihtiyaçtır. Bu da size, Tanrı’nın Yaratılışında birlikte yaşayanlar olarak birbirinizi anlamanızda yardımcı olabilir. Herkeste, birbirinin acısının giderilmesine yardımcı olmak amacıyla birbirinin acısını hissetme ve yeterince ilgi gösterme yeteneği vardır.

 

(Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e gidiniz)

8 Nisan 2019
Roma, İtalya
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

manuşyanam sahasreşu kasçid yatati siddhaye
yatatamapi siddhanam kasçin mam vetti tattvatah

(Binlerce insandan bir tanesi mükemmellik için çabalayabilir ve

mükemmelliğe erenlerin arasında da bir kişi az çok Beni gerçekten bilir.)

 

Çaba gösterdikleri kanısında olan binlerce kişiden belki de bir tanesi en sonunda Beni bilme şerefine erer. Dolayısıyla, yeryüzündeki milyarlarca insandan sadece birkaçınızın Beni bilme çabası içerisinde burada bulunması şaşırtıcı değildir. Aranızdaki bir iki kişiden daha fazlasının aslında Beni gerçekten ve hakikaten bilmek için yeterli olacak sürekli çabayı göstermesi sürpriz olurdu, zira Tanrı’yı bilmek, Allah vergisi olan bir şey değildir; diğer her şeyi dışlayacak şekilde Tanrı’yı isteyenler içindir sadece. Tanrı, hayatınızdaki birçok şeyden biri olamaz. Tanrı tek ve yegâne olduğunda – işte o zaman Tanrı’yı en hakiki anlamıyla bilirsiniz.

İki ülkeyi çok seviyorum ve her ikisinin de adı, ‘I am I’ (‘ben, Ben-im’) deyişinde olduğu gibi ‘I’ harfi ile başlıyor. Ülkelerden biri, bildiğiniz gibi, India’dır (Hindistan’dır); öteki ülkeyi tahmin edebilir misiniz? Evet, Italy (İtalya)! Bu iki ülkeyi niçin seviyorum? Çünkü her iki ülkede de dünyadan elini eteğin çeken ve Tanrı yolunda cesaretle ilerleyen erkekler ile kadınlar vardı. Sadece bu iki ülkede, diğer her şeyi bir kenara bırakarak Tanrı’ya giden bu yolda yürüyen çok kişi oldu. Yaşamları da dahil olmak üzere her şeyi Tanrı’nın uğruna feda etmekten sakınmadılar. Bu komple Tanrı bağlılığı sadece bu iki ülkede görülür.

Çoğu kez, Hindistan öndeki lokomotif ise, İtalya da arkadaki lokomotif olmalıdır demişimdir. Diğer bütün ülkeler, trenin vagonları gibidirler. Ancak Hindistan önden çekip de İtalya arkadan ittiği takdirde, bu dünya treni Tanrı’ya doğru yol alabilir. Bunu daha sonraki bir zamanda değil de bugün yapmak son derece önemlidir. Tanrı’ya doğru sebatla gerçekleştirilen bu ilerlemenin büyük bir kısmı şimdi sizin omuzlarınızdadır. Bazılarınız ya da hepiniz yüzünüzü Tanrı’ya doğru çevirmeye, gereken çabayı göstermeye ve en sonunda Tanrı’nın farkındalığına erip Tanrı haline gelmeye karar verirseniz, o zaman bu dünyanın bir geleceği olur. İnsanların, bu Tanrı yolunda dünyaya liderlik etmeyi öngören bu fırsattan yararlandıklarını görmeyi ümit ediyor ve dört gözle bekliyorum. Söylemek istediğim bundan ibarettir.

 

(Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e gidiniz)

8 Nisan 2019
Roma, İtalya
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

vedaham samatitani vartamani ça arcuna
bhavişyani ça bhutani mam tu veda na kaşçana

(Ben geçmişte olup biten her şeyi, şimdi olmakta olan her şeyi ve henüz gerçekleşmemiş

olan her şeyi bilirim. Ben tüm canlıları da bilirim – ama hiç kimse Beni bilmez!)

 

bahuni me vyatitani canmani tava çarcuna
tany aham veda sarvani na tvam vettha parantapa

(Sen ve Ben çok ama çok doğumdan geçtik. Ben hepsini hatırlayabilirim,

ama sen hatırlayamazsın!)

 

Rab Krişna’nın Bhagawad Gita’da geçen sözleridir bunlar. Bhagawad Gita, Tanrı ile insanın öyküsüdür. Her şeyi bilen Tanrı, sanki hiçbir şeyi bilmiyormuş gibi davranır; hiçbir şeyi bilmeyen insan da her şeyi biliyormuş gibi davranır! Hakikat çok daha başkadır. Kim nerede, hangi yerde olacak, hangi işi yapıyor olacak, nasıl yapacak – bütün bunları Tanrı zaten bilir. Ama yine de, çevresindeki kişiler daha fazlasını bildiklerini zannederken, O sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranır.

Birleşik Krallık’ta çok önemli olan nedir? Önce birlik olmalıdır; işte o zaman krallık da buna uyar. Birlik olmayan krallık hani nerede var? Birlik çok önemlidir. Örneğin insanın içinde düşünce, söz ve eylem birliği olmalıdır; bir ailede karı koca, baba, kayınvalide, kuzenler, herkes arasında birlik olmalıdır; bir arada çalıştığınız toplumda ise birlik çok önemlidir. Birlik halinde olduğunuzda, işte o zaman o, Tanrı’nın krallığı haline gelir. Toplumda, ailede ve insanın kendi kişisel hayatında bu çok önemlidir.

Bu birliği geliştiren kişi, ilahiliği geliştirir. Birlik saflığa yol açar ve saflık da ilahiliğe yol açar. Düşünce, söz ve eylemde birlik halinde kalan kişi, saf bir insan haline gelir – ve saf hale gelen kimse de ilahi hale gelir.

 

(Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e gidiniz)

3 Nisan 2019
Chigwell, Birleşik Krallık
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Çok çeşitli takılar olsa da, altın yine altındır,

çok çeşitli inekler olsa da, süt yine süttür,

çok çeşitli kumaşlar olsa da, iplik yine ipliktir,

çok çeşitli inançlar ve dinler olsa da, varış yeri bir ve aynıdır.

 

Bu hakikatten habersiz olarak, cehalete gömülmüş bir halde,

insanların anlayışı farklı olur ve farklılıklar görürler.

Size, asil insanlardan oluşan bu nezih topluluğa daha başka ne denilebilir ki;

şu hayırlı vesileyle, en sonunda her şeyin ‘bir’ olduğu dışında ne diyebilirim ki?

 

İlahiliğin Aziz Bedenlenmişleri!

Hakikate vâkıf olan biri çeşitlilikte birlik görürken, anlayışları kıt olanlar birlikte çeşitlilik görürler. Ezelden beri kutsal metinler, “Ekam sat viprah bahudha vadanti,” – sadece tek bir hakikat olsa da, farklı insanlar ona farklı isimler verirler – diye; “Ekameva advitiyam brahma,” – ikincisi olmayan ‘bir’ vardır sadece – diye; “Ekoham bahusyam – sadece, birçok haline gelen ‘bir’ vardır – diye beyan etmişlerdir.

Böylece, tüm Yaratılışın birliğine yapılan vurgu her daim var olmuştur. Hangi düşünceye, hangi inanca, hangi dine ya da hangi üstada giderseniz gidin. İsa’nın Kendisi, “Herkes birdir, sevgili oğlum, hiç kimseyle aranda fark gözetme,” demiştir. O’nun ‘herkes birdir” derken ne demek istediğini nasıl anlamanız gerekir peki? Bir kadın bir erkekten farklı görünür, bir çocuk bir yaşlı adamdan, bir inek bir köpekten, bir ağaç bir masadan farklı görünür. Bütün bunlar farklı şeylermiş gibi görünürler! Nasıl olur da, sadece ‘bir’in varlığı söz konusu olur peki?

Şayet Yaratılışta teklik varsa, bunun yanıtı dış görünüşlere bağlı değildir. İnsan, aynı şekerle, bir bayram günü çeşitli kişilerin beğenilerini ve tiksintilerini karşılayacak çok çeşitli tatlılar yapabilir. Bir anne, kocasının hoşlandığı bir tatlıyı yaparken, çocuğunun hoşlandığı bir başka tatlıyı da yapar. Bu tatlılar, renk, büyüklük, şekil ve ağırlık bakımından farklı görünebilirler – ama tatlılık bir ve aynıdır. Tüm yüce üstatların sözünü ettiği teklik budur işte.

Narasimha Murthy’nin de dediği gibi, iç görüşleri derin olan, bu hakikati anlayan kişiler, tüm dünyanın tek bir aile olduğunu düşünürler. Vasudhaiva kutumbakam – tüm dünya tek bir ailedir. Siz hepiniz erkek ve kız kardeşlersiniz – insanların kardeş ve Tanrı’nın Baba oluşu budur işte. Bunu deneyimlemek için, hayatlarınız boyunca her türlü çabayı göstermelisiniz.

 

(Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e gidiniz)

5 Ağustos 2018
Singapur
Alıntılar

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

şariram sururam tatha va kalatram

yaşaşçaru çitram dhanam meru tulyam

guroranghri padme manaşçenna lagnam

tatah kim tatah kim tatah kaim tatah kim

 

(Kişinin bedeni güzel olabilir; kişinin eşi çekici olabilir; kişinin ünü dört bir yana yayılmış olabilir; kişinin serveti Meru Dağı gibi devasa ve kalıcı olabilir; ama zihin guru’nun lotus ayaklarının üzerinde bağlılıkla sabitlenmemişse, bütün bunlar ne gibi bir sonuç getirir ki? Gerçekten de bütün bunlar neye yarar ki?)

Güzel bir beden, anlı şanlı olmak, güzel bir eş, dağlar gibi servet, şayet zihniniz guru’nun lotus ayaklarına bağlanmamışsa, günün sonunda bir işe yaramaz; zira guru, yaşam labirentinin içinden geçerken size yol gösteren kimsedir.

Tüm bu dizeler, hayatın, sizi korkutan bir tuzak olduğunu öğretmektedir. Ben, bunda bir değişiklik yaparak, hayatın bir oyun olduğunu söyleyeceğim. Bir oyunda rakip takımlar, kurallar ve belirli kısıtlamalar vardır, ama insan eğlensin diye ve sonunda kazanmanın heyecanını yaşasın diye oynar. Bu nedenle yaşam bir oyundur. Her oyunda, kurallara bağlı kalarak oyunu hakkaniyetle ve doğru bir şekilde nasıl oynayacağınızı anlatan bir koça, bir antrenöre ihtiyaç vardır. Oynamanın tadını çıkarın ve sonunda da oyunu bitirmenin ve kazanmanın heyecanını deneyimleyin!

Guru, yaşam oyununu nasıl oynayacağınıza dair size koçluk yapan kimsedir. Guru’nun çok önemli olmasının nedeni de budur işte. Bir yere gittiğinizde, o yeri bilen, belirli bir adrese ulaşmak amacıyla nereye gidileceğini bir rehber gibi size söyleyebilen birinin olması çok yardımcı olur. Benzer şekilde, siz hepiniz, yaşamlarınızı gereğince nasıl sürdürebileceğinizi bilmez bir halde yeryüzüne geldiniz. Ne yapılması gerekir? Nelerden kaçınmak gerekir? İşte, guru size, yaşamınızı sürdürmenin yolunu yordamını anlatır. Bu hiç de karmaşık olmayıp, son derece basittir.

Hayat yolculuğu, hayat oyunu, ‘ben’den ‘biz’e, ‘biz’den de ‘O’nadır – sırf ‘ben, benim ve ben kendim’ ile ilgili olmaktan ‘biz, bizim ve biz hepimiz’e ve en sonunda da ‘O, O’nun ve O’nun Kendisi’ne doğru gerçekleşir. Dolayısıyla, hayat, sırf sizin kendinizle ilgili bencil düşünceler taşımaktan, bencillikten uzak bir şekilde çevrenizdeki herkesi düşünmeyi başlamanıza doğru yapılan bir yolculuktur; öyle ki, en sonunda, Tanrı’ya dair olup da sizinle birlikte kalan o düşünce dışında bir düşünceniz olmaz artık – işte o zaman da oyunu kazanırsınız. Bunu öğrenene kadar da sürekli geri gelmek zorunda kalırsınız. ‘Ben, ben, ben’ diye devam eder, ta ki siz ‘ben’den bir sonraki aşama olan ‘biz’e geçene kadar; üstelik ‘O’ ile kaynaşıp ‘O’nda özümsenene kadar da hayat oyunu bitmez.

 

(Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için lütfen aşağıdaki link’e gidiniz)

31 Mart 2019
Dubai
Alıntılar

Bu kullanıcının RSS akışına abone olun
Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /web/htdocs/www.saiprakashana.com/home/tr/templates/gk_storebox/html/com_k2/templates/default/category.php on line 191

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL