Menu

Cart

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

Mayıs 2024

  

Sevgisi, kendi annesinin sevgisinden daha tatlı, daha yüce ve daha

büyük olan herhangi biri var mıdır? ‘amma’ sözcüğünde, ilk harf olan

‘A’ gırtlaktan ve son hece olan ‘MA’ dudakların kapanışıyla ortaya

çıkar. Dünyadaki tüm varlıklar annelerine kalben taparlar.

(Telugu dilinde şiir)

 

İlahi ātman’ın Bedenlenmişleri!

Tanrı’nın sevgisine denk herhangi bir sevgi varsa eğer, kuşkusuz annenin sevgisidir bu. Her bir varlıktaki yaşam prensibi annenin sevgisinden gelir. Bir annenin sevgisi sürekli ve tutarlıdır. Sevgisini bahşederken kendi sevinçlerini, üzüntülerini, kazanç ve ıstıraplarını unutur. Arzuladığı tek şey, çocuklarına en iyisini sağlamak ve onları mutlu kılmaktır. Bir anne çocuğunu doğururken yoğun ıstırap ve sıkıntıya maruz kalır. Doğumdan sonra çocuğa karşı koşulsuz bir sevgi duyar ve tüm sıkıntıları unutulur. Sevgi hiçbir sıkıntı deneyimlemez; eğer bir sıkıntı deneyimliyorsanız, sevgi değildir bu.

Bu noktadan hareketle, vedalar, her şeyden önce, ‘mātṛdevo bhava’ (anne Tanrı’dır) diye beyan ederler. Anne çocuğu babaya doğru götürür, baba çocuğu guru’ya yahut öğretmene götürür ve öğretmen de çocuğu Tanrı’ya doğru götürür. Dolayısıyla, en yüce gaye olan Tanrı farkındalığına ulaşma sürecinin temeli, annenin sevgisi ve rehberliğidir.

İster (İsa’nın annesi) Meryem Ana olsun, ister (Mahatma Gandhi’nin annesi) Putlibai olsun, ister (Bhagawan Sri Sathya Sai Baba’nın annesi) Eashwaramma olsun, hepsi de muazzam Tanrı bağlılıklarından ötürü, kişilikleri İlahi olan çocukların anneleri olmak ile kutsandılar. Bu anneler sade ve mütevazıydılar. Eğitim öğretim diplomaları yoktu. Bunun yerine, o engin Tanrı bağlılığı eğitimine gark olmuşlardı.

Eashwaramma, kendini devamlı olarak pūjā’ya (ibadete) ve Tanrı’ya sevgiyle odaklanmaya vermişti. Tanrı bağlılığını içeren her etkinliğin ilk katılımcısıydı. İbadet sunmak üzere tüm işlerini durdurur ve ancak ondan sonra evine dönerdi. Swami’nin babası sık sık Eashwaramma’ya kızardı. Ona ara sıra, “Akli dengesi olmayan birisin sen. İbadet etmek için sürekli olarak bir oraya bir buraya gidiyorsun. Aileye kim ebeveynlik edecek?” derdi.

Eashwaramma, “Herkesi gözetip kollayan O, bizim ailemize de yol gösterir. İbadet etmek benim vazifemdir, benim dharma’mdır. Sırf Tanrı’nın rahmeti sayesinde rahat ve mutluyuz. Tanrı’yı hiçbir zaman unutmamalıyız,” diye yanıt verirdi.

Eashwaramma sadece Swami’yi sevmekle kalmayıp, herkesi sevdi. Herkesle sevecen bir tavırla görüşür ve onları, kutsasın ve rehberlik etsin diye Swami’ye gönderirdi. Çoğu vakit, Eashwaramma’nın evindeki insan kalabalığı mandir’dekinden daha fazlaydı! Köye varan herkes, öğretilerini ve kutsayışlarını almak üzere hem Eashwaramma’nın hem de Swami’nin darśana’sının peşinde olurdu.

Eashwaramma sadece herkesi sevmeyi ve herkese hizmet sunmayı dilerdi – ‘Herkesi ve Her Şeyi Sevin, Herkese ve Her Şeye Hizmet Sunun’, onun yaşam felsefesiydi.

Swami bir defasında Eashwaramma anneye, “Sana ne verebilirim?” diye sordu.

O da, “Kendim için bir şey istemiyorum. Ne var ki, Puttaparthi’deki (yerel köydeki) çocuklar okula gitmek için uzun mesafeler boyunca yürüyorlar. Burada küçük bir okul inşa edersen, mutlu olurum,” dedi.

Swami, “Kesinlikle bir okul açacağım; ancak nerede inşa etmeliyim dersin?” dedi.

Eashwaramma, “Arka bahçemizde küçük bir arazi parçası var. Okul için o araziyi sunarız,” dedi.

Eashwaramma’nın fedakârlığı sayesinde o gün spiritüel eğitimin tohumu ekildi. O tohum da günümüzde boy atarak, Hindistan’daki ve yurt dışındaki binlerce çocuğa ücretsiz eğitim sağlayan büyük bir eğitim ağacı haline geldi. Bir kimse bir fedakârlık yaptığında, Tanrı başka birçok kişiye sonsuz lütuf ve kutsayış bahşeder.

Birçok anne çocuklarının yalnızca kendilerine ait olduğuna inanır. Bu şekilde düşünmek doğru değildir. Bir anne, oğluna veya kızına, “Sen yalnızca bana değil, aynı zamanda tüm ulusa aitsin. Ulus ve toplum için hizmette bulun,” demelidir.

Eashwaramma gibi Tanrı’ya böylesine bağlılık duyan, bencillikten uzak bir sevgiye ve bir tyāga (fedakârlık) hissine sahip olan bir anneye ender rastlanır. Her anne bir İlahi varlık gibi davranmalıdır. Herkesin sizin bir parçanız olduğunu bilerek, bencillikten uzak olan bu sevgiyi ve fedakârlığı geliştirin.

 

Kaynak: SSS Uvacha, 16. Cilt – 6 Mayıs 2016, Eswaramma Günü Kutlaması, Muddenahalli

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

Nisan 2024

  

Ne doğan ne de ölen ve bir başı ve sonu olmaksızın ebedi olandır O.

Merkezde olup da ışık saçan ātman formunda her yerde

ışıldayandır O – ve biz buna yaşam deriz.

(Telugu dilinde şiir)

 

İlahi ātman’ın Bedenlenmişleri!

(Hindistan’ın Andhra Pradesh, Telangana ve Karnataka eyaletlerinde yaşayanlar tarafından kutlanan) bu Ugadi festivali, sadece yeni bir yılı kutlamakla alâkalı değildir. Aslına bakarsanız, her an yenidir. Her an Tanrı üzerine tefekkür ettiğimiz takdirde, bir beden olduğumuz ve sadece birbiri ardına geçen yıllar boyunca yaşadığımız düşüncesindeki hastalığı tedavi edebiliriz.

Astrologlara göre, her senenin yeni bir ismi ve o seneye bağlı belirli özellikleri vardır. Bir bebeğe isim verildiğinde, o çocuğun büyüyüp de tıpatıp ismi gibi olmasını bekleyemeyiz. Aynı bu şekilde, bir yılın nasıl başarılı olacağı o yılın unvanıyla değil de sizin her birinizin yaşamınızda neler yaptığınızla ilgilidir. Hiç kimseden nefret etmemeli, ancak herkese karşı sevgi, sıcakkanlılık ve şefkat besleyerek ego ve bağımlılıktan kurtulmalısınız.

Ugadi sırasında her altı tadı da barındıran bir şey yemek âdettendir. Bu ritüelin anlamı şudur: Yaşamlarımız iyi ve kötü anları, acıyı ve tatlıyı ve bunların ara tonlarındaki daha birçok şeyi barındırır. Tüm bunlardan geçerken her şeye eşit gözle bakma tavrını benimsemeli, acıyı da keyfi de irkilmeden kabullenmeli ve bu şekilde Tanrı’nın lütfunu kazanmalıyız.

Yeni yılın doyumuna ulaşmak istiyorsanız eğer, yapmanız gereken tek şey kendi İlahiliğinizin farkına varmak, acıyı da keyfi de Tanrı’dan birer hediye olarak kabul etmek ve herkese eşit bir şekilde hizmet etmektir. Mutluluk anlarında sevinçten havalara uçmak ve üzüntülü anlarda depresyona girmek doğru değildir.

jagat’, ‘gelen giden’ demektir. Bu dünyada acıyla keyif birbirini takip eder. Başarı ve mutluluk anlarında alçakgönüllü kalmalıyız, zira durumlar değişebilir ve hemen ardından başarısızlıklar gelebilir. Her an için Tanrı’yı düşünmeliyiz.

Karşılaştığımız tüm tersliklerin ve zorlukların sebebi nedir? Tanrı’yı unuttuğumuz için olur bunlar. Tanrı’yı her an her yerde düşünecek olursak, hiçbir zaman hiçbir şey için üzülmek zorunda kalmayız. Zorluklarla karşılaştığımızda, Tanrı’nın bize yaşamlarımızda düzgün davranmadığımız mesajını yolladığını düşünmeliyiz.

Bu Ugadi festivalini, nerede hata yaptığınızı ve nerede kendinizi geliştirebileceğinizi düşünmek için kullanın. Bundan böyle, her dakikanızı, Tanrı üzerine tefekkür ederek, Tanrı’ya ibadet ederek ve bencillikten uzak bir şekilde sevmekle ve hizmet etmekle meşgul olarak geçirin.

Kaynak: SSS Uvacha, 16. Cilt, 8 Nisan 2016, Akşam, Ugadi Kutlamaları, Muddenahalli

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

Sri Sathya Sai Baba'nın Maha Shivaratri İlahi Diskur'u

 

 

‘Shiva’nın ne anlama geldiğine ilişkin doğru bir anlayışa sahip olmalısınız. sathyam,shivam ve sundaram (hakikat, hayırlılık ve güzellik) üçlemesinde geçen shivam; formun, niteliklerin ve zamanın ötesindeki ātma’nın bedenlenmişi olan hayırlılıktır.

Bu hayırlı gecede, kendi içinizdeki, forma bürünmemiş Shiva prensibini deneyimlemelisiniz. Hakikati tanıyıp kabullenmek ve deneyimlemek için, zihninizde pusuya yatan şu üç tür engelden kendinizi kurtarmanız gerekir: mala, vikshepa ve avarana (saflığı bozan şeyler, oynaklık ve beden bilincini ātma zannetme hatasına düşmek). Bu üç engelin üstesinden geldiğinizde ancak, Shiva’nın saf özünü anlayabilirsiniz.

Spiritüel yolculuğunuz, dünyanın sapkınlıkları olan vikara’dan, forma bürünmüş Tanrı olan sakara’ya ve en sonunda da forma bürünmemiş Tanrı olan nirakara’ya doğru ilerlemektir – böylelikle en yüce Hakikate erişirsiniz. Shiva’dan o armağanı alabilmek için, kalbinizin ve ruhunuzun derinliklerinden dua etmelisiniz. Eğer o armağan için gerçekten ricada bulunursanız, Shiva onu size kesinlikle bahşeder. Dışa dönük tüm hisleri terk etmeli ve ilahi Shiva prensibini anlamayı ve deneyimlemeyi niyet etmelisiniz. O halde dualarla ve bhacanlar’la meşgul olun.

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

23 Kasım 2015 (Sabah)

Sri Sathya Sai Baba'nın 90. Yaş Kutlamaları, Muddenahalli

Sri Sathya Sai Uvacha – 15. Cilt

 

 

 

Ey Bharat’ın cesur oğulları! İnsanların kalbinde hakikat, doğru davranış ve sevgi hüküm sürseydi, Dünya Anne bayram eder ve insanlığın

tamamını ebedi huzur, uyum ve tam anlamıyla bollukla kutsardı!

(Telugu dilinde şiir)

 

 İlahi Sevginin Bedenlenmişleri!

Taittiriya Upanişad her bir elementin kendilerinden öncekinden nasıl geldiğini açıklar. Evrende bulunan herhangi bir şeyin oluşumuna bakacak olursanız, her şeyin içindeki birleştirici etkenin boşluk olduğunu anlayacaksınız. Benzer şekilde, beş insani değer için de tek bir temel vardır, o da sevgidir. Hakikat, doğru davranış, huzur ve şiddetten kaçınma olan dört değerin ana temeli dünyevi ve maddi bağımlılıklar değil, sevgidir.

Hakiki sevgi bencillikten uzaktır ve herhangi bir beklenti, herhangi bir arzu ve herhangi bir bağımlılık içermez. Sevgi ile sadece sevgi eşleşebilir, zira sevgi mükemmel olan prensiptir. Sevgide artma ve azalma gibi kesintiler yoktur – sevgi her daim bütündür.

Her biriniz buraya, farklı ülkelerden, sizinle Benim aramda var olan ilahi sevgi nedeniyle geldiniz. Bu ilahi sevgi manyetik bir güçtür. Böylesine ilahi sevginiz olduğunda tüm dünya sizin etrafınızda toplanacak ve hiçbir eksiğiniz olmayacaktır. Her birinizin böylesine mükemmel bir sevgiyi geliştirmesini arzuluyorum. Bu sevgi prensibini hakikaten anlarsanız ve beslerseniz eğer, Vedalar, Upanişadlar veya Puranalar gibi herhangi bir kutsal metni öğrenmenize gerek kalmaz. İnsanları hakikaten bencillikten uzak bir şekilde sevdiğinizde, o sevgi gerisin geriye herkesten yansıyacaktır.

Pek çok kimse, “Şu kişiyi seviyorum, ama o beni sevmiyor,” der. Sorunun nerede olduğunu araştıracak olursanız eğer, sevgiden yoksun olan sizsinizdir. Bencillikten uzak sevgiyi daha da daha da geliştirmelisiniz. Hiçbir beklenti olmadan sevince, sevgi o kişinin kalbinde eninde sonunda ortaya çıkar; zira Tanrı kendini ebediyen o kişinin kalbine yerleştirir.

Bir gün boyunca yemek yemeyecek olursanız acıkırsınız, zayıf düşersiniz ve acı çekersiniz. Tıpkı bedeninizin gücü için gıdanın önemli olması gibi, bencillikten uzak sevgi aracılığıyla deneyimlediğiniz sürur da sizi ayakta tutar ve aynı zamanda başkalarını beslemenize yardımcı olur.

İyi nitelikleri geliştirince, herkesin içinde bulunan ilahiliğin farkına varacaksınız. Başkalarının kötü olduğunu düşünüyorsanız eğer, o kötü şeyin sizin içinizde olduğu ve gerisin geriye başkalarından size yansıdığı anlamına gelir bu. Limon yetiştirmek istiyorsanız, neem ağacının değil de limon ağacının tohumunu ekmelisiniz. Etrafınızdakilerin ilahiliğinin farkına varmak için kendi içinizde bencillikten uzak sevginin ve fedakârlığın tohumunu ekmelisiniz.

Kendi ülkelerinize geri döndüğünüzde, burada öğrenmiş olduğunuz her neyse onu uygulamalı ve yaymalısınız. Elinizde tohumlar taşıyorsunuz, fakat ancak o tohumları toprağa ekerseniz size meyve verir. O tohumları elinizde tutup öylece meyve isterseniz, asla elde edemezsiniz. Toprağı sürüp, tohumu ekip, tohumu beslediğinizde meyve veren ağaca sonunda ulaşırsınız.

Gopikalar Krishna’ya şu şekilde dua etmişlerdir:

“Şu sevgisiz kalplerimize sevgi tohumunu ek. İzin ver sevginin ırmağı aksın;

aksın ki, sevginin ağaçları ve meyveleri kalbimizde yeşersin.”

(Telugu dilinde şiir)

Engellerle ve zorluklarla neden karşılaşıyorsunuz? Çünkü Tanrı’yı o an için unutuyorsunuz. Tanrı’yı sadece sıkıntılı zamanlarda düşünürseniz çok geç olur. Swami’nin her düşüncenize, her konuşmanıza ve her eyleminize tanık olduğunu düşündüğünüz sürece hatalı bir şey yapmazsınız.

Korkunun hiçbir şeklinin ortaya çıkmasına izin vermeyin. Korkunun olduğu yerde sarsılmaz inanç olmaz. Sarsılmaz inancın olduğu yerde korku olmaz.  Bu nedenle korkudan vazgeçin ve sarsılmaz inancı geliştirin.

Yaşamınızın temeli Sai’dir (Alkışlar). İnsanlar dünya barışından konuşuyorlar, ama gerçekte kaçı bu konuda herhangi bir gayret gösteriyor? Bu konuda pek çok konferans ve toplantı düzenleniyor; ne var ki, hiçbir yerde huzur yok. Ancak sevgi hissini geliştirdiğinizde huzura erersiniz.

Hiç şüphesiz Satya Yuga başladı. Ne var ki, kişi güneş doğduktan sonra bile uyumaya devam ediyorsa, bilin ki bunun bir getirisi olmayacak. Güneşin doğmuş olmasına rağmen, kişi gece olduğunu düşünecek. Satya Yuga’nın gelip gelmemesi önemli değildir; esas önemli olan sizin içinizde nelerin olup bittiğidir. Satya Yuga’ya uygun davranıp davranmadığınıza dair siz kendinizi sorgulamalısınız.

Bu sevgi çağında (Prema Yuga’da), böylesine bir sevgiyi geliştirmelisiniz. Her neredeyseniz, hangi ülkeye giderseniz gidin, Swami her daim sizinle beraberdir, etrafınızdadır, arkanızdadır ve önünüzdedir.

Singapurlu salikler biraz evvel “We will follow you” şarkısını söylediler. Beni takip ettiğiniz takdirde Benim de sizi takip edeceğimi söylemek istiyorum (Alkışlar). Önümde yürümeyin, sizi takip etmeyebilirim. Arkamda yürümeyin, size yolu göstermeyebilirim. Benimle birlikte yürüyün ve arkadaşım olun (Alkışlar).

Sevginin yolunda birlik olacağınız ve ele ele yürüyeceğiniz kararlılığıyla eve dönmelisiniz. Benim sevgim ve lütfum her biriniz için muazzam bir ölçüde mevcuttur. Bunu iyiye kullanın.

Yağmur sağanak şeklinde yağıyor olabilir, ancak çanağı baş aşağı koyarsanız bir damla su bile giremez içine. Benim sevgim her daim sağnak şeklinde akıyor, çanağınızı onu alacak şekilde konuşlandırmalısınız. Sizi lütfumun tümüyle kutsuyorum, ancak bunu iyiye kullanmalısınız.

utiṣṭhata jagrata varān prāpya nibodhata – kalkın, uyanın! Hedefe ulaşıncaya kadar durmayın. İlahiliği deneyimlemek istiyorsanız, gayret göstermeli ve ortalarda vazgeçmeyip, hedefe ulaşıncaya kadar yürümeyi bırakmamalısınız.

 

 

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

29 Ağustos 2015

Londra, İngiltere

Sri Sathya Sai Uvacha – 13. Cilt

 

 

İlahi Sevginin Aziz Bedenlenmişleri!

Bu engin evren tek bir prensip ile işler ve ayakta durur: Sevgi.

Narasimha Murthy, çocuklara hem dünyevi hem de spiritüel eğitimin verilmesi gerektiğini söyledi. Gerçekte, ne dinin ne de Tanrının sınıfa getirilmesi gerekmez. Sınıfa sevgiyi soktunuz mu, sevginin kendisi sizi Tanrı’ya ulaştırır. Başlangıç noktanız Sevgi olsun sonra Tanrı ile sonlandırırsınız.

Yaşamlarınızı bu sevgi prensibi ile sürdürürseniz eğer, er yada geç Tanrı’ya erersiniz. Her insan sevgi duyma gücüyle doğmuştur. Başlangıçta bu sevgi kişinin kendisi içindir. Sonrasında insan kendisine bakan ve kendisiyle aile ve arkadaşlar gibi ilgisi, alakası olan kişileri sever. Ardından ülkesini sever, gurur duyar ve memleketlisini kız ve erkek kardeşleri gibi gördüğünden ülkesine bakmak ister. Sonradan da kendi yansımasından başka bir şey olmadığından evrenin tamamını sevmeyi becerir.

Kendisine baktığı için annesini seven küçücük bir çocuk da olsa, evrenin tamamını kendinin ta kendisi olarak seven son derece gelişmiş bir bilge de olsa, sevginin miktarı çoğalabilir ama kalitesi aynı kalır. Sevgi, evrenin tamamını ayakta tutan temel prensip olarak kalır, zira hiçbir şey sevgiyi azaltamaz veya çoğaltamaz. Sevgi, sevgi olarak kalır. Diğer her şey sevgi olarak adlandırılsa da hakiki sevgi değildir, onlar duygusal yakınlığın çeşitli formlarıdırlar ve bağımlılıktan doğup beklentilerle kirlenmişlerdir.

Hakiki sevgi herkes ve her şey için bütün ve eşit olarak  değişmeden devam eder. Hakiki sevgi, bir yere, zamana veya durumlara bağlı olmaz. Gerek bizim okullarımızdaki, gerek diğer okullardaki çocuklara öğretilmesi için can attığım sevgi türü budur. Çocuklar herkesi ve her şeyi bir beklenti duymadan sevmeyi bir kez öğrendiklerinde, Tanrı’yı bir gün kesinlikle bilecekler.

Pek çok kişi bahsettiğim bu felsefeyi küçük çocukların anlayıp anlamadığını merak ediyor. Doğrusunu söylemek gerekirse anlayanlar sadece çocuklar, yetişkinler anlamıyor. Çocuklar boş sayfa gibiler, yetişkinlerin zihinleri o kadar ‘ben ve benim’ ile dolu ki üstüne başka bir şey yazmak için Bana yer kalmamış durumda! Ancak içinizdeki tüm bencilliği boşaltırsanız tekrar bir çocuk gibi olabilirsiniz ve Benim mesajımı almaya layık olursunuz.

 

 

 

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

30 Eylül 2015

Malezya

Sri Sathya Sai Uvacha – 14. Cilt

 

 

Dünyanın bir yük olduğunu hisseden pek çok kimse Tanrı’ya ermek için ormana kaçmak istiyor. Tanrı’nın yaratımının en yüce mertebesinde bulunan insanların arasında Tanrı’yı bulamıyorsanız, balta girmemiş bir ormanda vahşi hayvanların arasında nasıl bulacaksınız? Bir kimse, hemcinsleri olan kız kardeşleri ve erkek kardeşleri arasında Tanrı’yı göremiyorsa, karanlık bir ormanın derinliklerinde Tanrı’yı nasıl görecek?

Kişi bencilliği bırakıp bencillikten uzak olmayı geliştirerek Tanrı’ya erebilir. Narasimha Murthy daha şimdi, “Swami’yi istiyorsanız Ona dua edin ve Onun için yanıp tutuşun, bu şekilde kesinlikle Onu bulursunuz,” dedi. Söylediği şey doğru. Tanrı, yapacak hiçbir şey bulamadığınızda oynadığınız, dua ettiğiniz ve sonrasında da kendi günlük dünyevi işleyişinize geri döndüğünüz bir oyuncak değildir. Tanrı’ya sadece ihtiyacınız olduğunda gelmemelisiniz; o sizin daimi ihtiyacınız haline gelmelidir. Tanrı’yı görebilme ve deneyimleyebilme yolunuz budur. Salikler Tanrı’ya ulaşmanın kısa yolunu istiyorlar. Dünya ile ilgili konularda kısa yollar olabilir, fakat kişi tüm arzuları terk etmediği takdirde, spiritüellikte kısa yollar yoktur.

Bundan sonra geriye tek bir şey kalır, o da Tanrı’yı görmek ve deneyimlemektir. Kişinin Tanrı’yı anlayabileceği başka bir yol yoktur. Kişi böylesine bir yanıp tutuşma ve derinden gelen dualarla sarılıp sarmalanma becerisine sahip olduğunda, Tanrı da fiziki bir form almayı görev bilerek saliklerinin arasına aşağıya iner. Tanrı, olduğunuz yere inerek üzerine düşeni artık yapmıştır, şimdi Tanrı’yı gerçekte bulunduğu yerde görmek de sizin görevinizdir.

Tereyağı çalan Krishna’yı yakalamak istiyorsanız, Krishna’nın tereyağının içindeki ayak izini sürmelisiniz. Anne Yashoda yaramaz Krishna’yı bu şekilde yakalayabilmiştir. Bana ulaşmak istiyorsanız, Benim de ayak izimi takip etmelisiniz. Benim sevgi ve hizmet olan ayak izlerimin peşinden gelmelisiniz, Benim ayak izimden yürürseniz, kesinlikle Bana ulaşırsınız. Saliklerim Bana canımdan da yakın olmak için yanıp tutuşmalılar; zira Bana canımdan da yakın olursanız, yakınımda olursunuz.

Benim yakınımda olmanız, Bana canımdan da yakın olduğunuz anlamına gelmez. Pek çok kimse senelerce Benimle yaşamış ve Bana son derece canımdan da yakın olduklarını düşündüklerinden kafalarında boynuzlar türemiştir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu kişileri dışarda başkalarının başını ağrıtmasınlar diye yakınımda tutmam gerekiyor! Tıpkı Shiva’nın başkalarını sokmasın diye yılanı boynunda tutması gibi, Benim de bazı insanları gidip de dışarda başkalarına baş ağrısı vermemeleri adına yakınımda tutmam ve bunun yükünü çekmem gerekiyor – yoksa bu kişilerin sürekli Bana canımdan da yakın oldukları falan yok!

Tanrı’ya canından da yakın olmanın Onun yakınında olmaktan daha önemli olduğunu anlamalısınız. Tanrı’ya canında da yakınsanız, Tanrı’nın olduğu yere gitmeye çalışmanıza gerek kalmaz, zira Tanrı her neredeyseniz hemen yanı başınızda olur. Aslına bakarsanız, Tanrı sizin Onunla olmayı arzu ettiğinizden daha fazla sizinle olmayı arzu ediyor. ‘Tanrı benim kalbimde’ şeklinde hisseden kişi salik değildir. Doğru, Tanrı herkesin kalbinde ve her atomda ikamet eder, fakat ‘Ben Tanrı’nın kalbinde ikamet  ediyorum,’ diyebilen kişi hakiki bir saliktir – gerçekten de bir saliktir o zaman.

 

 

 

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

16 Temmuz 2015

Awka, Nijerya (Sabah)

Sri Sathya Sai Uvacha – 12. Cilt

 

 

Tüm kutsal yazıların ve tüm dinlerin özü şu beş kelime ile özetlenebilir: ‘Herkesi Sevin, Herkese Hizmet Edin’. Hristiyanlık olsun, Budizm veya Hinduizm olsun, tüm dinler aynı hakikatten bahsederler. Dünya üzerinde pek çok okul aynı dersleri farklı dillerde veya farklı kişilerle anlatmaktadır; ne var ki günün sonunda, öğrettikleri hakikat bir ve aynıdır.

Nasıl ki beş element insan bedenini oluşturur, beş insani değer de insanın ruhunu oluşturur. Beş element nasıl geçiciyse, elementlerden oluşan insan bedeni de geçicidir. Kişi geçici bir şeyden kalıcı bir şeyin inşa edilmesini bekleyemez. Hakikat, doğru davranış, huzur, sevgi ve şiddetten kaçınma olan değerler ebedidir ve bu değerler insanın kalbinden geldiğinden, insanın ruhu da ebedidir.

Derinlemesine bakacak olursanız, tek bir değer, diğer dört değerin hepsinin içinde vardır. Boşluk, rüzgar, su, ateş ve topraktan oluşan beş element, evrenin tamamını oluşturur. Ancak hepsinin temeli boşluktur. Suyun içinde, ateşin içinde, toprağın ve rüzgarın içinde boşluk vardır. Boşluk elementi diğer dört elementin temelidir. Benzer şekilde, beş değerin hepsinin temeli de sadece sevgidir:

Söylemdeki sevgi hakikattir;

Eylemdeki sevgi doğru davranıştır;

Histeki sevgi şiddetten kaçınmadır;

Anlayıştaki sevgi huzurdur.

Hz İsa, sevginin bu yüce değerini öğretmek için gelmiştir sadece. Başka türlü, çarmıha gerilmiş bir şekilde resmedilirken ve bir insanın bugüne kadar icat edilmiş en acı veren işkencesinden geçerken halen daha kendisini öldüren kişileri kutsaması nasıl izah edilebilir ki? Hz İsa hepsi için dua etmiş ve, “Baba (Tanrım)! Affet onları, zira ne yaptıklarını bilmiyorlar,” demiştir.

Bir kimse bize azıcık bile zarar verse, hemen sert bir şekilde tepki veriyoruz onlara. Hz İsa çarmıh üzerinde bu kadar acı çekmesine rağmen kendisine işkence yapanlar için nasıl dua edebilmiştir? Sadece sevgi sayesinde yapabilmiştir bunu!

Tıpkı bir annenin karnındaki bebeğinin tekmelerinden rahatsız olmayışı ve buna kendi sevgisi yüzünden katlanışı gibi, İsa da tıpkı bir anne gibi sevgiyle insanların acılarına ve ızdıraplarına katlanmıştır. Anne, Tanrı bağlılığının tohumlarını eker ve çocuğu babaya yönlendirir; baba çocuğu guru’ya yönlendirir; guru’da salike Tanrı’yı işaret eder.

Saygıdeğer Rahip Arazu’nun yaşamında ona Tanrı bağlılığı tohumlarını eken kişi annesi olmuştur. Annesi ona Tanrı’nın var olduğunu göstermiştir ve annesinin sarsılmaz inancı Rahip Arazu’yu Tanrı’yı düşünmeye itmiştir. Rahip Arazu zor koşullarda, etrafında her yerde kriz varken dünyaya gelmiştir. Çok az destekle, kimseden yardım almadan büyümüştür. Böylesine fakirliğin, açlığın ve umutsuzluğun olduğu bir dönemde annesi ona, Tanrı her bir kişiyle ilgilendiğinden, sadece Tanrı bağlılığının gerçek olduğunu öğretmiştir. Annesinin sarsılmaz inancı Rahip Arazu için bir örnek haline gelmiştir.

Nasıl ki bir insan havayı göremiyor, fakat havayı soluyarak yaşıyorsa; benzer şekilde Tanrı da gözle görülmeyebilir, fakat sizin mevcudiyetiniz başlı başına Tanrı’nın mevcut olduğunun kanıtıdır. Yaşamlarınızın kendisi Tanrı’nın mesajı haline gelmeli ve sizler Tanrı’nın elçileri; hakikatin, doğru davranışın, huzurun, sevginin ve şiddetten kaçınmanın elçileri haline gelmelisiniz. Tanrı’nın elçileri haline geldiğinizde, kendinizi gerçekten Tanrı’nın kızları ve oğulları olarak tanımlamayı hak edeceksiniz. İşte o zaman, Baba’nın (Tanrı’nın) mesajına uygun bir şekilde yaşandığı takdirde Tanrı’nın Baba gibi olduğu ve insanlar arasındaki kardeşliğin de mümkün olduğu gösterilmiş olacak.

 

 

 

 

 

 

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

12 Mart 2019

“Home Sai”, Vientiane, Laos

 

 

Bhagavad Gita’da Rab Krishna der ki: …

na me parthasti kartavyam trishulokeshu kinchana

nanavaptam avaptavyam varta eva cha karmani

(Üç âlemin tümünde de Benim için belirlenmiş olan hiçbir faaliyet yoktur. Ben ne herhangi bir şeyden yoksunum ne de herhangi bir şeyi elde etmeye ihtiyaç duyarım –yine de çalışmakla meşgul olurum.)

Yüce varlıkların hepsi de sıradan varlıklar olarak değil de kendi ilahi iradelerine bağlı olarak doğmuşlardır. Sıradan varlıklar, geçmişte yaptıkları şeyler nedeniyle – geçmişte yaptıklarıyla ilgili tepkiyi ve sonuçları deneyimlemek amacıyla – Karma Yasasına uygun olarak doğarlar. Annelerinin rahminde çaresizlik içinde dünyaya gelirler. Sai Baba, Buddha ve Isa diye tanıdığınız varlıklar ve yüce Avatarlar ise, kendi karmalar’ı nedeniyle değil de kendi iradeleri çerçevesinde doğmuşlardır. Bütün bu yüce üstatlar, vaaz vererek değil de kendi hayatlarında uygulayarak öğretirler. Ne türden öğretmenlerdir bunlar? Sathya Bodhaka’dırlar – hayat hakkındaki hakikati öğretirler. Dünya sizde, biraz daha fazla parayla, biraz daha fazla güç kudretle, biraz daha yüksek mevkiyle yahut biraz daha fazla ün ve şan ile mutlu olabileceğiniz düşüncesine yol açar.

Bir zamanlar köpeğin biri pek de iyi olmayan kuru bir kemik bulmuştu. Köpek kemiği çiğnemeye koyuldu. Kemikte kan ilik diye bir şey kalmış olmasa dahi, ondan işe yarar bir şeyler elde etmek umuduyla ısırıp çiğnemeye devam etti. Bir süre sonra kuru kemiğin ağzında açtığı yaralardan kan gelmeye başladı. Fakat köpek, ‘Aa, bu kemik gerçekten de ağız sulandırıcı!’ diye düşündü. Kandan aldığı tat hoşuna gitse de o kanın kemikten değil de kendi ağzından geldiğini fark etmemişti.

Benzer şekilde, dünyada mutluluk elde etmek kolaydır – dünyada mutluluk elde ettiğinizi zannedersiniz. Fakat gerçek mutluluk dışarıdaki bir yerden değil de içeriden gelir. Şayet para mutluluğa yol açsaydı, varlıklı insanlar dünyanın en mutlu insanları olurdu. Şayet güç kudret mutluluğa yol açsaydı, en kudretli insanlar mutlu bir şekilde yaşarlardı. Şayet ün ve şan mutluluğa yol açsaydı, en ünlü insan dünyanın en mutlu insanı olurdu. Ne var ki, zenginlere baktığınız takdirde, dünyanın en bol sorunlarının onlarda olduğunu görürsünüz. En kudretli olanlara bakarsanız, dünyanın en zorlu sorunlarının onlarda olduğunu görürsünüz. En ünlü olanlara bakarsanız, onların sorunlarının da yaşadıkları dönemdeki en ünlü sorunlar olduğunu görürsünüz. Mutluluk yerine, çok sayıda sorunla yüz yüze gelirler!

Tanrı’nın verdiklerine kanaat eden, elindekiyle yetinen sade bir insan, en mutlu kişidir. santosham param sukham – kanaatkârlıktan, halinden hoşnut olmaktan daha yüce bir sevinç yoktur. İşte bu kanaatkârlık, ancak kim olduğunuzu ve Hakiki doğanızın ne olduğunu bildiğinizde gerçekleşebilir. İlahi olduğunuzun, İlahiliğin bir parçası olduğunuzun, hakiki anlamıyla tanrılar olduğunuzun farkındalığına erdiğinizde, tüm üzüntüler de tüm endişeler de yok olup gider.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını Türkçe dilinde okumak için tıklayınız: LİNK

 

 

 

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

12 Şubat 2020

Sabah Satsang’ı

Nakhon Pathom, Tayland - 2. Bölüm

 

Sathya Sai’ye bir bakın. Hem guru’dur hem de Tanrı. Hem yoldur hem de hedef. Öyle değil mi? Eşi benzeri olmayan bir kombinasyondur. Size hem nasıl yürüyeceğinizi öğretir hem de Kendisine ulaştırır. Her iki şekilde de yardımcı olur size!

Geçen gün, tanrıların son derece masum olduklarını söylemiştim: insanlar her neyi isterlerse, tanrılar bahşeder. Tanrılar birçok salikin dileğini yerine getirmiştir. Hiranyakashipu’nun bir dileğini Brahma gerçekleştirdi; Bhasmasura’nın dileğini Śiva’nın Kendisi yerine getirdi – ve onlar da Śiva ile Brahma’nın arkasına sığındı! Bu tanrılar dilekleri hiç yokuşa sürmeden gerçekleştirdiler.

Ne var ki, gurular öyle değildir. gurular Dakshinamurthy gibidir. Sizi çok ciddiye alır ve size neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretir. Sizi yönlendirmeden kolayca peşinizi bırakmaz. Bir kez guru’nun ayaklarına secde ettiniz mi, guru’nın emirlerine uymaya razı olmanız hiç fena olmaz. guru’nun en yüce emri ise, İlahiliğinizin farkındalığına ermenizdir – bu dünyadaki diğer her şey çocuk oyuncağı olarak kabul edilebilir. Parkta oyun oynamakla meşgul olan çocuklar gibi, insanoğlu da dünyada oyun oynamaktadır.

Gerçek hedef, hakiki evinize dönmenizdir. Sürekli olarak burada, yani şu dünyada olamazsınız. İnsanoğlu hakiki evine dönüş yolunu unutmuş durumda – oraya ulaşabilmesi adına kendisine gerekli şekilde yol gösterilmesine ihtiyaç duyar. guru, söz konusu farkındalığın edinilmesini sağlamak amacıyla duruma el koyup, “Yolunu kaybetmişsin, gel buraya. Seni evine geri götüreyim,” der. Sonra sizi kendi İlahiliğinize geri götürür. Her guru’nun amacı budur. guru’yu takip etmeniz ve Onun bencillikten uzak sevgi ile bencillikten uzak hizmetten oluşan iki ayak izini izleyerek gitmeniz gerekir.

Bu iki prensibin izinden giderseniz, hedefe varırsınız: Herkese ve her şeye yönelik sevgi; hiçbir ayrım yapmadan, karşılığında ne elde edebileceğinize ilişkin hiçbir beklentiniz olmadan yahut başınıza gelebileceklerden korkmadan verilen hizmet. Yoksa ticaret olur, seva değil. seva yalnızca vermektir; hiçbir şey alınmaz ve hiçbir beklenti olmaz.

Dakshinamurthy nadiren konuşur. Arada bir ağzını açsa dahi, bunun dışında daima sessizdir. Onun sessizliğini anlamak zorundasınız. Ben daima, “Benim sözlerimi anlamadığınız takdirde, Benim sessizliğimi nasıl anlarsınız ki?” derim. Öncelikle sözlerimin üzerinde tefekkür etmeniz gerekir. śravanam – ilk adım, dinlemektir; mananam – sonra onun üzerinde odaklanıp düşünmek gelir, tefekkür etmek, meditasyon yapmak gelir. En sonunda da nididhyasanam – uygulamak – gelir. Bu adımları takip ettiğinizde ancak, farkındalığa erersiniz. Aksi halde, guru ne denli yüce olursa olsun, takipçi hakiki varış yerine ulaşamaz. Öğretmen ne kadar yüce olursa olsun, öğrenci dersleri öğrenmek için hiçbir çaba göstermezse, sınavları nasıl geçer ki? Sonuç her ikisine de – yüce bir guru’ya da iyi bir takipçiye de bağlıdır. Yüce bir guru ile iyi bir takipçinin ikisi bir araya gelmelidir.

Hiçbirinizin Benim yüceliğimden kuşkunuz yok! (Gülüşmeler) Dolayısıyla, hakiki varış yerinize ulaşamıyorsanız, kabahat Bende değil. Bir yerde, öte tarafın çaba göstermemesi söz konusu demek ki. Benim gösterdiğim çaba, %100’dür; sizin tarafınızda da çaba %100 olmalıdır. Ben çok yumuşak davranan bir guru’yum. Takipçiye kolayca geçer not veririm. Sınav kağıdına birazcık yazsanız bile, size iyi not veririm, fazladan not veririm ve sınavı geçmenizi sağlarım. İyi notu hak etmeseniz dahi, Benim fazladan not verebilmem için en azından bir şeyler yazın. O kadarcık sevgi, o kadarcık çaba gösterdiğinizde, ümit var demektir. En iyisi, guru’ya teslim olmaktır. Onun söylediklerinin izinden gidin. İşte o zaman hedefinize varırsınız.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için bakınız: LİNK

 

 

İLAHİ DİSKURLARDAN ALINTILAR
SAIPRAKASHANA.ONLINE

 

İlahi Diskur

12 Şubat 2020

Sabah Satsang’ı

Nakhon Pathom, Tayland - 1. Bölüm

 

Adi Shankaracharya şöyle demiştir:

shareeram swaroopam tatha va kalatram

yashas charuchitram dhanam merutulyam

manash chenna lagnam guroranghipadme

tatah kim tatah kim tatah kim tatah kim

 

Çok güzel ve sağlıklı bir bedene sahip olsanız da,

her yerde tanınıyor olup, ihtişamınız şarkılara konu olsa da,

çok güzel bir eşiniz veya kocanız olsa da,

Meru dağı kadar servetiniz olsa da,

tüm bu şeylere sahip olmak neye yarar;

zihniniz guru’nun ayaklarına bağlı olmadıktan sonra

tüm bunlar neye yarar?

 

guru’nun ayaklarının önemi ve ona dair fikir budur – bu ayaklar sevgiyi ve hizmeti ifade ederler. Bir ayak sevgi, diğer ayak ise hizmettir. ‘Herkesi ve Her Şeyi Sevin, Herkese ve Her şeye Hizmet edin’in ayak izlerini bırakır onlar.

Dünyada sahip olduğunuz her şeye rağmen bu Tanrı bağlılığınız yoksa eğer, sahip olduğunuz diğer her şeyin ne önemi vardır o zaman? Tanrı bağlılığınız dışında hiçbir şey kurtaramaz sizi!

guru padukabhyam – sadece guru’nun ayakları kurtarabilir sizi.

ananta samsara samudra taram – ve bu samsara okyanusunu geçmenize yardımcı olur.

naukayitabhyam guru bhaktitabhyam guru’ya olan Tanrı bağlılığı, sizi karşı tarafa geçiren, okyanusun öbür tarafına geçiren, sizi insan olmaktan ilahi olmaya geçiren tekne gibidir. Arada olan şey, okyanustur.

samsara okyanusunda boğulmadan kişi nasıl yönünü bulabilir? Sadece guru’nun teknesi sizi güvenli bir şekilde karşıya geçirebilir. Nedir bu tekne? bhakti’nin (Tanrı bağlılığının) guru’nun ayaklarına yönlendirilmesi, teknedir. Gelin görün ki, bhakti sadece bir ritüel değildir. İşin spiritüel yanı, guru’nun öğretilerinin izinden gitmektir. Çıkan iki ayak izi – sevgi ve hizmettir. Hakiki padaseva (lotus ayaklara hizmet) alçakgönüllülükle, saflıkla ve ilahi hislerle gelir – guru’nun gösterdiği yolu takip etmektir. guru ne yapar tüm malalar’ınız, poojalar’ınız, haralar’ınız, pushpamlar’ınızla (japa, dualar, boyna asılan çelenkler, adak olarak sunulan çiçeklerinizle)? Bugün sunduğunuz çiçekler yarına solarlar. Bugün sunduğunuz meyveler yarına çürürler. Bugün sunacağınız herhangi bir yiyecek yarına bozulur. Guru tüm bunlarla ne yapsın ki?

Onun tek hedefi, sizi kendi guri’nize, yani kendi ilahiliğinizin farkındalığını edinmek olan kendi hedefinize ulaştırmaktır. guru’ların herhangi bir şeyi yapmalarının işte bundan başka bir sebebi yoktur. Bu nedenle, nasıl ki guru salikini seçerken çok dikkatli davranıyorsa, siz de guru’nuzu seçerken son derece dikkatli olmalısınız. Her iki tarafın da dikkatli olması gerekir.

guru’nun çekinceleri nedir? guru, shraddha’sı ve bhakti’si (amaca yönelik samimiyeti ve tanrı bağlılığı) olan saliki seçer. Bundan başka bir kriteri yoktur. Ne kadar zengin olduğunuzun, meşhur olduğunuzun, kaç madalya kazandığınızın veya ne kadar popüler olduğunuzun bir önemi yoktur. Bu dünyevi faktörlerin hiçbiri rol oynamaz. guru sadece ne kadar shraddha’nız ve bhakti’nız olduğuna bakar; o kadar.

Bir salik guru’da ne aramalıdır peki? Tabi ki prema ya da sevgi en önemli şeydir. guru’nun sevgisi koşulsuz olmalıdır. guru’nun sevgisi koşullarla geliyorsa, bencilliğin bir nevi formudur ve işin bir parçası olmamalıdır bu. guru’nun niteliği, sadece saf ve bencillikten uzak sevgi olmalıdır. guru’nun ilgilendiği tek şey, salikinin en yüce seviyeden iyiliği olmalıdır. guru’nun bundan başka ilgilendiği bir şey olmamalıdır. Bu fikirden yola çıkarak, guru’nuza ibadet ediyorsanız ve guru’nuz da sizi shraddha’nız ve bhakti’nizden dolayı seviyor ve kutsuyorsa, her şey mümkün olur.

Bir guru olmadan hiç kimsenin Tanrı’ya erişemeyeceği söylenir.

 

Bu İlahi Diskurun tamamını okumak için bakınız: LİNK

 

 

Sayfa 1 / 4

Yeni Resmi Websitelerinin Linkleri

OTURUM Aç YA DA KAYIT OL